1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. ÇOCUKTA ALLAH KAVRAMI VE TASAVVURU NASIL GELİŞİR?
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

ÇOCUKTA ALLAH KAVRAMI VE TASAVVURU NASIL GELİŞİR?

A+A-

Çocukta Allah kavramının ilk belirtileri 3-4 yaşlarına doğru kendisini göstermeye başlar.Allah çocuklar için gerçek ve kaçınılmaz bir sığınak, dayanak ve güvenlik kaynağıdır. Çocuklar ihtiyaçlarının karşılanmasında çaresiz kaldıklarında ya da sıkıntılı bir duruma düştüklerinde Allah’ı aramakta ve O’na yönelmektedirler. Güçsüzlük, çaresizlik ve eksiklik içerisinde olduğunu hisseden çocuk tabii olarak yardıma ve sığınmaya ruhen hazırdır ve Allah inancı onun psikolojisine çok uygun düşmektedir. Bu inancın çocuk üzerinde rahatlatıcı ve sakinleştirici olduğu görülmektedir. böylece çocuğun ilk dini inançla karşılaşması, kendisine duygusal bir zenginlik kazandırır.

Başlangıçta çocukta Allah inancı ve tasavvurunun oluşmasında “baba” imajının rol oynadığı ileri sürülmüştür. Daha pek çok araştırmalar, Çocuktaki Allah tasavvurunda babanın vasıflarının olduğu kadar ananın vasıflarının da etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Şüphesiz bu konu da dini kültürel farklılıkların önemli rol oynadığının hesaba katılması gerekmektedir. Genelde çocuğun ana-babasına karşı duyduğu ikizli(sevgi-korku) duygularla , erken yaşlarda hissetmeye başladığı kutsallık( korku ile karışık saygı) duyguları arasında büyük benzerlik vardır ve bunlar hatta birbirine karışıyor gözükmektedir. Çocukların gözün de Allah, ana-babasında modelini gördüğü bütün kudreti ve mutlak bilgisi ile her şeye tasarruf etmektedir. Ana- Baba gibi Allah da çocuğun hizmetine âmade bir koruyucu gibi gözükür. Bağlılık, güven, saygı ve sevgi gibi ana- baba ile ilişkiler içerisinde gelişen duygular, zamanla Allah’a doğru yön değiştirir. Fakat 5 ve 7 yaşına doğru çocuk şuurlu olarak Allah’ı ana-babasından ayırt etmeye ve O’ nun bağımsız varlığını açık bir şekilde hissetmeye başlar. Ana-babanın sınırlarını keşfetmeyi öğrenen çocuğun hayal kırıklıkları bu ayırt etmede çok önemli bir rol oynamaktadır.Artık ana-babası her şeyi bilmez, her şeye güçleri yetmez; üstelik çocuk onların çelişkilerini ve hatalarını görmeye başlar. Oysaki Allah, çocuğun gözünde her zaman büyüklüğün, mükemmelliğin, güç ve kudretin, eşsizliğin yüksek bir sembolüdür. Böylece ilerleyen yaşla birlik de, Allah imajı aile sırlarını aşarak evrensel bir özellik kazanır. 6-7 yaşında çocuk, Allah’ı bütün kainattaki varlıkların yaratıcısı olarak tasarlar. 7 yaşından itibaren genellikle çocuğun Allah tasavvuru oldukça açıklık kazanır. Bu yaşlarda çocuğun zihninde “sebeplilik” fikrinin gelişmeye başlaması, bütün olayların gerisinde yer alan bir “İlk Sebep” arayışının dinamizmi ile çocuk Allah’a yönelir. Çocuklar Allah’ın varlığını “zorunlu” olarak görürler, fakat O’nun kendi kendisiyle var olan zorunlu tabiatını tam olarak kavramakta güçlük çekerler.

Çocukların Allah tasavvurunda, onların zihin yapılarını belirleyen “gerçeklik” , “ben merkezcilik” ve “insan biçimcilik” gibi psikolojik özelliklerin etkisi açıkça görülmektedir. Çocuk eğer Allah ile ilgili bir şeyler duymuş ve öğrenmişse, bu onun şüphe edilmez ve başka türlü yorumlanamaz bir gerçek değeri ifade eder. Allah çocuğun hayatına itirazsız girmiş ve böylece onda büyük değeri olan bir yer tutmuştur. Bu çocuğa psikolojik olarak tabii gelmektedir. Çocuk gördüğü ve göreceği iyiliklerin Allah ile içten ilişkisini kurar. O, çocuğun özel isteklerini yerine getirir. Böylece Allah sanki onun isteğine göre hareket etmektedir. Çocuk Allah’ı her türlü eksiklik ve noksanlıklardan uzak tuttuğu gibi, O’na boyun eğdiği müddetçe, bütün kötülüklerden korunacağına inanır.

Yine çocuğun Allah tasavvurunda ben-merkezci (egocentrigue) özelliklere rastlanır. Çocuğun Allah tasavvurunun onun kendisiyle, kendi beni ile yakından ilişkisi vardır; bu, çocuğun “benine dayalı” bir tasavvurdur. Allah her şeyin olduğu gibi çocuğunda yaratıcısıdır. Ona anne-baba ve kardeşler vermiştir.İsteklerini ve dileklerini her zaman yerine getirmeye hazırdır; yani Allah çocukla, onun istek ve ihtiyaçlarıyla, korku ve ümitleriyle, beklenti ve sorunlarıyla bir aradadır. Çocuk Allah’ı kendinden uzaklaştırmaz. O daima kendisinin yanında, kendi yönelişleriyle iç içedir.

Küçük yaşlarda çocuk Allah’ı bir insanın vasıfları çerçevesinde algılar. Çocuk, beşeri faaliyetler tarzı üzerinde tasarladığı Allah’ı, beşeri çizgiler altında göz önüne getirir. Fakat 6 yaşından 11 yaşına kadar Allah anlayışı gittikçe ruhanileşir. 8 yaşından itibâren antropomorfizm hafifler; çocuk Allah’ı diğer insanlardan farklı, onlara benzemeyen çok büyük ve çok yüce bir insanın tezahürleri altında göz önüne getirir. 12 yaşında ruhanileşmiş bir Allah inancı kesinleşir: O her yerdedir, görünmez, resmi çizilmez. Böylece küçük çocuk, Allah’ı beşeri bir modele göre düşünür ve Allah’ı bir insan kadar “gerçek” olarak hayal eder; fakat aynı zamanda o, Allah’ı daha başka bir âlemde oluşturmak için insandan da ayrı olarak hayaller.

Bu insana benzetilen Allah hayalinin, hiristiyan çocukların da daha belirgin ve yaygın olduğunu araştırmalar ortaya koymaktadır. Bu, hıristiyan kültür çevresinde geçerli olan inançların dışa yansıtılması olarak anlaşılabilir. Buna karşılık, İslâm kültür çevresinde yetişen çocuklarda Allah’ı insana veya başka somut bir şeye benzetme eğilimi daha zayıftır. En azından, çocuğun zihni somut şeylerle sınırlı bir şekilde Allah’ı da somut şeylere benzeterek kavramaya çalışsa bile, İslâmî geleneği telkin ettiği kavramlar çerçevesinde, sürekli olarak yeni arayışlara yönelmesini gerektiren bir kültürel ortam içerisin de gelişmesini sürdürür.

 

Bu yazı toplam 358 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.