1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Darbe Girişimi Tekrarlanacakmış, Görelim Bakalım!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Darbe Girişimi Tekrarlanacakmış, Görelim Bakalım!

A+A-
Ekim ayının ilk haftasının sonlarındayız. Bu ay içerisinde olması muhtemel darbe girişimine dair yayılan söylentilerin içerdiği bir dönemde geçiyoruz. Bundan sonraki olası darbe girişiminde hedeflenen noktaya ulaşmada sarf edecekleri ekstra çabalar olacaktır.

Bunlardan birini geçen televizyonda bir haber programında dinledim. Aslı vardır ya da yoktur. Orasını bilemem. Ama gelen bilgiye göre yeni bir darbe girişimi olasılığı elbette vardır. Bu durumda cuntacılar hem sınırdan hem içeriden uzantılarıyla sistemi tıkayarak ve daha acımasızca silah kullanarak ülkemizi bir çıkmazın içine sürükleyecekler. Bunu yaparken de şeytanlığı tamamen ayyuka çıkmış Amerika gibi bir kaypak süper gücün desteğini arkalarına alacaklar. Gerekirse Amerika şeytanı da sınırdan askerlerini ülkemize salarak sitemi kilitlemeye çalışacaklar.
Bunlar elbette bir fikirdir. Ama son yaşanan gelişmeler ışığında bakıldığında da olması muhtemel çabalardır. 15 Temmuz gecesi öncesinde ülke vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunca olacaklar hakkında bir ihtimal düşüncesi dahi yoktu. Ama zaman gösterdi ki iç hainler ve dış destekçileri uyumuyorlar. Her an teyakkuzda ülkemizi tamamen çıkmaza sokacak bir takım yeni tezgâhlarla sistemi sonlandıracak iğrenç çabalarına devam etmekteler.
Bildiğiniz gibi Amerika’nın darbe kalkışması sonrasında kırk türlü bahane üreterek terör örgütü elebaşını ve kendilerinin baş işbirlikçisini korumaya dönük girdikleri çabaları hep birlikte izliyoruz.
Çünkü Amerika’nın bölgede yavrusu İsrail’le birlikte ciddi kirli planları vardır.
Amerika’yı yöneten güçler arkasında başrolü Yahudiler oynamaktadır.
Avrupa devletleri de her an pusuda yatmakta ve bitişimiz izlemenin heyecanı içerisinde olanca güçleriyle çabalamaya devam etmektedirler.
Bunların yüzyılla boyu güttükleri ve gütmeye devam ettikleri kuyruk acıları halen tazeliğini korumaktadır.
Ülkemizi zaafa uğratmak ve çöküşünü görmek onlar için Osmanlıdan alınan asli intikam olacaktır.
Nitekim son yaşanan darbe girişiminde bile geçmiş olsun dilekleri günler sonrasında gelmişti. Çünkü askerin elinde silah var. Halka karşı bu güçle gittikleri sürece halk tırsacak ve korku ve panikle evlerine saklanacak, bu beyefendilerde ülkemizin kontrolünü ele geçireceklerdi. Ama mantıklarına ters gelen gelişmeler karşısında ki şoku atlatmaları sonrasında yarım ağızla geçmiş olsun dileklerini iletmekle yetindiler. Bir tanesi de ziyarete gelerek desteğini açıklamadı.
Bundan sonra Avrupa ülkelerinden herhangi birinde olası terör olayları karşısında yaşanacak gelişmelere dair diplomatik bir ziyaret olması durumunda bu halkın vicdanı yaralanacaktır.
Ülkemde öldürülen 250 kişi için bile taziye yayınlamaktan imtina edecek kadar karaktersiz bir birlik hüviyeti taşıyan Avrupa ülkelerinin olası ölülerinin de bizim için anlam içermediği bilinmelidir.
Benim şehit kardeşlerime karşı takınılan tavırları Avrupa ülkelerinin topuyla kalleş olduklarının en önemli göstergesidir.
Onlara diyorum ki çatlasanız da patlasanız da en son ocak tütene kadar bu vatanın bölünmez bütünlüğüne zarar veremeyeceksiniz.
Bazı kötülüklerden hayır doğar biliyorsunuz. Bu Allah’ın kanunudur.
Bakara süresinin 216. Ayeti kerimesini mealen bir hatırlatayım istiyorum:
“Hoşunuza gitmese de size savaş yazıldı (farz kılındı). Bazen hoşlanmadığınız bir şey, hakkınızda iyi olabilir ve hoşlandığınız bir şey de hakkınızda kötü olabilir. Allâh bilir, siz bilmezsiniz.”
Biz geçtiğimiz darbe girişimine milletçe bu gözle baktık. Evet, gerçekleşen durum çok ciddi ve kötüydü. Ama milletimizin milli şuurunun yeniden nüksetmesi ve otokontrol noktasında oldukça iyi bir sınav verdik.
Milletimizin vatan aşkı, İstiklal mücadelesi yıllarında ne ise bugünde aynı noktadaydı.
Siz kurşunlara karşı yürüyen, tankın önüne yatarak vatanını müdafaa eden kaç millet gösterebilirsiniz?
İşte o millet Türkiye’dedir. Türküyle, Kürdüyle, Çerkesiyle, Arnavutuyla ve diğer tüm etnik kökenleriyle bu vatanın bir karış toprağı hainlere peşkeş çekilemez. O bir karış toprakta gözü olanın gözleri oyulur.
Sözün özü, Amerika bugün ve bugünden sonra ülkemiz için asla dost olamaz. Kirli oyunları alenen ortaya çıkmıştır. Genel politikamıza göre de ülkemizin gerçek dostu yok denecek kadar az duyarlılığıyla hareket etmek zorundayız. Özellikle ABD ve Avrupa ile ortak zeminde hareket etme gibi bir lükse sahip değiliz.
Merkel’in darbe öncesi sıklaşan ziyaretlerinin sebebini halen çözebilmiş değilim. Ama Avrupa denilen karakıta için ölen Suriyelilerin fazla bir ehemmiyeti yoktur. Kendilerinden ölen olmadığı sürece diğerlerinin bir anlamı söz konusu değildir. Fransa’da ki patlamalarda ölenleri toplu yas programıyla ananlar, iki mislinden fazla ölümün yaşandığı ülkemizde ki kahpe darbe girişiminde kıllarını bile kıpırdatmadılar.
Bu Avrupa ile mi ortak hareket edeceğiz?

 
Bu yazı toplam 105 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.