1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. CUMHUR İTTİFAKI VARLIK, MİLET İTTİFAKI YOKLUK GETİRİR -I
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

CUMHUR İTTİFAKI VARLIK, MİLET İTTİFAKI YOKLUK GETİRİR -I

A+A-

Bugün oldukça anlamlı bir yıldönümüdür. Bugünü anlamlı kılansaİstanbul’un fethinin 565. yıldönümü olmasıdır. Ülkemizin İstanbul’un fethiyle kazandığı ileri hamle ivmesi şimdilerde içeriden ve dışarıdan bizi çevreleyen metastaz urlar kullanılarak yine İslam düşmanı güçlerin kontrolüne geçmesi için akıllara zarar bir mücadele veriliyor.

Bu yeni bir durum değil, hangi İslam beldesinde uyanışa geçen milli duruş ve kalkınma hamlesi vücuda geldiyse başlarına gelmeyen kalmadı. Teknolojinin İslam ülkelerinde geriden gelmesi ama batı ülkelerinde at başı ilerlemesinin başlıca sebebi buydu. Yoksa İslam ülkelerimizde ki cevherlerin yetersizliği yahut ta birikimlerimizin olmamasından değildi.

Tarihi bir incelediğimiz zaman karşımıza çıkan hakikat işte buydu. Müslüman halklarının maruz bırakıldığı yokluk bahaneli senaryolar, onca varlığa rağmen hep ön planda seyretmesi aslında maruz bırakıldığımız oyunun ana sebebidir.  Müslümanlar olarak ilmen asla geride değiliz. İçimizde ki cevherlerin fışkırmasına olanak sağlayacak etkenlerin uçları hep batı dünyası tarafından köreltildiği için kendimizi yetersiz ve batılı ülkelere mecbur hissediyoruz. Hakikat hiçte öyle değildi. Ama zamanla oluşturulan kavram kargaşalarıyla karıştırılan zihinler neticesinde İslam ülkelerinde ki birçok insanımız geçim derdine düşmüş ve kendine daha iyi yaşam standardı yakalayacağına inandırıldığı batı medeniyetlerinin yoluna düşürülmüştür. Bugün gurbetçi dediğimiz vatandaşlarımızın tümünün gitmesinde ana etkenin olarak zihinlerimize dayatılan bu algı yatar.

Batı dediğimiz garabetin topraklarında fışkıran nebatat dışında onları zengin kılacak madenler ve yer altı kaynakları falan yeterince yoktur. Yine tarih sayfalarına bir göz attığımız zaman görürüz ki İngiltere’siyle, Almanya’sıyla, Fransa’sıyla, Portekiz’iyle Afrika toplumlarının ve İslam toplumlarının zihinlerinde yarattıkları art niyetli algı girişimleriyle mazlum halklar kendilerini batıya muhtaç hissettirildi. Maalesef dayatılan bu hissiyat sonucunda, mazlum milletler batı dünyasının kucağına oturmak zorunda bırakıldı.

Dünya petrolünün büyük bir oranı Ortadoğu ülkeleri topraklarından sağlanırken, değerli madenler ve çok sayıda madenin ana yatağının da Afrika ülkeleri topraklarından elde edildiğini çoğunuz bilirsiniz.

Batı topraklarında kayda değer hangi maden var?

Örneğin Belçika’da bile yine bu taraflardan göç eden gurbetçiler tarafından çıkarılan kömür madeni dışında başka ne var?

Bundan tam 57 yıl önce savaş yorgunu Almanya, Türkiye’mizden 30 Ekim 1961 tarihinde, Bonn kentinde Türkiye ile Almanya arasında imzalanan “İşgücü Alımı Anlaşması” neticesinde başlayan akım uzun yıllar sürmüş çok sayıda vatandaşımız o topraklara yerleşerek vatanından uzakta çoluğuyla çocuğuyla onların hizmetine girmek zorunda bırakılmıştı. Bu anlaşma neticesinde, ilk olarak 2.500 Türkün göç ettiği Almanya’da, bugün üçüncü nesle ulaşan yaklaşık 3 milyon Türk bulunuyor. Almanya dışında; İngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda, Danimarka gibi daha birçok ülkede çalışan vatandaşlarımızın olduğunu da buradan ifade etmemde yarar var.

Sözün özüne dönelim. Bizi batıya mecbur gibi hissettiren bu kof anlayış neticesinde bugünkü oluşan doğudan batıya oluşan göç akımının hala sürüyor olması İslam dünyasının maruz bırakıldığı ezik pozisyonudur.

Gelecek yazımda devam edelim.

Bu yazı toplam 679 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.