1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Çözüm, Çözülme Sürecine Doğru Mu?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Çözüm, Çözülme Sürecine Doğru Mu?

A+A-
Hiç geriye dönüp bakmak istemiyorum.
Geriye baktığımızda akan kan,
Uçup giden 40 bine yakın can,
Yıkılan yuvalar,
Yetim- öksüz kalan yavrular,
Dul kalan kadınlar,
Yürekleri dağlanan analar, babalar var.
Daha ötesinde de hiç uğruna yok olan servet…
Herkes bu kanın durmasını istiyor ve bu isteklerinde de sonuna kadar duracaklar.
Akan kanın yerde kalmaması da gerekir.
Bölücü başı, terör örgütü lideri ve onun çapulcularının yaptıkları da yanına kalmamalıdır.
Ancak bir söz vardır :
Kan, kanla yıkanmaz ki…
Herkesin asgari müşterekte birleştiği bir noktada iş tatlıya bağlanmalıdır. PKK terörü ile Kürt sorununu karıştırmamak gerekir.
Bir çözüm sürecidir deyip gidiyoruz.
Epey zamandır şehit törenleri düzenlenmiyor.
Ancak yine de PKK teröristleri ve sempatizanları durmuyor.
O zaman nasıl çözüm süre demek geliyor içimden.
Şu şirretliğe, şu ağza bakınız.
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışarak, Kürt sorunu çözülmediği sürece çatışma riskinin her zaman bulunduğunu, potansiyel olarak bugünkü pozisyonu birilerinin provoke edebileceğini söylüyor. Ta baştan beri anlayamadığım bir konu var.
Türkiye’de Kürtlerin çözülmeyen ne sorunları var bir türlü anlamış değilim.
Bölünmek mi istiyorsunuz ?
Hayır,
Kürtçe yayın yapan radyo var, TV var.
Diliniz serbest.
Ana dilde eğitim olmaz.
Tek bayrak, Tek din
Başka…
Üzümün sapı, armutun çöpü…
Bakınız,Gültan Kışanak, AK Parti Hükümeti'nin, temel başarısının her zaman kendisinde olmayanı satmayı başarması olduğunu iddia ederken, "Hükümet 1 kamyon konuşur, içinden 1 kilo bir şey çıkmaz diyor ve ekliyor.Bizim çocuklarımıza her sabah Türküm, doğruyum, söylevini söyletmesinler.
İşte PKK’nın 6 başlıkta çözüm süreci talepleri
Türkiye devleti ve PKK arasında silahların susması ve Kürdistan halkının taleplerinin karşılanması için çözüm sürecine destek verdik ancak anadilde eğitim, kendi kendini yönetme hakkı ve Kürtçe'nin resmi dil olarak kabul edilmesi süreçten ayrı değerlendirmemelidir.
PKK'nın adımlarına karşı devletin gerekli adımları atmasını istiyoruz, geri çekilmenin durması çözüm sürecinin durduğunu değil tıkandığını gösterir.
PKK kadrolarının hayata katılımı için yasal düzenleme yapılmalıdır.
Öcalan'ın kamuoyu ile iletişiminin sağlanmalı ve KCK tutuklularının serbest bırakılması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
Yüzde 10 seçim barajının kaldırılarak Kürdistan'daki partiler kendi aidiyetleri içinde politika yapabilmelidir.
Rojava'da Kürtlerle savaşan gruplara devlet tarafından verilen destek kesilmeli bilakis Kürtler müttefik olarak görülmelidir. Halkımızı anadilde eğitim hakkı için bir haftalık eğitim boykotuna gidilecek.
Sözde çözüm.ŞIRNAK’ın Beytüşşebap İlçesi yakınlarındaki Kato Dağı’na çıkan binlerce kişi, PKK’nın 15 Ağustos 1984 tarihinde yaptığı ilk silahlı eylemin yıldönümünü kutladı.Buradan yaşayan vatandaşlar ise “Bu nasıl çözüm” diye soruyor.
PKK'nın Suriye uzantısı PYD'nin silahlı kanadı YPG'nin, El Nusra cephesinin kontrolündeki Ceylanpınar karşısındaki Rasulayn'ı ele geçirerek kamu kurumlarına sözde bayraklarını asmaları Türkiye'de çözüm sürecini hedef alan aşırı tepkilere neden oldu.Doğu’da PKK kendi yöneticilerini gayri resmi seçip, resmi kişilerle diyaloğ kurduruyor, adamların işlerini takip ediyorlar.
PKK içindeki bazı grupların şehirlerde hakimiyet kurma amacıyla gerçekleştirdiği şiddet içeren yol kesme, adam kaçırma, iş makinelerini yakma, sözde asayiş birimleri kurma, şehitlik açma gibi provokatif eylemleri bu iddia ve tepkileri destekleyen argümanlar var.
BDP eş başkanları ve bazı milletvekillerince de uzun zamandır, Öcalan'a özgürlük ve Kürdistan'a statü verilmesi konusunda çözüm sürecinin ruhuna aykırı açıklamalar da çeşitli platformlarda dillendiriyorlar.Gezi Parkı eylemlerine katılmak isteyen veya katılan PKK-KCK gruplarının, bazı BDP'li milletvekilleri tarafından eylemlere karışmamaları yönünde kontrol altında tutulması, Türk-Kürt çatışmasını hedefleyen derin yapıların kaos yaratma amaç ve yöntemlerini ortaya koyuyor. Siirt Valisi Ahmet Aydın, yaklaşık 7 aydır devam eden çözüm sürecinde, Siirt'ten PKK'ya katılım sayısında artış olduğunu belirterek, "Resmi rakamlar 35-40 civarında. Ama resmi olmayan 100 civarında. Çözüm süreciyle birlikte 2 bin-2 bin 500 diyenler de var" dedi.
Dahası var...
PKK’nın elindeki silahı bırakma niyeti şöyle dursun, terör rezervini bu şekilde büyütürken, hükümeti “ikinci aşama”ya zorlamak için “halk serhildanları” planlıyorlar.Yani kitlevi ayaklanmalar.
Kim buna demokrasi dili diyebilir?Devlet karakol inşaatlarını durdursun, korucuları dağıtsın, şehirlerdeki serhildan yapılanması olan KCK’ları tanısın... Ama PKK terör kapasitesini geliştirsin, (Bu süreçte dağa 1200 dolaylarında genç çıkarıldı. G.C) şehirlerde “serhildan”lar, yeni kitlevi ayaklanmalar örgütlemeye devam etsin!Serinkanlı değerlendirme yapalım.Bir sonuca varılmaz ise Türkiye’nin enerji kaybına neden olabilirler. PKK bu süreçte toparlanıp, güçleniyor.
Benim kaygım budur...
GÜVENLİK birimlerinin tespitlerine göre, Diyarbakır kırsalında bulunan PKK’lı gruplar, şu ana kadar Türkiye dışına çekilmedi. Diyarbakır’dan çekilme sürecinde hasta ve çatışma kabiliyeti olmayan 12 PKK’lının Kuzey Irak’a gönderildiği, kırsal alanda ise 170- 180 kişilik grubun bekleyişini sürdürdüğü öne sürüldü. Diyarbakır’da Mart ayından bu yana 200 kişinin ise örgüte katıldığı belirtildi.PKK’nın üst düzey yöneticilerinden Sabri Ok, Abdullah Öcalan’ın, “hükümetin 15 Ekim’e kadar adım atmaması halinde ateşkesin bozulacağını” söylediğini öne sürdü.
Ümit edelim ve dileyelim ki, Türkiye ve Türk halkı zarar görmesin.
Bu yazı toplam 89 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.