1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Çözüm-Süzlük Süreci
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Çözüm-Süzlük Süreci

A+A-
Türkiye, dünya milletlerinin gıptayla baktığı çok özel ve güzel bir ülke. Buradan size ilkokul, ortaokul ve liseli yıllarda dillere pelesenk olmuş şekliyle, üç tarafları denizle çevrili ve dört mevsimin yaşandığı bir ülke muhabbetine girmeyeceğim.
Ülkemizin coğrafi, jeopolitik açıdan önemini kimse inkar edemez. Fakat bu ülkenin halklarını huzursuz eden, etmeye çalışan ve bunu planlayan kirli ellerin varlığını biliyoruz. Nimetin kadrini bilememek en büyük handikabımızdır.
İnsan, Allah Teâlâ’nın yarattığı varlıkların içinde en seçkin olanıdır. O’nu en güzel sûrette yaratmış, akıl gibi üstün yeteneklerle donatmıştır. Yer ve gökleri ve bunlarda olan her şeyi ona hizmet için var etmiş ve ona sayılamayacak kadar nimetler vermiştir. Allah onu, başka hiçbir varlığa bahşetmediği halifelik görevi vererek yüceltmiştir. İşte rabbimizin bize bağışladığı en güzel nimetlerden birisi de topraklarında şehit kokan, hasret kokan, gül kokan, envai çeşit nimet kokan, hilafet kokan, hak ve adalet kokan bu güzel ve cennet vatanımızdır. Mehmet Akif merhum ne güzel değinmiş;
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda,
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda,
Canı, cananı bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda,
Bu topraklar, uzun yıllar farklı ırklardan birçok millete kucak açmıştır. Farklı birçok dini benimseyenler bu topraklarda emniyet içerisinde yaşamışlardır. Onlara kalkacak süi niyetli her el kökünden kırılmış ve eşit yaşama hakkından kimseye taviz verilmemiştir.
Fakat, bir yıla yakın süredir, çözüm süreci başlığıyla ülkemizin sorunlarından gibi görünen Kürt meselesinde hedefe ulaşmak ve milletlerin karşılıklı rızasıyla sorunların ortak akıl çerçevesinde çözümüne dair mevcut hükümet tarafından bir adım atılmıştır. Yaşama standartlarında evveliyatta da zaten sıkıntı yaşanmayan bu durum, bir takım yüzeysel ve kolaylıkla çözülebilecek olan, ana dilde eğitim, Kürtçe TV gibi özgürlüklerin teminiyle tamamen çözülmüş olacak ve birbirimizle kucaklaşarak önceden daha doğrusu her zaman olduğu gibi hoşgörü çerçevesinde yaşamaya devam edecektik.
Hükümetin iyi niyetle attığı bu adı öyle görülüyor ki art niyetli birileri tarafından suiistimal edilmeye çalışılıyor. Asıl amacın iç yaralayıcı ufak tefek az önce geçen sorunların bitirilmesiyle noktalanması gerekirken bunu fırsatçılık olarak değerlendiren ve sağlanan hoşgörüyü siper edinerek yıllardır ekmeğini yediği, suyunu içtiği bu memleketin temeline dinamit koymak olduğu ortaya çıkıyor. Hoşgörü kaynaklı devlet sistemimiz sayesinde dağda uzantısı olan bir terör örgütünün mensupları bu ülke millet meclisinin sıralarında bu vatanı bölebilmenin planlarını yapıyorlar. Ezelden beri Türkiye hasetliği ile tanınan Almanya, Fransa, Hollanda gibi ülkelerin gölgesine sığınarak sözde legal bir zemin oluşturarak akıllarına koydukları Kürdistan hayalinin ateşiyle yanıp tutuşuyorlar.
Bir kere şunu ifade edeyim. Bu ülkeyi bölmek, milletleri birbirine kışkırtarak düşmanlık yaratmak sizin gibi çulsuzların hayal aleminden öte hiçbir geçerlilik gösteremez. Suskun yatan volkan uyanmadığı sürece sadece panzer taşlarsınız, esnafın camlarını kırarsınız, oraya buraya molotof kokteyli atarsınız, sırtından kalleşçe polis, asker vurursunuz, sokaklarda “Biji Apo” diye bağırırsınız.
Ama mevzu, hemen sınırın öte yanında kendi soydaşlarınız üzerinde oynanan oyunların ve IŞİD tarafından katledilmesi olduğu zaman, gidip erkekler gibi savaşmak yerine kıçınız korkusuna ödlekçe sinersiniz.
Zaten hep öyle değil miydiniz ki?
Bu memlekette yıllardır dağlardan inerek, köy, kasaba ve mezralarda yaşayan silahsız, savunmasız insanları, yaşlı, genç demeden, kadın, çocuk demeden, beşiklerde ki bebelere kadar katletmediniz mi?
Hep işin kolayına koştunuz. Savaşın bile kolayı ile propaganda yaptınız. Kendi yaşadığınız memleketin temiz kalpli insanlarını öldürdünüz, sakat bıraktınız.
Sınır ötesinde ki zoru görünce, gerçek savaşı görünce, erkekçe giderek savaşmak yerine, Türkiye’mizde ki şehirlerde Kobani’ye destek amacıyla Türk polisine taş atmaktan, Molotof atmaktan başka ne yapabildiniz?
Senelerdir, dağdan inerek sizi de korumakla mükellef olan Mehmetçiğe karşı acımasızca savaşıyor, pusular kurarak, uzaktan kumandalı bombalarla canlarına kastederek hayattan koparıyordunuz.
Şimdi o katlettiğiniz Mehmetçiğin sınır ötesine geçerek soydaşlarınızı kurtarması uğruna nümayişler tertip ediyorsunuz.
Helal be size!
Ne kadar haysiyet varmış sizde?
Kobani’de ki masum tüm insanlar bizim kardeşimizdir. Ama Halep, Hama, Humus, Musul, Kerkük ve Bağdat’takilerde kardeşimizdir.
Son diyeceğim şudur : Çözüm süreci konusunda ısrarın anlamı yok. Çözüm süreci, sadece kötü amaçlara hizmet ediyor. Birilerini şişiriyor. Bu sürecin başarısı; İmralı’da ki mahkumun ve mecliste ki uzantılarının çenelerini kapatmalarıyla mümkün olabilir.

 
Bu yazı toplam 40 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.