1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. ÇOK BİLENLER, ÇOK OYNANANLAR
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

ÇOK BİLENLER, ÇOK OYNANANLAR

A+A-

Kendimi bildim bileli, bu ülkede  en çok el atılan, en çok değiştirilen, en çok söz edilen, yazılıp çizilen şeylerin neler olduğunu şöyle bir düşündüm.

Gördüm ki:

Sağlık

Eğitim...
Yargı...
Güvenlik...
Bunlarda aksamalar varsa...

Bunlarda sıkıntı varsa,
Adaleti, yargıyı, hukuku konuşmak bile lüks olur...

Geçtiğimiz gün yeni yargı yılı başladı ve  Ankara’da yapılan yargı yılı açılış  programında Yargıtay Başkanı   “Yargıya güven kalmadı.” diye söz etti.

En etkili isim bunu söylüyorsa, gerisi laf-ı güzaf.

Yani hukuk,

Yani “Hukuk” hukuk olmaktan çıkmış ve “Guguk” olmuşsa kime ne diyeceksiniz?
Önce eğitime, verilen eğitime bakmak gerekir.

Napolyon Bonapart  savaşı kaybetmiş komutanını alıp, karşısında sorgulamak isteyen.

Komutan :
“Efendim  savaşı kaybetmenin bir çok nedenleri vardı” der.

Bonapart”  say bakalım “ deyince;

“Efendim, mermimiz bitti” deyince ,

Bonapart : “Tamam, tamam, gerisine gerek yok” diye kestirir.

Eğer mermi bitmişse diğerleri olsa ne yazar.

Yani eğitim bozuksa  diğerleri teferruat.

Tabi ki her şeyin başı eğitim...
İyi yetişmemiş sağlık, güvenli

İşte Türkiye’de en çok oynanan sistemlerden birisi  Milli Eğitim. Birkaç gün sonra Türkiye’de eğitim ve öğretim yılı başlayacak. Allah eğitimcilere, çocuklarımıza, velilerimize kolaylıklar ve sabırlar versin.

Eğitim, eğitim gibi olmalı.

Eğitim adı gibi” Milli” olmalı,

Eğitim sistemimiz “Yaz-boz” tahtasına döndürülmemeli.

Eğitim Türklüğü, Müslümanlığı, özümüzü, bayrak, yurt sevgisini çocuklarımıza öğretmeli, çarpık, sapık bilgilerden ve özünden kopartan bilgi ile çocuklarımız donatılmamalıdır.
Biz sürekli işin özünü değil, sonuçlarını tartışır hale geldik..
Oysa sonuçları güzelleştirmenin, iyileştirmenin yolu, istikrarın yolu, eğitimin kalitesinin yukarı çekilmesi...
Bir de tabi ki, bu alanlarda çalışan insanların ekonomik durumlarının çok iyi hale getirilmesi...
Kafasında ekonomik açmaz ve sıkıntıları olan eğiticinin, sağlıkçının, yargı mensuplarının, güvenlik güçlerinin, sağlıklı hareket edebilmesi mümkün mü ?...

Bir zamanlar yine bir Konyalı Yargıtay Başkanı Sami Selçuk,  hakim ve savcılar için :

“Hakim ve savcılar  cüzdanları ile vicdanları arasına sıkışıp kaldılar” demedi mi ?

Peki geçen yıllar ne getirdi?

Bu sorunun cevabını siz verin.
İktidarlara göre değişen kadrolar kurulmamalı...
Bu alanlarda 'güvenceler' teminat altına alınmalı...
Son yıllarda yaşadığımız sıkıntıların başında da sonunda da nedenler aynı...
Yukarda da belirttiğim gibi en çok da eğitim sistemi ile oynuyoruz...
Yıllardır yapıla gelen uygulamalarla eğitimi, yap boz tahtasına çevirdik...
Günlük kararlar...
Anı kurtarma çabaları...
Bizi  çıkmazlara, çözülmesi zor problemlere sürükledi...
Ciddi ciddi öğretmen yetiştiren kurumları yok ettik...Yetişen öğretmen adaylarına çalışacakları okul bulamadık.Mezun olan çocuklar yıllarca tayin bekledi.
Hep gençlerin dilinden, argosundan dem vuruyoruz da, onları yetiştiren eğitim kadrosunun dilini neden görmüyoruz?
İkinci oynadığımız konu sağlık…

Bir süre iyi gibi giden sağlık sistemi bilmem görülebiliyor mu ama, S.O.S veriyor. Reçetelerde ödenmeyen ilaçlar var. Bulunmayan ilaçlar çoğalıyor.

