1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

  3. Daha onsekiz yaşındaydık…
Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

Daha onsekiz yaşındaydık…

A+A-
Düne kadar nasıl da coşkunduk biz, havai,
Nasıl da hercaiydik, başımız bulutlarda
Hani ömre boş vermiş gibi bir hâldi sanki,
Yanımızda tufanlar, kıyametler de kopsa…

İçleri boşaltılmış kavramların iziydi
Beyin kıvrımlarının üstünde yürüdüğü
Far yoktu, sisler sönük, stoplar iptal hani,
Ne arkayı görürdük ve ne de önümüzü…

Zümrüd-ü Anka kuşu sırtında yol alırken
Ekmek nasılsa elden, suyumuz da göldendi
Düşler ülkelerinde sokakta gezinirken,
Arabalar kabaktan, saraylar hayaldendi…

O halde eğlenmeli, umarsızca, çılgınca,
Gülmek, güldürmek vardı, dalga geçmek etrafla
Hayat bize gözünü kırpmıştı ya bir defa,
Sadece vur patlasın, çal oynasın bedava…

Sonra bir gün, bir selâ, ardından genç bir civan,
Biz yaşta bir arkadaş, toprağa vardı sessiz,
Uzandı musallaya, soğuk hissiz betondan
Oysa O’nun da yaşı olsa olsa onsekiz…

Eyvah, eyvah, vah bize, yazıklar olsun bize,
Nasıl da unutmuştuk, nasıl da atladıktı
Meğer ölüm ne yakın, ne kolay başlar söze,
Ne kadar da gerçekti, bizim için de vardı…

Sonra mahzun, musalla taşında gözlerimiz,
Tenlerde soğuk kabrin ürpertileri esti,
Bir ikindi üzeri, irkildi kalplerimiz,
Ruhlarımız dünyadan, ukbaya heveslendi…

Öyle ya dünya yalan, ölüm; gerçek endişe,
Öyle ya hayat fani, hesap ve kitap vardı,
Perçeminden tutulup atılmadan ateşe,
Benliği yana çekip, secdeye varmak vardı…

Kıyam, ne de güzeldi, tesbih ederken Rabbi,
Ruh bedene hükmetmiş, eğilirken huzura,
Sonra hamd ile kalkış, bir arınmışlık hissi,
Secde; bitiş-yok oluş, kapanış varoluşa…

Bulmuştuk en sonunda, hep aranan huzuru,
Yol başka, ağaç başka, rüzgâr, yağmur başkaydı,
Meğer ne boş yerlerden sormuştuk mutluluğu,
Gelişler hep Hakk’tanmış, gidişler hep Hakk’aydı…

Yüzümüz tanışınca kızarmakla, edepten
Sözümüzü düşünüp, sonrasında konuştuk,
Diller tereddüt etti, insanı incitmekten
Hüzünle tanış olduk, muhabbetle buluştuk…

Resulün sesi vardı, kaplamıştı etrafı
Kitabın eli değdi, körpecik gönlümüze,
Bir kalenin burcunda, göklerin âşıkları,
Taa âlemi ervahtan, sadıktık sözümüze…

Sözün özüne geldik lafın nihayetinde,
Kader dokundu bize, kederin eli değdi,
Ölüm sesi, nefesi, küçük yüreğimizde,
Dağıldık toplanmaya, yaşımız onsekizdi…
 
Bu yazı toplam 92 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.