1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Dağlara Sitem Edenler Gözünüz Aydın
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Dağlara Sitem Edenler Gözünüz Aydın

A+A-
Pazartesi sabah 7’de Konya’dan çıkıp karlı, buzlu, poyrazlı bir havada Adana’ya giderken adeta üstadın meşhur Çile şiirindeki şu mısralarında dile getirdiği mücerret duyguları müşahhas bir şekilde yaşadım;

“Akrep, nokta nokta rûhumu sokmuş,

Mevsimden mevsime girdim böylece…”

Sadece bu duygular mı? Hayır!

Bir zamanlar sevgiliye giden yola en büyük engel olarak görülen ve bunun için şairler, aşıklar tarafından pek hayırla anılmayan dağların bu günkü halini acıklı halini görme fırsatını da yakaladım. Neler yazılıp neler söylenmişti o vakur, o büyük, o güçlü dağlar üstüne;

” Başı duman pare pare

Yol ver dağlar yol ver bana

Gönlüm gitmek ister yare

Yol ver dağlar yol ver bana

Diyenden tutunda,

” Dağlar seni delik delik delerim

Kalbur alır toprağını elerim

Dağlar senin ne karanlık ardın var

Lale sümbül boynun eğmiş derdin var

Elalemin vatani var yurdu var yurdu var…”

“…Yüce dağ başında yanar bir ışık

Düşmüşüm derdine olmuşum aşık …”

Diyenine kadar. Hatta Yunusumuz bile dağları haramiye benzetmiş;

“Harami gibi yoluma

Aykırı inen karlı dağ

Ben yârimden ayrı düştüm

Sen yolumu bağlar mısın…”

İşte bu yolculukta Pozantı'dan itibaren o yol vermeyen, o “zalım dağların” nasıl delik delik edildiğini gördüm. Ne de olsa Atamız, Şirin uğruna dağlar delen Ferhat idi. O, sevgilisi için balyozla dağları deler de bizler, dozerle, kepçeyle, dinamitle delemez miyiz? Özal denilen “deli fişekle”, Tayyip denilen “Modern Ferhat” hangi sevgi uğruna bilmem ama bu büyük işi başarmışlar. Düşünün! Karda, kışta, buzda Konya Karapınar, Ereğli çöllerindeki düz yollardan daha emin, daha güvenli, daha hızlı ilerliyorsunuz bu dağların böğründe açılan tünellerin içinde.  

Konya’da Kar Bora Fırtına Adana’da Ilık Bir Bahar

Ülkemizi güzel yapan özelliklerden biri de işte bu durum. Yani 4 mevsimin yaşanması. Hatta bazen üç mevsimin aynı anda yaşanması. Ereğli’den sonra Otobana girdiniz mi? 1-1,5 saat sonra kıştan bahara geçmiş oluyorsunuz. Gülek boğazındaki, Pozantı'daki o yüce, o karlı ve o başı dumanlı dağların bazen arasından bazen içinden güvenle ve hızla geçerken gözünüzün önüne Ferhatlar, Keremler geliyor. Ve sanki onların acılarını dinmiş görüyorsunuz bu anlarda. Ve sultan dedelerimizin, padişah cedlerimizin sıcak-soğuk demeden bazen yana yana, bazen üşüye üşüye, bazen at üstünde, bazen yürüyerek geçtikleri bazen de geçemedikleri bu geçitleri,  bu yolları bizler ( Meram Çevre Teknolojileiri Mühendislik Bürosu sahibi Ahmet İlçeli Bey, Çevre Mühendisleri Gökhan Pastutmaz ve Rıdvan Ayhan beyler) dışarıdaki dondurucu soğuğa rağmen arabanın içinde meyveler yiyerek, sohbetler ederek kalorifer ile ısınan arabanın içinde rahatça geçiyoruz.

Bu anlarda hepimiz aynı şeyleri düşünüyoruz; “Nerden nereye!”, “Hey gidi dağlar hey!”, ve “Dağ ne kadar büyük olursa olsun insan onu delip geçer!?”

Bu yazı toplam 376 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.