1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. D 8(M 8), NE ZAMAN VE NASIL KURULDU?
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

D 8(M 8), NE ZAMAN VE NASIL KURULDU?

A+A-

D 8 paktı 28 Haziran 1996 yılında muhterem Necmettin Erbakan, Başbakan olduktan sonra kurulmuştu. O günkü tarih 10-20 Agustos 1996 yılı idi. Başbakan Erbakan, Başbakan olduktan ve Meclisten güven oyu aldıktan sonra ilk yurt dışı gezisini komşumuz olan İran’a gerçekleştirdi. Akabinde ise iki günlük Pakistan, Singapur, Malezya ve Endonezya’ya gerçekleştirdi.

2-8 Ekim 1996 yılında bu gezileri gerçekleştirmiş oldu. Başbakan Erbakan bu gezilerin peşinden yine ikişer günlük Mısır, Libya(o günkü Türk Medyası, Kaddafi’nin çadırında, Türkiye Cumhuriyetini küçük düşürdü diye manşetler attılar. Amaç dış güçlerin aklı ile Erbakan Hükümetini küçük düşürmek ve yönetimden uzaklaştırmak için bir komplo kurulmak istenmişti.), Nijerya gezi turunu tamamlamış oldu.

Rahmetlinin bu dış seyahatleri, Türk siyasi hayatında tansiyonu oldukça üst seviyeler tırmandırdı. Hatta malum medya, geminin yönü batı iken, orta doğuya deviremezsiniz diye başlıklar atmaya başladı. Zira ABD, Erbakan’ı uyarma mecburiyetini kendinde hissetti ve uyardı. Bu uyarı şekline bir göz atalı o zaman:

-”Kesinlikle İran’a gitme ve sakın İran’dan doğal gaz alma, İran’la ekonomik anlaşmalar yapma diyordu.

Erbakan merhum ise, “ABD’den bize ne” diyerek geri adım atmadı. ABD’de geri cevap vermekte hiç gecikmeden ve tereddütsüz olarak, 2 bin peşmerge ile bir ordu kurduğunu açıklayıvermişti o günlerde.

Buna karşılık Rahmetli, Kuzey Irak konusunda Saddam Hüseyin ile görüşeceğini ve o zamanki Suriye Devlet Başkanı olan diktatör Hafız Esat’ı da Türkiy’ye davet edeceğini açıkladı.

Bu zaman diliminde ise;

PKK terör örğütü hızını artırdı ve bununla Türkiye’ye ayar verilmeye çalışılıyordu. Türkiye’de ADB/PKK destekli canlı bombalar patlatılmaya başlatıldı. HADEP kongresinde Türk Bayrağı indirildi. Malum basın bunların hepsini, Erbakan hükümetinin yıkılması için acziyet olarak gösteriyor ve Erbakan hükümetinin acilen yönetimi devretmesini istiyordu.

Refah Yol Hükümeti’nin ortağı olan DYP’li milletvekilleri ve bakanlar el altından uyarılıyor, hatta Mehmet Ağar, Libya gezisini bahane edip, Erbakan’ı protesto ederek İç İşleri Bakanlığı görevinden istifa ettiğini açıklamıştı o günlerde. Yine Libya gezisi nedeniyle de Başbakan Erbakan hakkında meclise gensoru önergesi verildi. Hedefte Erbakan ve hükümeti vardı ve devrilmesi gerekiyordu.

Ayrıca Yargıtay’da Erbakan hakkında suç duyurusunda bulunarak dava açılmasını sağladı. Yine aynı günlerde bir de Susurluk skandalı patlatılarak, merhum Erbakan Hükümetinin güvenini sarsmaya başladılar. Düzmece olduğu daha sonradan ortaya çıkarılan, Aczmendi Tarikatı bir anda kamu oyuna sunuldu ve Müslüm Gündüz , Fadime şahin ile uygunsuz bir vaziyette basın tarafından basıldı ve yakalandılar. Bu saati basına kim ve kimler bildirmişti hala bu sorular çözüme kavuşturulamadı.

Ankara’nın Sincan ilçesinde Refah Partisi gençlik kollarının tertiplediği “Kudüs Gecesi”ne İran Büyük elçisinin katılması, muhalefet partileri ve dış güçler tarafından sert tepkiler gösterilmesine yetti de arttı bile. Ulusalcı Ordu birlikleri Sincan sokaklarına Tankları saldılar. Türkiye ve İran karşılıklı olarak Büyük Elçiliklerini geri çağırdılar. Genel Kurmay İkinci Başkanı Çevik Bir; İran’ın bir terör devleti olduğunu ve terörist devlet muamelesi görmesi gerektiğini açıklamıştı.

Türkiye’yi kaosa sürüklemek isteyenlerin tertiplediği mitinglerde, “Türkiye İran olmayacak” sloganı daha bir gür sesle söylenmeye başlandı. Dolar darbesi hemen devreye sokularak bir dolar yüz liranın üstüne çıkartılarak ülke fakirleştirildi.

