1. YAZARLAR

  2. Hüseyin ERYILMAZ

  3. CUMA NAMAZI NERELERDE KILINIR; DARIHARPTE CUMA NAMAZI KILINIRMI?
Hüseyin ERYILMAZ

Hüseyin ERYILMAZ

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

CUMA NAMAZI NERELERDE KILINIR; DARIHARPTE CUMA NAMAZI KILINIRMI?

A+A-

Cuma günü ve Cuma namazı üzerinde meydana getirilen tereddütler,  malum çevreler tarafından manevi değerlerimiz birer birer yıpratılmak isteniyor. Sinsi ve planlı bir şekilde milli manevî değerlerimize saldırılıyor. Türk – İslam kimliğimiz unutturulmak isteniyor. Bu saldırı ve yıpratma hareketlerinden, mübarek Cuma da nasibini almış durumda.

Bizden önceki Müslümanlar çok büyük sıkıntılar içinde bile cumayı terk etmemişlerdir. Son zamanlarda cumadan, camiden, cemaatten uzaklaştırma gayretlerini görmekteyiz.

“ Kâfir memlekettir” demek suretiyle Türkiye’yi, “ Oy kullanmak şirktir” demek suretiyle oy kullandırmamayı gaye edinmişlerdir.

 Diyanetin gönderdiği imamlara, bunlar Tağut un,(yani laik düzenin) imamlarıdır deyip arkalarında cuma ve diğer namazları kılmamaktadırlar. Ve “Türkiye darı harptir” demek suretiyle de cuma namazına engel olmak istemektedirler.  Dolayısıyla hem içtimai hem sosyal hayattan Müslümanları yozlaştırmaya çalışmaktadırlar.

 Sizlere şöyle bir anımı anlatmak isterim: Selefi bir kardeşimin çayını içerken aramızda şöyle bir mevzu geçti. Bana dedi ki, sen 15 Temmuz 2016 darbesinde,  hükümet galip gelince sen buna karşı sevinip el çırptın mı yoksa çırpmadın mı?  Eğer çırptıysan gitti imanın. Burada Cuma namazı nasıl kılınır sünnetleri nelerdir gibi şeylerden ziyade namazın farzıyyeti ve öneminden bahsedeceğiz. Zaten Cuma namazı ile ilgili mevzuları camilerde dinlemekteyiz.

 

Çeşitli hadislerden anlaşıldığına göre cuma, haftalık ibâdet günü olarak daha önce Yahudi ve Hristiyanlar için tayin ve takdir edilmiş, fakat onlar bu konuda ihtilâfa düşerek Yahudiler Cumartesiyi, Hristiyanlar Pazarı haftalık toplantı ve ibâdet günü olarak benimsemişledir. Allah da Cuma gününü Müslümanlara nasip etmiş, onları bu konuda hakka ulaşmaya muvaffak kılmıştır. Böylece İslâm’da haftalık toplu ibâdet günü olarak Cuma seçilmiş, bu günün bir bayram olduğu birçok rivâyette açıkça belirtilmiştir (Beyhakî, 3/243).

Hz. Peygamber, “Güneşin doğduğu en hayırlı gün cumadır; Âdem o gün yaratılmış, o gün Cennete girmiş ve o gün Cennetten çıkarılmıştır; kıyâmet de cuma günü kopacaktır. Sözüyle bu günün özelliğini dile getirmiştir.

Kur'ân-ı Kerîm'in bu ibâdetle ilgili âyetleri ihtiva eden 62. sûresine "cuma" isminin verilmiş olması İslâm'ın cumaya verdiği önemin parlak bir işaretidir.
Müslümanların dinî hayatında olduğu gibi, siyasî ve ictimâî hayatında da büyük tesiri bulunan bu ibadetin önemi Kitap, Sünnet ve icma ile sabittir.

Onun için Cuma namazı, Hulefâ-yi Râşidîn döneminden hemen sonra siyasî bir içerik kazanmaya başlamıştır. Bazı yörelerde ve dönemlerde, hutbeler Hz. Ali adına, bazı dönemlerde veya yerlerde de Muâviye adına okunduğu görülmüş, hutbe bir anlamda, siyasî kanaatin ve hangi tarafta olunduğunun göstergesi haline gelmiştir. İleriki zamanlarda ise hutbenin biri adına okunması, onun isyan bayrağını çektiği ve siyasî bağımsızlığını ilân ettiği anlamına gelmeye başlamış, dolayısıyla hutbe ve cuma namazı âdeta siyasî bir sembol olmuştur. Tarih kitaplarında, adına hutbe okutmak veya adına hutbe okunmak şeklinde yer alan ifadeler de cuma namazının zaman içerisinde siyasal bir içerik kazandığını göstermektedir.

Onun için Ebu Hanife, cuma namazını devlet başkanı veya temsilcisinin ya da bunlar tarafından yetkili kılınan bir kişinin kıldırması gerektiğini ileri sürmüşlerdir.

Bu yazı toplam 415 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.