1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Cumhurbaşkanımızı Seçerken
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhurbaşkanımızı Seçerken

A+A-
Yarından sonra ülkemizde bir ilk yaşanacak ve ilk defa milletçe cumhurbaşkanımızı seçeceğiz. Bu önemli gelişme sonrasında seçilen cumhurbaşkanımız tam 5 yıl boyunca ülkemizi idare edecek.
Öncelikle içinde bulunduğumuz zamanın hassasiyetinden ötürü işin ehemmiyeti ortadadır. İslam ülkelerinin başsız olduğu bu kontrolsüz dönemimizde kilit ülke konumunda olmamız hasebiyle tüm dünyanın gözü üzerimizde olacak. Gelişmemizden ve günden güne artan potansiyelimizden rahatsızlık duyan ülkelerin beklentisi çatı adayın seçimi kazanması yönünde olacak. Gizli bir el tarafından lanse edilerek ve muhalefet partilerin pohpohlamasıyla servis edilen çatı aday Ekmek için Ekmel Dede’nin şimdiden bu görevde etkin rol alamayacağı ve birilerinin çıkarlarına hizmet edeceği ayan beyan ortaya çıkıyor. İstiklal marşımızın içeriğinden bihaber olan çatı adayının, ülkemizin gerçek kimliğine yakışır tarzda özgürce hareket edebileceğine dair hiçbir umut verici görüntü yok.
Malumunuz muhalefet partileri bu noktada çalışma yürütürlerken tamamen Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığıyla hareket ettiler. Ne olursa olsun bu seçimde Erdoğan silinmeliydi. Çünkü o olduğu sürece kendilerine iktidar kapısı haramdı. Şunu da iyi biliyorlardı ki ülkemizin uzun yıllardır iliğini sömüren vesayete dayalı yönetim anlayışını Erdoğan sona erdirmişti. Bunun sonucunda da statükocu yapıları yüzünden bir türlü uzamayan kendi siyasi anlayışları ve oy potansiyelleri güdük kalmıştı. O sebeple birazda ona karşı içten içe kendilerini kemiren bir hınç yüklüydüler. Bu adamdan kurtulmanın yolu cumhurbaşkanlığı seçimleri umutlarıyla siyasi fikirleriyle asla bağdaşmayan bir isim olarak önlerine getirilen İhsanoğlu ismine kıyasıya yapıştılar. Çünkü başardığı takdirde bu kendileri içinde siyasi ikbal anlamına geliyordu. Ülkemizde reform adına ilerleme adına bir çivi dahi çakamayan ve kendi idareleri zamanında kaos üstüne kaos yaşatan anlayışları bayatlamış siyasi parti başkanları Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, kendi içlerinden her kesimin kucaklayabileceği bir aday çıkarmada dahi aciz ve acınacak haldeydiler.
Kokuşmuş siyasi yapılarının idamesi için Recep Tayyip Erdoğan’ın başarısız olmasına odaklanmış vaziyetteler. 11 Ağustos pazartesi günü seçim sonuçları netleşerek ikinci tura gerek kalmaz ve Erdoğan Çankaya’nın yolunu tutarsa bu kez seçmenlerinin önüne hangi saçma açıklamalarla çıkacaklar doğrusu çok merak ediyorum. Bir tanesini şimdiden size ifade edeyim: “Eşit şartlarda seçim olmadı. Devletin imkanlarını kullanarak seçim başarısı gösterebildi.” diyecekler.
Ama bende diyorum ki “Yemezler Canım!”
Çünkü perdenin görünmeyen tarafında çatı adayınızın kazanması için uluslararası platformda destek gördüğünü bu halk çok iyi biliyor. Çünkü İhsanoğlu’nun başarısı karşısında muhalefet partilerimiz dışında avucunu ovuşturarak beklemekte olan dışımızda ki ülkelerde çok sayıda leş kargası bekliyor. Onların en büyük endişesi Türkiye’nin günden güne gelişmesi karşısında kendilerinin zavallı durumu ve kaybettikleri itibarı bu şekilde kazanacakları hayalini kuruyorlar.
Çok ciddi oyunlar dönüyor. Ama Türkiye Cumhuriyeti halkları bu oyunları yutmayacak kadar bilinçlenmiş ve kendi geleceğini kendi tayin eder hale dirayete ulaşmıştır.
Marmaray’dan tutun da çift yönlü yapılan yollarımızın günden güne artmasına, yeni havalimanımızın yapılmasına, Kanalistanbul’a, gelişen THY’ye, hızlı tren ağlarına kadar büyük yatırımlarla ülkemizi ihya eden Recep Tayyip Erdoğan’ı bu halk ne içeride ne de dışarıda ki aç kurtlara kurban etmeyecektir. Atılan iftiralar ve yaratılan algılarla, Pensilvanya oyunlarıyla sistemi sarsacaklarını düşünen ahmaklar yeni bir mağlubiyete daha hazırlıklı olsunlar.
İhsanoğlu’nun kendine yöneltilen sorularda yatan gizli ayrıntılara çok dikkatlice bir bakın. Ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Örnek mi istersiniz ?
İhsanoğlu, başörtüsü hakkında ne düşünüyor? Kemal Ural’ın kızı Nuriye Akman'ın sorduğu başörtüsü hakkındaki soruya İhsanoglu, enteresan bir cevap veriyor; İhsanoğlu, "Bu bir hürriyet meselesidir. İsteyen açar, isteyen kapatır. Açıp kapamanın da dindarlığın ölçüsü olduğuna ben inanmıyorum" diyerek gerçek bakış açısını ortaya koyuyor. Şimdi bu cevaba göre bir yorum yapalım. Mensuplarının açıkça başörtüsü düşmanı olduğu aşikar olan CHP’nin gönlünü, isteyen açar diyerek, mensuplarının çoğunun kapalı olduğu MHP ve geriye kalan destekçileri içinde isteyen kapatır diyerek alıyor.
Bunun üstüne Nuriye Akman:”Acaba kendisi örtüyü açık bir Kuran emri olarak değerlendirenlerden mi, yoksa kapatılması gereken alanın baş değil göğüs olduğunu düşünenlerden mi?” diye yeni bir soru yöneltiyor.
İhsanoğlu iki görüşe de saygılı olduğunu belirttikten sonra "Bu bir yorum meselesidir. Kur'ân ayetlerindeki hitabın kime ait olduğu açıktır" deyince "Yani hitabın Peygamber efendimizin eşlerine olduğunu mu işaret ediyorsunuz?" diye ısrarla sorularına devam edince ihsanoğlu tastik anlamına başını sallıyor.
Yani İhsanoglu bu röportajı yalanlamadığına göre, Başörtüsünün Allah’ın bütün insanlardan istediği bir farz olduğuna inanmıyor. Malumunuzdur, başörtüsü, 4 büyük mezhebimizin inancına göre farzdır. Hatta Vahhabilere göre de Şiilere göre de farzdır. Daha önemlisi, 4 büyük mezhebe göre bir Kur'an emrini yerine getirmeyen günahkar olur ama bir emri kabul etmeyen münkir olur yani inkara sapar, yani din dışına çıkar
O zaman koltuk uğruna dinini satan bir adayı sanırım ülkemiz vatandaşları desteklemeyecektir.
Recep Tayyip Erdoğan’ı seçmek demek, ülkemize dost görünüp kuyusunu kazanlara sert şamar demektir. İçimizde ki satılıkların suratına tükürük demektir.
Buyurun sandık başına!


Bu yazı toplam 43 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.