Tüm bunların ardından da 28 Şubat 1997 tarihinde ABD tarafından Türkiye üzerinde bir “post-modern darbe” yaptırıldı. Bu darbenin baş rollerinde yine FETÖ terör örgütü de yer aldı. FETÖ Terör örgüt başı Erbakan’ın derhal istifa etmesini Hürriyet Gazetesi aracılığı ile ilan ediyordu. Refah partisi hakkında Anayasa Mahkemesine dava açılarak kapattırılmak istendi ve beklenen oldu. Erbakan 18 Haziran tarihinde istifa etmek mecburiyetinde bırakıldı. Rahmetli Erbakan aslında bir kaç gün daha önce istifa etmeyi planlamıştı.Beklediği bir şey vardı o da; “üç gün önce gerçekleştirdiği, D 8’in doğumunu beklemekteydi.”

Başbakan Erbakan, gerek 10-20 Agustos ve gerekse 2-8 Ekim 1996 tarihinde yurt dışı seyahatlerinde -Batı’nın (sadece dört göz)”fouronly” dediği- baş başa görüşmeler de yedi muhatabına aynen şunu anlatmıştı: “Batı, Sovyetlerin çöküşünü yanlış değerlendirmektedir ve zafer sarhoşluğuna girmiştir. Dünya da tek kutuplu yeni bir düzen kurmayı hayal ediyorlar. Bunu yapabilecek medeniyet birikimine sahip değiller.

Herkes soğuk savaş dönemi(NOTO-SSCB savaşları) sonrasının daha iyi olacağını beklerken İslan Coğrafyasında sıkıntılar ve çatışmalar olmaya başladı. Bugün aramızda ticareti dolar üzerinden yapıyoruz. Bu duru bizim ticaretimize engel ve ülkelerimizin âli menfaatlerine aykırı bir durumdur. Bunun yerine ortak para, ortak askeri birliktelik oluşturabiliriz. Hatta şu anda bile aramızda ki ticarette dolar kullanmamıza gerek yoktur. Dinarı ortak para birimi olarak kabul edebiliriz.

“Karşılıklı müzakereler planlananı bir-iki saat geçiyordu. Yetmiyor... Mesela, Erbakan yakın dostu Pakistan ana muhalefet lideri Gazi Hüseyin Ahmet’e, bu oluşumun gerçekleşmesine destek veren BenazirButto hükümetinin yanında durmasını rica ediyordu. (Bu bilgiler, Soner Yalçın’ın kaleminden, Erbakan’la toplantılara katılan Mete Gündoğan’ın “Narkoz” adlı kitabından alınmıştır.).

Netice olarak, Erbakan başbakan’lıktan ayrılmasından üç gün önce, ilk yurt dışı gezilerine çıktığı yedi ülkenin katılımıyla, İngilizcesi D 8(DevelopingEight) ve bizim tabirimizle de M 8(Müslüman sekiz) kuruluşunu kurmayı başardı.

Erbakan’ın çabasıyla D 8, 1997 yılında kurulmuş oldu.Sonra ne oldu dersiniz? Kurulmasına katkıda bulunanların başına neler geldi neler ^Şubat 1997’de Pakistan Başbakan’ı BenazirButto Cumhurbaşkanı Faruk Legari tarafından görevden alındı. Sürgüne gönderildi ve sonra da öldürüldü. 18 Haziran 1997 tarihinde de Başbakan Erbakan istifa etmek zorunda bırakıldı.

2 Agustos 1997 yılında İran’da Cumhurbaşkanı Rafsancani devrildi. 21 Mayıs 1998 yılında da Endonezya Devlet Başkanı Suharto istifa ettirildi. 8 Haziran 1998 tarihinde Nijerya Devlet Başkanı Abacha yatağında ölü bulundu. Keza, Mısır devlet başkanı Hüsnü Mübarek iktidardan indirildi. Malezya Başkanı Mahathir bir süre sonra siyaseti bıraktığını açıkladı. Bangledeş Başbakanı Hasina hapse attırıldı ve orada suikastemaruz kaldı. Ama -cemaati İslami Partisi Liderlerinş idam etmesi karşılığında- iktidarda kalmayı başardı.

Tüm bunlar tesadüfün eseri olamazdı. Geçtiğimiz günlerde yapılan D 8(M 8) zirvesine İstanbul ikinci kez ev sahipliği yaptı. Erdoğan açılışta şöyle demişti. “Ülkelerimiz arasında ki ticarette artık Millî Para birimlerimizi kullanmanın önünü açarsak D 8(M 8) tarihinde bir devrime imza atmış oluruz. Dolar ve euro baskısında ekonomiyi eritmeye gerek yok. Millî ve yerli parayla ticaret yaparsak ülkemiz kazanır.”

20 yıl önce bu sözleri Erbakan’da söylemişti. Görülüyor ki: Bunları yaptırmamak için her yolu deniyorlar. Yapmak isteyenlerin de başlarına bilinmedik belalar geliyor. Allah bunların şerlerinden tüm Müslümanları korusun.

Selametle!...

 

Bu yazı toplam 622 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum