1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ali ACAR

  3. Cumhurbaşkanının Eleştirisinin Haklı Yönleri
Prof. Dr. Ali ACAR

Prof. Dr. Ali ACAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhurbaşkanının Eleştirisinin Haklı Yönleri

A+A-
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül'ün tahliye kararının ardından söylediği 'Karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum' ifadelerini yargısız infaza doğru yanlış algılama içeriği körüklenmek istenilmektedir. Bu söylem Cumhurbaşkanı’nın söylemleri yargıya açık müdahale değil şahsi görüş içeriğindedir.
Tartışmaya konu olan mevzuu ise "Kabul etmek durumunda değilim. Karara uymuyorum, saygı da duymuyorum" açıklaması gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Ama etmemesi gerekir. Bu şahsi bir görüşün dillendirilme seçeneğidir.
Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’un ifade ettiği gibi açıklamaların Erdoğan'ın şahsi görüşü olduğunu, müdahale barındırmadığını söyledi
AYM'ye ve bütün mahkemelere müdahalesi kesinlikle söz konusu değildir. Bu konu şahsi görüşü ifadelendirilmesidir. Müdahale için Anayasa ve yasalar çerçevesinde
1.O makama atamaların yapılması
2.Görevin yapılmadığı için görevden alınması
3.Onun yerine (Yani mahkeme kararının değiştirilmesi) karar alma eylemi oluştu mu oluşmadı mı. Tabii ki oluşmamıştır. Söz ile söylenen bir ifade eyleme dönüşmediğinden niye yargısız infaz yapılmaktadır. Buradaki amaç yeni anayasa ve başkanlık sistemine ilişkin meclis çalışmalarının sekteye uğratılması amacına yöneliktir.
Diğer taraftan Anayasaya bağlılık andı ile anayasa mahkemesi üyelerinin değişik zamanlarda farkılı farklı verilen kararların ilişkilendirilmesine de anlam veremiyorum. Burada Anayasa ihlali ihmali söz konusu değildir. Üyelerin farklı zamanlarda aynı olaylara ilişkin verilen kararlardaki tezatlığı ortaya konularak bu durumun kamuoyunun bilgisine sunulma biçimidir. Sayın Erdoğan Anayasayı hangi maddesini ihlal etmiştir. Söyleyin kaçıncı maddesini tanımıyorum demiştir. Eleştiri demokrasinin erdemliğin gösteren en önemli yapısal kilometre taşlarından birisidir. Bu konuda yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığına müdahale olduğunu söylemek abesle iştigal etmektir. Madde (AIHS) 10. Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Anayasa’nın DÜŞÜNCE VE KANAAT HÜRRİYETİ Maddesi ise şöyledir; 25 - Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her nesebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
Dolayısıyla Anayasa mahkemesi ile sanıkların kısıtlama haline karar veren ağır ceza mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlığı gündeme çıkarılmıştır. Anayasa Mahkemesinin "Can Dündar ve Erdem Gül" kararı, hukuki değil, tamamen siyasi bir karardır. Anayasa Mahkemesi, geçmişte olduğu gibi, bu kararında da anayasayı çiğnemekten çekinmemiştir. Anayasa Mahkemesi, ihlal kararını, üç gerekçeye dayandırmıştır. Bunlardan birincisi "Kişi güvenliği ve özgürlüğü", ikincisi "ifade özgürlüğü", üçüncüsü ise "Basın özgürlüğü"dür. Kişi güvenliği ve özgürlüğü, Anayasanın 19.maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde içerisinde, istisnaları da tek tek sayılmıştır. Bu istisnalardan biri de, kişi özgürlüğünün mahkeme kararıyla kısıtlanmasıdır. Anayasanın bu maddesine göre, kişinin özgürlüğünün mahkeme kararıyla kısıtlanması durumunda, kişi güvenliği ve özgürlüğü ihlal edilmiş sayılmayacaktır. Anayasa Mahkemesi, anayasanın bu açık hükmüne rağmen, mahkemenin tutuklama kararını hiçe saymış ihlal kararıvermiştir. Anayasa Mahkemesi, tutuklama kararı veren mahkemenin üstü değil, Temyiz ve itiraz mercii de değildir. Ağır Ceza Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi arasında hiyerarşik bir ilişki yoktur. Ağır Ceza Mahkemesinin kararlarına karşı itiraz ve temyiz mercileri kanunda sayılmıştır. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuruları, sadece insan hakları ihlalleri açısından değerlendirme yetkisi olduğu halde, yargılamanın içeriğine (mahkemenin görev alanına) müdahale etmiştir.
Basında da ifade edildiği gibi; Cemaat cuntasının (2010 HSYK seçimlerinden itibaren) yargıda (ve raportör üyelerden birinin açıklamalarından hareketle Anayasa Mahkemesinde) örgütlendiğinin ortaya çıkması, bu mahkemeye yönelik kuşkularımın daha da artmasına neden oldu. Peki sonuç ne olur denilirse o zaman çıkan sonuç; Anayasa Mahkemesi, Şubatın buz gibi soğuğunda ırmağa düşen kişiyi kurtarır, ama kurtardığı kişiyi kurutmak için ağaca asar!
Takdir ve karar okuyucularımızın 
Bu yazı toplam 145 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.