1. YAZARLAR

  2. Ahmet ÖZER

  3. Çözüm bu kadar zor olmamalı
Ahmet ÖZER

Ahmet ÖZER

Yazarın Tüm Yazıları >

Çözüm bu kadar zor olmamalı

A+A-

Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz ve hâlâ çözüme kavuşmayan “imar barışı mağdurlarının sorunları her geçen gün daha da büyüyerek devam ediyor.

'Yapı Kayıt' belgesi iptaliyle elektriği, suyu kesilen ve yıkım tehlikesiyle karşı karşıya kalan, sayıları yüzbinleri bulan “Yapı kayıt mağruru” vatandaşlar çok dertli ve Şehircilik Bakanlığı’na ateş püskürüyorlar.

Meselelerini dinleyip, anlayacak ve çâre üretecek bir muhatap bulamamaktan yakınıyorlar ve sorunlarının imar barışı düzenlemesinde yapılacak yeni değişiklikle çözüme kavuşturulmasını istiyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 6 Haziran 2018 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 3194 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi imar mevzuatına aykırı yapılan yapıların kayıt altına alınması için ‘Yapı Kayıt Belgesi’ verilmesi uygulaması başlatılmıştı.

Bu düzenleme amaçlanan kaçak yapı yapan ve elektrik su gibi hizmetlerden faydalanamayan vatandaşların bu hizmetten faydalanması ve ekonomiye katkı sağlanması hedeflenmişti.

Ancak! Evet, önemli ölçüde mesele halledildi lakin sorunlar bitmiş değil. Aksine yeni meseleler çıktı veya çıkarıldı.

Çıkarılan yasada 31 Aralık 2017 yılında sonra yapılan yapıların kapsamayacağı söylenmiş ancak yasa 2019 yılının 15 Haziran’ına kadar sürekli uzatılmıştı.

Bu uzatmalar sebebi ile yüzbinlerce vatandaş kısıtlı imkânları ile aldıkları kendi arazilerine başlarını sokabilecekleri küçük bir ev yaptılar.

Aslına bakarsanız bu uzatmalar bu sürede yapınızı yapın veya tamamlayın mesajıydı. Belediyelerde olup bitene göz yumdu.

İnsanlar yaptıkları bu yapılar için yapı kayıt belgesi başvuru yapmış ve belgelerini de almışlar.

Çünkü sürecin önünde hem Cumhurbaşkanlığı hem de mahalli seçimler vardı. Müracaatlar kabul edildi, paralar tahsil edildi.

Alınan yapı kayıt belgesi ile elektrik ve su aboneliklerini yapıldı. Seçim geçince devletin aklı başına geldi ve belgeleri iptale başladı.

Yani yıl 2020’ye gelindiğinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bürokratları tarafından “pardon biz size bu belgeyi yanlış vermişiz” diyerek iptallere başlandı.

On binlerce vatandaşın elektrik ve suyu kesildi, üstüne bir de belediyeler kaçak yapı cezaları kesti.

Şimdi ise içinde yüzbinlerce insanın ikamet ettiği bu yapılar kış öncesi yıkılmaya başlandı.

Özetle bürokrasi diyor ki: “Sizin hata yapma hakkınız yok ama bizim var.

Ben devletim istediğimi yaparım ama sen vatandaş olarak hiçbir hakka sahip değilsin. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve devlet zarar görmüş umurumda değil.”

Şimdi vatandaş Çevre Bakanına, TBMM Başkanına ve Cumhurbaşkanımıza şöyle soruyor: Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu koronavirüs sebebi hayatımızın büyük bir kısmı evlerimizde geçerken ve okulların bile uzaktan eğitim verdiği dönemde elektriği olmayan bir evde öğrencilerin nasıl uzaktan eğitimle derse katılacak,

Hayata eve nasıl sığacak? Elektriksiz ve susuz evde hayat nasıl sürecek?

Zira koronavirüs’ten korunmak için maske ve mesafeden önce en önemli kurallardan biride temizlik bunun içinde suya ihtiyaç vardır.

Yüzbinlerce vatandaş bu konu için mahkemeler ile mücadele vermektedir. Eğer bu sorun çözülürse mahkemelerinde yükü hafifleyecektir.

İçinde bulunduğumuz ekonomik sorunlar ile mücadele eden vatandaşların evlerini yıkmak ile devlete ne tür bir katkı sağlayacak?

Üzerinde hiçbir sorumluluğu olmayan bürokratların suçunu hem vatandaş, hem de devlet neden çekmek zorunda kalıyor?

Bürokrasinin keyfiliği sebebi ile hem Hükümet hem de Belediyeler vatandaşlar ile neden karşı karşıya getiriliyor?

Kendilerine verilen görevi sadece masa başında iş yapmak olarak gören bürokrasinin sahada vatandaşın durumunu gözlemlemeye davet ediyoruz.

Vatandaş sorunun çözülmesi için öncelikle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum’dan destek beklediklerini belirtiyorlar.

Daha önceki yazılarımızdan sonra bize ulaşan yüzlerce mağdurun tek isteği imar barışının tekrar gözden geçirilmesi ve yeni yapılacak bir düzenleme ile sürenin başvurunun bittiği tarihe göre yeni bir çözüme kavuşturulması ve bu da zor olmasa gerek.

Vatandaş üzerine düşeni yaptı, şimdi üzerine düşeni yapma sırası hükümette.

Yapılacak değişiklikle yüzbinlerce insanın sorunu çözülecek zira vatandaş evlerinin yıkılması yerine üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını söylüyor.

Bu yazı toplam 3768 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
17 Yorum