1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. DARBE ÇIĞIRTKANLARI
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

DARBE ÇIĞIRTKANLARI

A+A-

Çağımız iletişim çağı,

Beni lütfen bağışlayın;

Birisi  dünyanın bir uçunda   yellediği zaman, çok kısa zamanda  yine dünyanın diğer ucunda yankılanıyor.

Yankılanmasına yankılanıyor ama, ilk sesinden çok daha etkin ve daha etkili biçimde.

Bilmem bileniniz var mı ?
Kışlaya girerken, birisi bir yalan söylese, kışların  diğer  ucunda kendiside söylediği yalana inanır.

Önceki yıl 15 Temmuz FETO darbe girişimini yaşadık. Bu necip milletin asil evlatları tank, tüfek, uçak dinlemeden bu hainlerin önüne geçtiler.

Temizlik devam ediyor.

Ben devam ediyor diyorum ama, bu temizliğin doğru ve yeterince yapıldığına da doğrusu çok inanmıyorum. İnanmak istiyorum ama, inanmıyorum.

Çünkü FETO’nun  hainleri, havarileri adeta kılık değiştirdiler.

Yöntem değiştirdiler.

Saman altından su yürütmeye devam ediyorlar.

Dünkü FETO hayranları, bugün FETO’nun bir numaralı düşmanı, karşısında imiş gibi kendilerine toplum içinde empoze ediyorlar.

Bunun yanı sıra  şunu kabul etmiyorum.

“Kurunun yanında yaşta yanar.”
Devlet kuru ile yaşı ayırt etmelidir.

Ayırt etmek zorundadır.

Bunu kabul etmiyorum.

Devlete, millete silah sıkan ile, onların hasbelkader yanında olanları ve kaçamayanları da ayır etmelidir.

Masum, şu yada bu şekilde köprüden geçerken  poposunu tokuşturanlarda bu terane içinde.
Bakınız şimdi de başka bir yöntemle milletin kafasını karıştırıyor, bazı olayları maniple ediyorlar. Yeni darbe senaryoları  varmışçasına sallıyorlar. Bu darbe çığırtkanlarının da önüne geçilmelidir.

Ulusal bir gazete geçtiğimiz hafta içinde yazdı.

Neymiş efendim,  bu kez de darbeyi Ulusalcılar yapacakmış.

Milletimizin göz bebeği, Peygamber ocağı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin içine sızan asker üniforması giymiş hainler 15 Temmuz'da Türkiye'yi işgale kalkıştı.Boylarının ölçüsünü aldılar.

Türk halkı buna izin vermedi. O gece destan yazan millet, demokrasiden vazgeçmeyeceğini hem bu hainlere, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da olduğu gibi  yedi düvele gösterdi.
Ancak, aradan geçen 1 yılda yeni darbe çığırtkanlıklarının ardı arkası kesilmedi.
Önce, basının amiral gemisi olduğu iddiasındaki bir gazete, 'Karargah rahatsız' manşeti attı. Neymiş, TSK'nın üst düzey yönetimi, kadın subayların başı örtülü bir şekilde de görev yapabilmesinin önünü açan bakanlık kararından rahatsızmış. Bu tahrik değil de neydi?

Bu manşet unutulmadan TSK içinde FETÖ'yle mücadeleyi ilk başlatan isimlerden biri olan emekli askeri savcı albay Zeki Üçok'un bir açıklaması geldi: "TSK içinde hala en güçlü grup FETÖ ve ortam olması halinde yeni bir darbe daha yapabilecek güçteler."

Hadi buyrun...

 Yani bu kadar şehit boşuna mı verilmişti? FETÖ'yü darmaduman eden operasyonlar boşuna mı yapılmıştı? Bunu söyleyen daha önceki FETÖ uyarıları dikkate alınmayan ve 15 Temmuz'da haklı olduğu görülen bir isim olmasa, yaptığına açıkça provokasyon denilebilirdi.

Yine  darbe çığırtkanlığı başka bir gazetede yeni bir manşetle çıktı karşımıza. Üstelik, 28 Şubat dönemindeki ünlü 'Üst düzey bir komutan dedi ki: Gerekirse silah kullanırız' manşetini hatırlatan bir tarzda. Bu sefer ismini açıklamak istemeyen bir komutan yoktu ama 'üst düzey güvenlik kaynakları' vardı. Bu kaynaklar 'Eğer sistem zafiyeti giderilmez ve sivil-asker ilişkisi Batı normlarına taşınmazsa bir buçuk iki yıl içinde ordudaki ulusalcılar yeni bir darbeye kalkışabilir' diyordu.
Şimdi, buradan o üst düzey güvenlik kaynaklarına sesleniyorum. Elinizde varsa bu yönde somut deliliniz veya belgeniz, çıkın ortaya da açık açık konuşun.
Ama, yoksa da bu milletin kafasını boşuna karıştırmayın. Dünyaya da 'Türkiye'de yeni darbeler olabilir' algısını pompalamayın.

Geçin, bunları, geçin.

Milletin kafasını bulandırmayın.

Kim bu yolu seçerse bilsin ki, Milletimiz buna izin vermez.

Darbe çığırtkanlarının da önüne geçilmelidir.

Devlet bunlarla da mücadele etmeli, varsa ellerinde bilgi, belgeyi ortaya koymalıdırlar.

Kimsenin “Ben demiştim” diye edebiyat yapma lüksü yoktur.

***

Ahmet Hakan'ın yazısını yorumsuz olarak sizlerle paylaşmak istedim.

HÜSEYİN Gülerce dün sosyal medyada şu cümleyi yazmış:
“48 yıldır millet düşmanlarıyla mücadele ediyorum”.
*
Bu adam hayatının tam 33 yılını...
FETÖ sözcüsü, FETÖ yalaması, FETÖ şakirdi, FETÖ uşağı, FETÖ adamı olarak geçirdi.
*
Ve şimdi kalkmış..

FETÖ’nün saflarında yalın kılıç savaştığı 33 yılı da hepimize “Millet düşmanlarıyla mücadele yılları”olarak yutturmaya çalışıyor.
*
Size bir şey söyleyeyim mi?
Bu Hüseyin Gülerce’yi FETÖ’den falan değil, asıl “bu milletin aklıyla, zekâsıyla alay etmekten ve bu milleti aşağılamaktan” yargılamak şart.
Ama tutuksuz olarak!

 

Bu yazı toplam 182 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.