1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Darbeci Ve Yardakçılarına Taviz Verilmemelidir
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Darbeci Ve Yardakçılarına Taviz Verilmemelidir

A+A-
Çeşitli seçenekler karşısında tercih lüksümüz yok. Müslüman ülkelerle ortaklaşa hareket ederek yeni tezler ortaya koyabileceğimiz bir sistem gereklidir. Ama yeterli değildir. Bu sebebe matufen kahpe olmayıp, kalleş olmayıp sizinle yaptığı ittifaka sonuna kadar sahip çıkacak milletlerin teşekkül edeceği bir diğer oluşuma daha ihtiyacımız var. Bahsettiğim oluşum kahpeliği ayniyle vaki olmuş Amerika BirLEŞik devletleri denen melanetten sıyrılarak İçinde Rusya, İran, Çin gibi ülkelerinin yer alacağı diğer bir oluşumda da bulunmak ikinci vazgeçilmezimizdir.
Bütün bu gerçeklerin ortaya çıkması elbette ki uzun zaman sonra ortaya çıkmıştır. Uzun zamanların birikmiş enerji patlamasını yaşıyoruz. Halkımız etrafımızda ki kahpelerden bir an evvel kurtulmak istiyor. Bunu her fırsatta dile getiriyor.

Hain darbe girişimiyle ayyuka çıkan iç ihanet şebekelerinin dünyanın gözüne bakılarak teker teker idam edilerek infazı uygulanmalıdır. Bunca zamanın birikimi bir pisliği yaptıkları vatana ihanet cürmü sonrasında öyle hapis cezalarıyla, sürgünlerle, ömür boyu hapislerle geçiştiremeyiz. Geçiştirdik farz edelim. Ne mi olur? İyice palazlanırlar. Başka planlara kalkışırlar. Değişik pisliklere cüret ederek ülkemizin birliği ve bütünlüğüne kastederler.

Özellikle FETÖ örgütünün PKK ile organik bağının olduğuna dair ciddi bulgular ortaya çıktıktan sonra dünyanın tümü üstümüze gelse bir anlamı yoktur. Her şeyden önce ülkemiz içimize yerleşmiş ihanet örgütü mensuplarının teker teker temizlenmesinde gerekli prosedürleri uygulamalıdır. Prosedürler ABD’nin ya da Avrupa’nın kokuşmuş devletlerinin dayattığı önlemlerle olmaz. Vatana hanektin suçu dünyanın büyük bir bölümünde idamla infazdır. Hem de hiç oyalanmadan, hiç onun bunun ağzına bakmadan… Bu ülkenin onca dinamiğini bir gece kalkıştıkları iğrenç darbe girişimiyle bir anda yerle yeksan ederek kontrolden çıkmış sınırlarımızdan DAEŞ denen Allah’ın belası bir şebekeyi bu ülkenin başına bela edecek kadar gözü dönmüş karaktersizlerin temizliği beş vakit namaz gibi farzdır.
Adil bir yargılama sonrasında vatanımızın bölünmez bütünlüğüne kastedecek çabalara girmiş ve bunda başrol oynamış ihanet çetelerine mensup işadamı, sanayici, öğretmen, esnaf görünümlü vatan hainlerinin bir an önce bu dünya ile bağları koparılmalı ve altından kalkamayacakları hesabı vermeleri için tez elden önce Allah’ın huzuruna ardından da layık oldukları cehennemin dibine yollanmaları gereklidir.

Düşündüğünüz zaman yazımda ki şiddetli çıkışımın aslında boşuna olmadığını rahatça anlayabilirsiniz. Eğer başarılı olsalardı bu vatan evlatlarının birçoğunu gözlerinin yaşına bakmadan ya katledecekler ya da hapislerde çürüteceklerdi. Böylesine çirkin plan sahiplerini affetmek kusura bakmayın ama biz insanoğlunu aşar. Onların hesabı artık âlemlerin sahibi Allah tarafından sorulacak ve layık oldukları ebedi cehennem cezasını çekmek üzere çukurlarına atılacaklardır.

Peki, darbe başarılı olsa nasıl bir sahne ortaya çıkacaktı?
Bilindik acımasız Diyarbakır cezaevleri yeniden kurulacaktı. Allah haşa yok sayılacak, peygamberler haşa izne ayrılacaktı. Geçmişte yaşananlara bakarak insanlarımıza günde bir kaç öğün dışkı yedirilerek terbiye etmeye çalışacaklardı.
Kendi oylarımızla seçerek meclise gönderdiğimiz vekiller tutuklanarak ceza evine kapatılacağı için milli irade temsili diye bir gerçek kalmayacaktı.
Meclise, belediyelere, valilik ve kaymakamlıklara el konulacaktı.
Gözünü kan ve kin bürümüş ihtilalci şeref yoksunları, şehirlerin göbeğinde halkı kontrol üstüne kontrole tabi tutacaklar ve sesini çıkarmaya çalışanlar tekme tokat kodeslere tıkılacaktı.
Esnaf dükkânları kapalı, işyerleri ihtilalciler ve yardakçıları tarafından talan edilmiş darbe öncesi keyifle bindiğin o lüks araban garaj içerisinde tozdan topraktan küflenmeye terkedilmiş halde yıllarca bekleyecekti. Hatta ekmek bulmak için evden hasbelkader bir cesaretle çıkılarak mahalle mahalle ekmek fırını aramak zorunda kalınacaktı.
Bugün keyifle okuduğumuz basın yayın organları etliye sütlüye dokunmadan fikrini bile açıklayamadan pusmuş bir vaziyette yayınlarla ihtilalcilere övgüler yağdıran yalaka bir yapıya bürüneceklerdi.
Keyfi ev baskınları, keyfi tutuklamalar, keyfi gözaltılar, hiç yargılanmadan cezaevleri ve dört duvarda sönen nice hayatlar yaşanmaya başlanacaktı.
Dibi boylamış borsa, her an yükselen enflasyon, önüne geçilemeyen döviz artışları, ülkeden kaçan yabancı sermaye, gelmeyen dış yatırımlar karşısında ekonomik facia yaşayan bir toplum olacaktık.
Kapatılan okular, hasta kabul etmeyen hastaneler, resmi kurumlarda mağdur edilen ciddiye alınmayan vatandaşlar ve günden güne artan sessiz isyanın sonrasında patlamaya ramak kalmış bir halk kitlesi olacaktık.
En acısı da ne biliyor musunuz? Ezan susacak, camiler mahzun ve cemaatsiz kalacaktı.
Ey milletim! Ey bu vatanı kendine konak edinmiş halklarımız lütfen iradene sahip çık. Bundan sonra darbe konusunda ki en küçük pozitif düşünceye bile müsamaha gösterme, buna cesaret edene haddini bildir.
Bu vatan nasıl zorluklarla ve mücadelelerle kazanılmıştır biliyorsunuz. Bunu kolayca alabora edebileceğini düşünen vatan hainlerine fırsatı bulduğun anda haddini bildirmekten asla geri durma…

 
Bu yazı toplam 174 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum