1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Çumra'mızda tek katlı bahçeli kerpiç evlerimiz!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Çumra'mızda tek katlı bahçeli kerpiç evlerimiz!

A+A-

Son 15 yıldır özellikle Çumra Şeker Fabrikası yapılmasından sonra Çumra’mızda çok katlı modern kaloriferli binalar yapılmaya başlandı. 1997 yılında yapılan nüfus sayımında 5 bin hane sayısını bulamamıştık. O bulamadığımız evler de eski kerpiç , çok az da olsa karkas beton bina idi. Ancak, 2005 yılından sonra yaklaşık dört bin çok katlı modern binalara Çumra Belediyesi ruhsat vermiş olması şehrimize Çumra Şeker Fabrikasının katma değerini göz önüne koymaktadır.

Ben de Baraj Mahallesinde tek katlı kerpiç evde doğdum ve büyüdüm. Rahmetli babam Çumra’da bilinen adıyla Dorlalı Eşref Usta ve anam o yıllarda Çumra’ya bağlı Dorla Köyünden ( şimdiki adı Aydoğmuş) göçmüşler imkanlarını zorlayarak doğup büyüdüğüm evi yapmışlar. Allah razı olsun mekanları cennet olsun. Ki, bu ev bizim huzur ve mutlulukla yaşadığımız mekandı. Nitekim Lisede Edebiyat Hocam İbrahim Can; evinizi anlatan kompozisyon yazın deyince yazıya evimi anlatan şiirimden bir dörtlükle başlamıştım.

“ Evimizin taşında kerpiçinde,

Anamızın babamızın eli vardı.

Hepimiz rahat uyurduk içinde,

Sanki ninni söyleyen dili vardı.

Evet, Çumra’mızda bizim çocukluk yıllarımızda yedi mahalle vardı. Merkezde İzzet Bey Mahallesi, Bardakçı Mahallesi, Tren yolu arkasında Baraj Mahallesi ve Yenidoğan Mahallesi , Bardakçı Mahallesi bitiminde Göçmenlerin Bağlarının bulunduğu Bağlar Mahallesi, Bağlar Mahallesinin karşı tarafında genel de Apa Barajının yapımından sonra Apa Saraycık Köyünden Çumra’ya göçmüş olanlar çoğunlukla oturduğu halk arasında Saraycık Mahallesi olarak bilinen Meydan Mahallesi, Batum Yolu üzerinde ise Bakkalbaşı Mahallesi bulunuyordu.

Özellikle Bakkalbaşı, Meydan, Baraj, Yenidoğan Mahallerinde yeni imara açılmış en az 500 metre kare ve üzeri arsalar ve arsalar üzerine bahçeli genelde tek katlı evler bulunurdu. Çok nadir de olsa haney denilen iki katlı evlerde vardı. Bahçesinde muhakkak su tulumbası ve önünde havuz bulunur bu havuz tulumba ile doldurulur ve sonrasında da avarlar yani sebzeler sulanırdı. Beş metre borulu bu tulumbalar zamanla birlik ikilik denilen elektrik dinamoları monta edilerek su çıkarıldı. 1987 yılından sonra sular çekilince ne tulumba kaldı ne de dinamo…

Bu tek katlı evlerin yapılırken yarım metre toprak içine ve bir metre yüzeyde dolma temel yahut su basmanı denilen taş temel üzerine kerpiç ten örülmüş duvarlar üzerinde kavak, ardıç ve benzeri ağaçların üzerine kamış hasır ve Hotamış'tan getirilen kamışla örtülür çamurla sıvanır. Eğer üstüne çatı yapılmayacaksa Fethiye veya Türkmen köylerimizden getirilen çorak sıvanırdı. Tabi her yıl ağustos ayında yağmurlar başlamadan çorakla çatısız damlar suvanırdı. Ancak, daha sonraları düz damlı evlerin üzerine kiremit örtülü çatı yapılarak her yıl çorak atmak veya sıvamaktan kurtulundu.

Çoğunlukla boş arsalara önce genelde Batum yani Beylerce Köyümüzden harfiyat taş, kum, toprak taşıyan Akseki İbradı’lı rahmetli Sebahattin Akbaş tarafından kamyonlarla getirilen boz kerpiç toprağı dökülürdü. Köylerden getirilen noda artığı sarı saman yeterince dökülür bu saman belli bir oranla toprakla karıştırlırdı. Sebahattin Akbaş Ağabey inşaat taşını Boklu Dere’den getirirken Apalı Ahmet Bayrakçı Ağabey de Apa Köyümüzden inşaat taşı getirirdi.

Arsanın ortasına 1 metre eninde 2 metre uzunluğunda 2 metre derinliğinde su kuyusu kazılırdı. O yıllarda Çumra’da iki bel ağzında su çıkardı. Dolayısıyla bu kazılan kuyu lebalep su ile dolardı. Bu kuyunun en istikametine iki adet kalın ve sağlam lata tahta konurdu. Gaz yağı tenekesine ahşap sap çakılır bu ahşap sapa kuyu derinliğince kendir bağlanır. Bu teneke ile kuyudan su çıkarılarak önceden hazırlanmış toprak havuz içine yeterince dökülürdü. Kerpiç kesen genelde beş kişilik bir ekip olurdu. Bu ekip ya çizme giyer yahut dizlerine kadar pantolonları sıvar küreklerle bir güzel sarı samanla toprağı içinde bir güzel kararlar üç beş kez bir ora bir ora aktardıktan sonra bir kenara yığarlar ve kardıkları çamurun ortasına da küçük havuzcuğa su doldururlar. Çamurun belli bir sure ekşimesine bırakırlardı. Tam kıvama geldiği zaman ise el arabaları, kerpiç kalıbı getirilir. Kerpiç kesilecek olan arsa temizlenir. Dört ana dört kuzu olan kalıba el arabası ile ekşimiş kıvama gelmiş çamur dökülür kerpiç kalıp ustası ahşap yanında bulunan içi sarı saman ve su dolu helkeye çaput paçavrayı daldırıp kalıbın iç tarafını ıslatırdı. Mala ve eliyle çamuru kalıp içine yerleştirir yüz tarafını mala ile düzelttikten sonra kalıbı kaldırır dört ana dört kuzu denilen kerpiç kesilmiş olurdu. İnşaatın büyüklüğüne göre kerpiç kesilir. Belli zaman bekletilir bu bekleme esnasında koyun kuzu mal meşakkat tepelemesin diye ilk günler nöbet tutulurdu. Kerpiç tepserdikten sonra kerpiçler çevrilir alt üst her tarafının kuruması sağlanır. Kuruyan kerpiçler küçük piramidimsi öbekler halinde yığılır ve inşaat yapımına hazır hale gelirdi.

Taşıyıcı duvarlar 1 ana 1 kuzu kerpiç veya 2 ana 2 kuzu ve 1,5 ana 1 kuzu kerpiç olarak örülürdü.

Pencere ve kapı üstüne konacak eskilerin ifadesi ile palastır, lentelerin ya da pencere altına uygulanacak pencere altı hatıllarının duvar boyunca sürekliliğinin sağlanması faydalıdır.

Kapı ve pencere kasalarının duvara kolayca bağlanabilmeleri için, kapı ve pencere boşluklarında, karşılıklı olarak, 1 alt sırada, 1 orta sırada ve 1 üst sırada bütünleşmiş ahşap takoz yerleştirilmelidir. Daha iyisi takozlar boşluk yüzeyine dik olarak duvarın orta kısmına konulur.

Duvar örgüsünde kullanılan harcın her yerde aynı kalınlıkta olmasına, çok kalın olmamasına ve düşey derzleri tam doldurulmasına özen gösterilerek duvarın taşıma gücüne katkı sağlanır.

Düşey derzler üst üste gelmemeli, kerpiçler şaşırtmalı yerleştirilmeli ve harç kalınlıkları 1,5 -2 cm i geçmemelidir.

Su basman duvarından kerpiç duvar örgüsüne geçerken, pencere altında ve üstünde, çatı kirişlemesinin altında, duvar yüksekliğinin fazla olduğu durumlarda aralarda duvar boyunca yatay hatıllar uygulanması yapılır.

Bugün bu anlattığım kerpiç evlerin yapım hikâyeleri bizlere masal gibi geliyor değil mi?

33.png

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.