Her alanda olduğu gibi, her yere Tıp Fakülteleri açtık ta onlarda görev yapacak yeterli akademik kadrolarımız var yeterli mi?
Bina...
Araç...

Yardımcı ara personel,
Kalitelerini yükselttik belki, ama insanı unuttuk hep...
Ve zor koşullarda çalışan sağlık çalışanlarının ekonomik durumlarını da unuttuk... Şimdi performans var. Uzmanlar işin aslına bakarken, önce performansı düşünüyor.
Gelelim yargıya, hukuka, adalete…
Gerçekten iyi yetişmiş hakim ve savcılar...
Adalet personeli...
Bunların bir dokunulmazlığı olmalı...
Bunun için de görevlerine liyakatle gelebilmeli...
Hiç bir zaman onların üzerinde demeklesin kılıcı gibi 'tayin' ya da 'geçici görev' olmamalı...
Adaletli karar verebilmeleri için, önce onlara adaletli davranılmalı ve onlar da ekonomik olarak çok iyi konumda olmalı...

Ne yazık ki,  Türkiye bir FETO travması yaşıyor. Buraların  ne hale geldiğini  15 Temmuz öncesi ve sonrasında gördük. Bunların temizlenmesi de kolay olmayacak gibi…
Türk Milleti adına karar veren bir hakim, 'dokunulmaz' olmalı...
'Cumhuriyet' adına iddianame hazırlayan 'savcı' dokunulmaz olmalı...
Hakim ve savcıda hakikaten dokunulmazlık zırhını hak etmelidir.Ve tabi ki çarkın dönmesi için savunma hakkı da...

Ben şunu biliyorum ki, savunma insanın en doğal hakkıdır. Ne yazık ki,  kendi yaşadığım bir mahkemede bunu hakime ifade ettiğimde:
“Sen bu savunmanı sokakta yap” diyecek kadar basitleşen yargıç gördüm. Beni dinlemeye bile tahammülü yoktu. Bildiğini okudu geçti.İşte bir hakim, yargıç bunu derse, birileri de çıkar sokakta Adalet arar.

Gelelim güvenliğe...

Hele hele can güvenliği.

Sonra mal güvenliği,
Askere, polise...
Zor bir iş yapıyorlar...
Kimi zaman günlerce uykusuz görev yapıyorlar...
Bir de üstüne üstlük ekonomik sıkıntılar eklenince, onların normal olması nasıl beklenebilir?
Şartları ve eğitimleri iyileştirilmeli...
Bir şeyleri yeniden yapmak şart...Her yeni şeyi yapmak, reform yapmak kolay değil ama, bunu yapmaktan başka da çaremiz yoktur. Bunlar gerçekten mili bir politika haline getirilmeli ve her gelen hükümet ve iktidarlar bunlarla fazla oynamamalıdır.
Olağan şartlarda yapamadığımızı OHAL şartlarında yapmak daha zor...
OHAL de olsa, hayatın akışı içinde bunlar planlanmalı...

Yarası olanlar OHAL’den rahatsız olabiliyor. Değilse sıkıntısı olmayanların OHAL ile işi bile olmaz.
Eğitim, Yargı, Sağlık, Güvenlik gibi yapı ve yapılanmaları...
Denetlenmeleri...
Bağımsız bir kurum, işin uzmanı bir kurum tarafından gerçekleşmeli...
Doğal olarak da bu kurum tek bir merkeze karşı sorumlu olmalı...
Bu merkez de kuşkusuz Cumhurbaşkanı...
Keşke tam yetkili ama bence partisiz kalsaydı...

 

Bu yazı toplam 195 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.