1. YAZARLAR

  2. Uzm. Ped. İshak Orhan

  3. Çocuklarımıza Nasıl Davranmalıyız?
Uzm. Ped. İshak Orhan

Uzm. Ped. İshak Orhan

Uzman Pedaog İshak Orhan
Yazarın Tüm Yazıları >

Çocuklarımıza Nasıl Davranmalıyız?

A+A-
İlgilerini göz önünde tutarak, yeteneklerini geliştirecek ortamı hazırlamalıyız. Bunun için gerekli yetenek ve Çoklu Zeka testleri gibi çocuklarımızı tanıma amaçlı testler yaptırmalı ve çocuğun özelliklerini bilimsel yollarla tespit ettirmeliyiz.
Duygularımızı açık ve net olarak ifade etmeliyiz. Çocuklarımıza sevdiğimizi veya kızdığımızı üstü örtülü olarak değil onun anlayacağı bir dille söylemeliyiz.
Aile içinde güven ve şeffaflık içinde olmalıyız. Çocuklar büyüklerin ayak izlerini takip ederler. Anne-baba arasındaki ilişki ne kadar sevgi dolu olursa, çocuk da o kadar mutlu ve başarılı olur.
Problemlerle nasıl baş edeceğimizi birlikte araştırmalıyız. Çocuk anne-baba gibi deneyimli değildir. Herhangi bir problemle karşılaştığında nasıl çözeceğini bilemez. Ona anne ve baba sorun çözmenin yollarını mutlaka öğretmelidir.
Yol göstermeliyiz, ama alacağı kararlarda serbest bırakmalıyız. Çocuklar bizim yapamadıklarımızı gerçekleştirmemiz için deneme-yanılma tahtası değillerdir. Onlar apayrı kişilerdir. Bu farklılığa göre onlara davranmalıyız.

Aile içinde şiddet ve duygusal yaptırım yerine ikna etme düşüncesi hâkimiyetini sağlamalıyız. Şiddet şiddeti doğurur, sevgi sevgiyi. Onları çok yönlü, işine yarayacak bilgi ve becerilerle donatmalıyız.
Sözlerle değil davranışlarla örnek olmalıyız. (Unutmayın, en iyi model anne babadır.) Sigara içen bir anne-baba çocuğuna “sigara zararlıdır” dediğinde çocuk güler.
Çocukları gerçekten dinleyip bunu onlara göstermek gereklidir. Onunla konuşurken sadece onu dinlemek ve arada bir söylediklerini tekrar ederek onu dinlediğini bilmesini sağlanmalıyız.
Çocuklarla “sen dili” ile değil, “ben dili” ile konuşmalıyız. Örneğin; “sen tembelsin, çalışmıyorsun, sorumsuzsun” (sen dili) yerine; “çalışmadığın zaman ben üzülüyorum, çünkü hak etmediğin halde kötü not almış oluyorsun” vb. tarzında “ben dili” kullanarak konuşmalıyız.
Olumlu yönleri ve başarıları ön plana çıkarmalıyız. Sürekli olumsuz yönleri görülen bir çocuk kendini yetersiz ve aşağılanmış hisseder.
Kardeşleri ve arkadaşlarıyla kıyaslamadan, kendi başarı ve becerileri dâhilinde değerlendirmeliyiz.
Aldığı sonuçları değil, çalışmasını ve gayretini ödüllendirmeliyiz. Karnede notu kötü bile olsa sonucu görüp kızmak yerine “Çok gayret ettin, daha sonra umarım daha iyi sonuçlar alacaksın” demelidir.
Yaşına ve becerilerine uygun sorumluluk vermeliyiz. Kaldıramayacağı görev ve sorumluluklar verilirse yapamaz ve aşağılık duygusuna kapılır.
Koşulsuz sevgi gösterilmeli. Başarılı olursan seni severim, istediğim gibi olursan seni severim vb. ifadelerden kaçınılmalı. Çocukları koşulsuz seversek, onlara da hem kendilerini hem de insanları koşulsuz sevmeyi öğretebiliriz.
Saygılarımla.
Bu yazı toplam 231 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.