1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. ÇOK BAŞLI YILAN’A KARŞI MİLLİ DURUŞ
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

ÇOK BAŞLI YILAN’A KARŞI MİLLİ DURUŞ

A+A-

Kazan kaynatılmak isteniyor. Birileri bir yerlerden kıvılcımın parlaması için ne gerekiyorsa elinden geleni yapıyor. Halkımızı birbirine kışkırtma uğruna büyük gayretler içinde ölümüne mücadele ediyorlar. Ufacık bir kıvılcımın parlaması onların en büyük beklentisi ama ferasetiyle destan yazmaya devam eden halkımız dönen tüm filmler karşısında tongaya düşmüyor.

Robert F. Kennedy, bir yazısında, “ABD hükümetinin ve gizli servislerin, petrol şirketlerinin amaçları uğruna Ortadoğu da giriştikleri ve her zaman pahalıya patlayan eylemlerine karşı Amerikalıları uyanmaya davet ediyor. Ayrıca CIA’nin bölgede gerçekleştirdiği müdahalelerin tarihini de özetliyor.”

Bölgede etkinliğini artırmak uğruna her türlü dalavereye giren ve kirli ittifaklar peşinde koşan Amerika’nın her geçen gün kendi altını oyduğuna dalalet eden bu tespitleri olağanüstü önemsiyorum. İşbaşına geçen başkan Trump’un da masumane bir seçimle göreve geldiği ve sürpriz olduğu gibi bir tespiti önemsemiyorum. Her ne kadar yaşananların kendiliğinden geliştiği gibi saf düşüncelerle aklımız karıştırılmaya kalkışılsa da işin özünde emperyalist ve siyonist uygulamaların temelinde bölgede uygulamaya çalıştıkları bir takım kirli planlarının varlığını aklı başında hiçbir kardeşimiz inkâr edemez.

Bakınız Kennedy’nin tespitlerinden örnekler vermeye devam edeyim. Suriye savaşının baş sorumlularından birisinin ABD olduğunun altını çizerek “Aynı zamanda; savaşın Katar ve Türkiye arasında inşa edilecek yeni bir petrol ve doğalgaz boru hattı projesinin Beşşar Esed tarafından engellenmesinin Ortadoğu’da ve özellikle Suriye’de bölgesel bir savaşın ortamını alevlendirdiğini de anlatıyor.”

Buradan çıkan sonuca bakılırsa Türkiye ile Katar arasında başlayacak daha ileri düzeyde bir takım yeni girişimlerin bölge ülkeleri nezdinde kabul görmesi durumunda yeni bir bölgesel güç oluşumuna giden bir süreç yaşanacağının oldukça farkındalar. Çünkü dağınık, bölük pörçük hale düşmüş Arap dünyasının uyanışı ve kendi egemenlik hakları üzerinde yumruğunu masaya vuracak bilince ulaşması emperyalist çevrelerin işine gelmiyor. Bu uyanış sürecinde ki kıvılcım noktasının da Türkiye olduğunun farkında olan batı, var güçleriyle milli uyanışa gidecek sürecin önünü tıkama uğruna kirli siyasetlerini ortaya dökmekten geri adım atmadılar. Bugün Almanya’nın Türkiye aleyhtarı tavrının temelinde yatan ana sebep bu olduğu için her yeni gün yaşanan sürprizler bundan sonrada devam edecektir. Türkiye’nin bugünkü milli uyanışının önünü tıkamak ve geçmişte olduğu gibi kendi halkları arasında her zaman yaşanan yapaysal sorunun devamını arzuluyorlar.

İşte geçen haftanın haberlerinden birini örnek vereyim. Taksim gezi parkına bakan bir otelin penceresinden halkı yeni bir gezi kalkışmasına davet eden bildirilerin sokağa saçılması ve bunu da bir Alman’ın gerçekleştirmesi… Dört koldan saldırıya geçtiler. Acımasız oyunlarına yenilerini eklemek ve ülkemizin içinden çıkılamaz bir karışıklığa düşmesini hedefliyorlar.

Gelin olaya diğer bir pencereden bakalım. Birilerinin gazlamasıyla 70’inden sonra sözde adalet uğruna yollara düşen ana muhalefet genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun asıl hedefi nedir?

Niçin kendi memleketinin maslahatını göz ardı edecek açıklamalar yapabiliyor?

Yürüyüş sırasında grubuna dâhil olan ülkemize düşmanlığı su götürmez bir gerçek olan HDP’li ve DHKP’li gruplarla ortak hareket edebiliyor?

Bugüne kadar yaşanan onca olay karşısında ses çıkarmayan ve içine kapanan CHP’lilerin niçin bir anda harekete geçtiği gerçekten merak uyandırıyor.

Halkımız şunu çok iyi biliyor ki CHP’nin bu yürüyüşü masumane değildir. Daha önce olduğu gibi şimdi de birileri tarafından dizayn ve kontrol edildiği noktasında halkımızın zihninde oluşan gerçekler karşısında yakın gelecekte bir takım düzenler ortaya çıkacak ve Kılıçdaroğlu ve onun gibi düşünenlerin siyasi ikballeri ebediyen sona erecek.      

İşte böylesi durumlarda bölgede yaratılan istikrarsızlığın ve savaşların en temel nedeni bellidir. Hemen her İslam ülkesinde bir şekilde çatışmalar sürmekte, hem silah satışları garanti altına alınmakta hem de bulanık suda balık avlamak kolaylaşmaktadır. Bazı ülkelerde etnik, bazı ülkelerde dinsel ve mezhepsel ayrılıklar kullanılmakta, çatışma ortamının yaratılması için birçok örgüt ve oluşum açık veya gizli desteklenmektedir.

Mısır’da İslami cemaatlerin farklı bir kolu yaratılarak, Afganistan ve Pakistan’da El Kaide, Irak ve Suriye’de Işid vb. ile birçok İslam ülkesinde İslami Cihad adıyla örgütler yaratılmakta ve desteklenmektedir. Bu tür örgütler sözde özgürlük savaşçısı gibi ortaya çıkarılmakta ve büyük maddi destekler sonrasında bölgede Müslümana yakışmayacak türden katliamlar ve her türlü yıkımlar gerçekleştirmektedirler.

Tüm bu satranç oyununda ABD’nin piyonu durumundaki gerek yerel yöneticiler, gerekse destekledikleri örgütler, İslam ülkelerinin istikrarsızlaştırılması ve bölgesel savaş gösterilerinin arkasından, daima petrol ve doğalgaz aktarma oyunları oynamaktadırlar.

Bu sebeple özellikle günümüzde çok dikkatli olmalı, dostu ve düşmanı iyi ayırt edebilmeliyiz.

 

Bu yazı toplam 440 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.