1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-YAŞAM

  3. Çocuğu sanal ortama aileleri yönlendiriyor
Çocuğu sanal ortama  aileleri yönlendiriyor

Çocuğu sanal ortama aileleri yönlendiriyor

Son yapılan araştırmalara göre çocukların televizyon ve bilgisayar karşısında geçirdikleri zaman 2-5 saat arasında değişiyor.

A+A-

Nagihan ÇAPKIN

Pandomim Psikoterapi Danışmanlık Merkezi psikologlarından Uzman Klinik Psikolog Bayram Duysak, televizyonun, bilgisayarın ve tablet gibi teknolojik ürünlerin çocuklara ailelerinin bir şekilde kullandırması sonucu alıştıklarını söyledi. 2 yaşından sonra ve ya önce çocuk ağlamasın diye çocuğun eline tablet verildiğini kaydeden Duysak, çocuğun onunla oyalandığını, ağlamadığını ve böylece herhangi bir tepki vermediğini ifade etti. Duysak, “Fakat bu ilerleyen zamanlarda bir takım problemler doğuruyor. Bunlar dikkat eksikliği, konuşma geriliği, kekemelik gibi sorunlar ortaya çıkmaya başlıyor. Çünkü çocuk tam bir şeyleri kavrayacağı zamanlarda 2-3-4 yaş gibi bu zamanlarında elinde bir cihazla oyalanıyor. İster istemez sizinle iletişime geçeceği yerde cihazla iletişime geçiyor ve sadece onunla ilgileniyor. Ve cihazdan beynine onlarca veri alıyor. Reklam çıkıyor, alttan bir şeyler yazıyor gibi bir çok uyarıyı beyne alıyor ve beyni de olumsuz anlamda etkiliyor. Bunlarda çocuğun geleceği ile alakalı problemler oluşturuyor özellikle eğitim alanında öğrenmeyle alakalı öğrenmede güçlük yaşanıyor. Okuma yazma da güçlükler, eğitim hayatında zorlanma ve isteksizliklere neden olabiliyor.” şeklinde konuştu.

SUSTURUCU OLARAK GÖRÜLÜYOR

Ailelerin bu konuyu temelden alıp çocuğa, bilgisayar ve tabletin kesinlikle kullandırılmaması gerektiğine dikkati çeken Duysak, teknolojik ürünleri susturucu bir alet olarak değil, ailenin kullandığı bir iletişim aracı olarak çocuğa lanse edilmesi gerektiğini vurguladı. Duysak, “Tabi bunu ailelerin yapması çok zor, güç oluyor. Çünkü çocuk sürekli annenin elinde ya da babanın elinde telefon görüyor. Burada aileler biraz daha çocuklarının karşısında bunları geri planda tutmalılar. Karşılarında mesajlaşmak, facebook, twitter, instagrama girmek  değil de sadece telefon çaldığında telefona bakmak gibi ve telefonu ortalıkta tutmamak daha iyi olabilir.” ifadelerini kullandı.

ŞİDDETE KARŞI DUYARSIZLIĞA NEDEN OLUR

Bayram Duysak, şiddet oranlarının artmasında oyunların ve izlenilen filmlerin etkisinin olduğunu belirterek sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bilinçaltına bir gönderme yapılıyor ister istemez. Ama şiddetin bir çok faktörü vardır sadece budur demek yanlış olur. Ama etkileri mutlaka var. Ekrandaki şiddet içerikli görüntüler çocuğa şiddetin yaygın olduğu, olağan bir baş etme yolu olduğu düşüncesini kazandırır. Bu da çocuk ve gençlerde şiddete duyarsızlık, saldırgan davranışlara neden olur.”

OYUNLARIN HEPSİ +18 OLMALI

Son olarak medya içeriklerinin özellikle oyunlara resmi engel koyulması gerektiğinin altını çizen Duysak,  oyunların hepsinin en az +18 olması gerektiğini dile getirdi. Duysak,  çocuğun bir şeyler öğrenmeye, okumayı yazmayı öğrenmeye başlayıp, TEOĞ gibi sınava çalışmaları gerektiği zamanlarda oyunlardan dolayı çalışamadığını belirtti. Üniversite zamanlarına  kadar  resmi olarak engel koyulması gerektiğini söyleyen Duysak, “Biz toplum olarak teknoloji kullanımda baya üst sıralardayız. Bu olumlu gibi görülüyor ama aslında olumsuz bir durum teknolojiye bu kadar bağımlı olmamız. Üretici bir toplum yerine tüketici bir toplumuz. Avrupa’da ya da Doğu ülkelerinde ne varsa ülkemize alıp getirip sadece burada kullanmakla yetiniyoruz herhangi bir üretime girmiyoruz. “ ifadeleriyle sözlerini sonlandırdı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.