1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Çok alıcılar değil, dost alıcılar kazandırır!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Çok alıcılar değil, dost alıcılar kazandırır!

A+A-

Bugün uzun yıllardır sürdürmekte olmaktan gurur duyduğum mesleğim dış ticaret konusunda sizlerle hasbihal etmeye niyet aldım. Günümüzün en revaç mesleklerinden olan bu alanda çalışmak isteyen çok sayıda gencimiz olduğunu biliyorum.

En başta şunu ifade etmek isterim. Dış Ticaret mesleğini normal ticaretle bir tutmayın. Ciddi derecede farklılık gösteren noktaları vardır. O kısımlarda kendinizi yetiştirmediyseniz üzülerek ifade etmeliyim ki sonunda üzülen tarafta siz oluyorsunuz.

Çocukluk yıllarım diyebileceğim yaşlardayken hiç unutmam da teşbihte hata olmasın bir baltaya sap olamayan kişiler, eğer okuyup belli bir alanda uzmanlık diploması almadılarsa ya da ilkokuldan mezun olup devamını getiremedilerse ilk hedefledikleri meslek polislik oluyordu. Eğer biraz boy bos varsa polis olmamaları işten bile değildi.

Çünkü polis olmak için belli bir alanda ihtisaslaşmış olma şartı aranmadığı için canı sıkılanın meslek olarak başvurduğu yegane alandı. Tabi gün geçtikçe, nüfusun artmasıyla birlikte bu mesleğe ilişkin yığılmalar başladı. Artan nüfusla birlikte bir gerçeğin daha farkına varıldı. Polis olmak için de eğitim şarttı. Çünkü polisin ekseriyetle muhatap olduğu kesim halk içinden her düzeyde insanın olmasıydı.

İnsan için aslolan eğitimdir. Eğitim her alanda insanda olması gereken en önemli özelliklerden biridir. Dikkatinizi çekerek ifade ediyorum. Eğitim diyorum. Öğrenim başka bir gerçektir. Öğrenim gittiğiniz lisede veya fakültede tercih ettiğiniz alanda ki kaynaklar vasıtasıyla kendinizi belirli bir konuda mesleğinize adapte edecek akademik gerçekleri öğrenmektir.

O yüzden diyorum ki dış ticaret konusunda gerçekten başarılı olmak istiyorsanız öncelikle akademik anlamda gerekli olan yabancı dil veya diller ile mesleğin gereği mevzuata yeterince hakim olmanız gerekiyor.

Gidip bir iş merkezinde kendinize cafcaflı bir büro açmakla iş bitmiyor. Bu meslekte ki en önemli ayrıntıyı da ifade etmek zorundayım ki o da alıcılarınızla olan gönül bağı ve dostluğunuzun sağlam temellere dayanması ve tamamen güven odaklı bir perspektifte ilerlemesidir.

Bendeniz yeri geldiğinde hiçbir maddi beklentiye girmeksizin alıcılarımın farklı isteklerine ilişkin de ön ayak olduğum zamanlar hep olmuştur. Eninde sonunda karşıda ki muhatabınız, sizin gerçek kişiliğinizi bir şekilde çözüyor. Eğer gerçekten samimi iseniz bir daha asla kaybetmeyeceğiniz bir dost kazanmış oluyorsunuz. Dostlukla birlikte yanında ticaretinizde tuzu biberi oluyor. Bu şekilde çok samimi dostlarımı oluşturdum. Hatta temiz müşterimin birine istediği ürün için fiyatı imalatçı firmadan aldığım gibi gönderince benim payım olup olmadığını sordu. Tek kuruş eklemediğimi duyunca da kendisi benim bile asla tahmin edemeyeceğim bir oranı eklememi istedi. Sonrada bana şu ince düşünceyi aktardı. “Ben seninle üç beş aylık hedefler üzerine yol almıyorum. Sen bana hizmet ediyorsan bunun bedeli illa ki olacaktır. Mutluluk asla tek taraflı gelişmez. Tüm tarafların mutluluğu gerçek ticareti meydana getirir.” Bu sözleri duyunca hissettiğim samimiyet duygusu dahi o arada kazandığım paydan daha lezzetli gelmişti.

Değerli genç arkadaşlarım! Para herşey değildir. Önemli olan dost kazanmaktır. İşin maddi boyutu kendiliğinden gelişiyor.

Bakın yine yıllar önce uzun süreli dostluğum olan belki de haftada bir kaç kez görüştüğüm muhatabım, zamanın birinde birinin hatası yüzünden beni suçlamış ve aramız uzunca bir süreliğine bozulmuştu. Yıllar sonra konuya hakim farklı arkadaşlardan işin aslını bir şekilde öğrendikten sonra bana kendisi bizzat dönerek helallik diledi. Aramızda ki buzlar bir anda eridi. İşte  bu yüzden diyorum ki paradan önce dost kazanmaya bakın. Para geçici ama dostluk bakidir. Parayı her zaman kazanabilirsiniz ama dostlarınızı her zaman kazanamazsınız.

Samimiyetin milliyeti yoktur. O kalbe yerleşmiş bir ışıktır. Lütfen başarılı olmak için öncelikli hedefinizi dürüstlük olsun. Gün gelir taşlar yerine oturur. Geçmişe baktığınız zaman da şunu net görürsünüz ki gerçek kazanan sizmişsiniz.

O yüzden bir işe başlarken çok alıcıya değil, dost alıcıya ulaşmayı hedefleyin. Dost alıcılarla dikmeye başladığınız temel, çok alıcılarla bir noktada kesişecektir. Ama sizi mutluluğa taşıyan ve kazancınızda gerçek paya sahip olanlar da işte bu dost alıcılar olacaktır.

Ticaretinizde asla tezat yaşamayın. Alıcılarla görüşmenizi yaparken gerek fiyatlandırma konularında gerekse de ticari şartlar konusunda ki net duruşunuzdan taviz vermeyin.

Bu belki o işin gelmesini engelleyecektir ama size de tahmin bile edemeyeceğiniz bir kişilik kazandıracaktır.

Bunu bazıları müşteri kaçmasın mantığından değerlendirdiği için belki bir kaç sene sonrası için bu adımın getirilerini hesaba hiç katamıyorlar.

Bırakın alıcınız nereden temin ederse etsin, siz kurumsal görüntünüzü asla yerinden oynatmayın. Bu konuda özellikle patronlar taşların yerine oturma konusunu idrak edemediklerinden aceleci davranıyorlar. Devamında da bir kaç manevrayla ama fiyat kırarak çok düşük karla ya da tamamen maliyetine satış yaparak caka satmayı tercih ediyorlar. 

Yazarımız Rahmetli Serdar Usman’ın son yazısı. Merhuma Allah’tan rahmet, yakınlarına ve ailesine sabırlar dileriz. Mekanı cennet olsun inşallah.   

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum