1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. CÜBBE VE AKŞENER
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

CÜBBE VE AKŞENER

A+A-

Bugün size dostum, arkadaşım Ali Nadaroğlu tarafından gönderilen bir hikaye ile başlamak istiyorum.
Akşehir Kadı’sı keyfine düşkün bir adammış. Akşehir’de halkın gözü önünde, uluorta şarap içmesinin devlet erkanınca hoş karşılanmayacağını iyi bilen Kadı Efendi, canı içmek isteyince; şarap şişesini alıp, bağlara gidermiş.
Kadı Efendi bir gün yine şarap şişesini alıp bağlara gitmiş, kuytu bir köşe bulup başlamış ufak ufak demlenmeye.
Sıcak havanın etkisinden midir, şarabın sertliğinden midir bilinmez, kadı bir güzel kafayı bulmuş. Kafayı bulunca da sarığı bir yana, cübbeyi bir yana savurup gölgelik bir yerde sızıp kalmış.
O civardan geçen Nasreddin Hoca’nın da bir cübbeye ihtiyacı varmış. Üstündeki epey eskiymiş. Yerlere atılmış cübbeyi görünce hemen alıp sırtına giymiş.
Kadı Efendi akşama doğru ayılmış, bir bakmış ki; cübbe yok. Cübbesini arayan kadı efendi, bulamayınca; çalındığını sanmış. O halde evine gelen Kadı Efendi, adamlarına emir vermiş:
─ Yarın sabah kimin sırtında benim cübbeyi görürseniz; hemen yakalayıp getirin!..
Ertesi gün çarşıyı pazarı dolaşan Kadı’nın adamları, bir bakmışlar ki; Kadı’nın cübbesi Nasreddin Hoca’nın sırtında. Bunu gören adamlar, Hoca’yı apar topar yakalayıp Kadı’nın huzuruna getirmişler. Kadı cübbeyi tanıyınca sormuş:
─ Hoca efendi, bu cübbeyi nereden buldun?
─ Dün bazı arkadaşlarla bağda dolaşıyorduk. Bir de ne görelim? Saçı sakalı ağarmış, şöyle sizin gibi kelli felli bir adam, zil zurna sarhoş olmuş yatmıyor mu? Yanında da içilmesi haram olan koca bir şişe şarap da var. Cübbesini sarığını çıkartıp atmış. Bu halde oralardan bir hırsız geçecek olsa cübbeyi çalacak. Buna meydan vermemek için cübbeyi aldım. Sahibi çıkınca hemen çıkarıp vereceğim. Hem şahitlerim de var.
Kadı şöyle sakalını bir sıvazladıktan sonra biraz düşünmüş ve demiş ki:
─ Sen o cübbeyi sağlıkla giymeye devam et Hoca efendi, o cübbenin sahibi çıkmaz!
+++    +++    
Eski İçişleri Bakanı, yine eski MHP’li olduğunu bildiğimiz Meral Akşener’i herhalde bilmeyen duymayan yoktur. Ne tehdite, ne şantaja,aba altından sopa gösterenlere boyun eğmeden inandığı yolda devam etmektedir.
Bir ara kendisine sürekli FETO’cu dendiğinde, hatırlayanlar bilir :
Hodri meydan,
Bir bilgi ve belge bulursanız istediğinizi yapın.
Sonra devam etti.
Benim ailemde bulursanız, köyünde bulursanızda her şeye razıyım.
Hatta TBMM’ne önerge verip araştırma istedi ve  bunu da mecliste red ettiler.
Hani ne derler ?
Duvara bir çamur at, tutmazsa izi kalır.
İYİ Parti Lideri Meral Akşener, MHP içinde muhalefet hareketi başladığı andan itibaren FETÖ’cü diye suçlanıyor ama hiçbir belge, hatta suç belgesinden vazgeçtim, hukuken geçerli bir “şüphe sebebi” bile ortaya konulmadı.
Siyasi hayamızdaki fena huylarımızdan biri olan “kara çalma”nın ötesinde ortada bir şey olsaydı MHP ve iktidar görmezlikten gelir miydi?
 MİT ortaya bir şeyler çıkarmaz mıydı?
Savcılık 2016 yılında Akşener hakkında FETÖ soruşturması açmış…
Sonuç boş…
Akşener iktidar kanadından birçokları gibi Pensilvanya’ya gitmiş olsaydı, Gülen’e hasretler ifade eden konuşmalar yapmış, Tweet’ler atmış, olsaydı her halde Akşener’in tozunu çıkartılardı. Bilmem siz ne dersiniz?
+++    
Yazımı  Arif Nihat Asya’nın bir sözü ile bitireyim.
Işığı önüne al,
Yürü !
Gölgen arkandan ister gelsin,
İster gelmesin…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.