1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Davutoğlu'na Açık Mektup
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Davutoğlu'na Açık Mektup

A+A-
Birkaç gündür yazıyoruz.
Türkiye’de bence de yeni bir dönem başladı.
Bu yeni dönemde büyük yük hemşerimiz, iftiharımız, Başbakanımız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na düşmektedir.
Kimse kusura bakmasın, kimse ortalığı “toz pembe” göstermeye çalışmasın. Türkiye’nin içte ve dışta büyük sıkıntıları var. Bunları burada ayrı ayrı yazmaya gerek yok. Aklı başında olan ve hayatı görebilen herkes az çok görebiliyor.
İşte önümüzde giderek yaklaşan bir kış var. Çiftçinin hububat ekimi yakında başlayacak. Akaryakıt, gübre fiyatları ateş pahası.
Allah esirgesin, bir kıtlık işareti görülüyor. Yağış yetersiz. Su sıkıntımız olabilir.
Yine yaklaşık 8 ay sonra Türkiye genel seçimlere gidecek. Siyasi arenadaki çekişme nasıl bir tablo getirecek belli değil. Şimdi herkes kuzu derisine sarılmış arslan. Yarınları pusuda beklemektedirler.
İşci beklenti içinde,
Memur beklenti içinde.
Okullar açılıyor bu ayrı bir dert ve sıkıntı.
Sınıflar dop dolu.
Öğretmen açığı…
Tayin bekleyen insanlar.
Emekliler yerlerde sürünüyor.
İşte Türk_İş Başkanı 2. Bölge sorumlusu Necati Kökat’ın devletin resmi verilerine göre tespitleri…
Türk-İş Konya İl Temsilcisi Necati Kökat, “Dört kişilik ailenin 2014 Ağustos ayı açlık sınırı 1.175 lira, yoksulluk sınırı 3.826 lira, bir kişinin yaşam maliyeti 1.394 lira Aylık net 891 lira olan asgari ücret bir kişiye ancak 19 gün yetiyor. Mutfağın ateşi düşmedi: Gıdada oniki aylık artış yüzde 15.19 “ diyor.
Çok doğru…
Aldığı ücret ben biraz daha iyimser olayım 20 gün yetsin. Kalan 10 gün insanlarımızın büyük bölümü sıkıntı içinde ve aç. Kredi kartı mağduru ve borçlusu. Aile içi kavgalar, boşanmalar bunun altında yatıyor.
2014 Ağustos ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasını değerlendiren Türk-İş Konya İl temsilcisi Necati Kökat “TÜRK-İŞ tarafından, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla 27 yıldan bu yana her ay düzenli olarak yapılan “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasının 2014 Ağustos ayı sonuçlarına göre:Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.174,65 lira, Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı (yoksulluk sınırı) ise 3.826,24 liradır.
Türkiye’de ortalama aile büyüklüğü olan dört kişi için yapılan hesaplama sonucu bu tutarda iken, Ağustos 2014 itibariyle tek kişinin yaşama maliyeti 1.393,76 lira olarak hesaplanmaktadır. Oysa bir önceki yılın aynı ayında bu tutar 1.138,20 liraydı.
Böylece, bekâr bir işçi için geçerli aylık net 891 liralık asgari ücret, bir kişinin yaşama maliyetinin sadece yüzde 63,92’sini karşılayabilmektedir. Kalan bölüm yaklaşık yüzde 35 ortada yok. Bu kimseler nasıl yaşayacak. Ya çalacak, ya dolandıracak. Borç üstüne borç yapacak.
Bir kişinin yaşama maliyeti ile asgari ücret arasındaki fark aylık 503 lira düzeyindedir. Devletin resmi belirlemelerine göre Türkiye genelinde ortalama kira bedelinin aylık 602 lira olduğu dikkate alındığında, çalışanların geçim koşullarının ağırlığı ortaya çıkmaktadır.
Halen geçerli asgari ücretin yaklaşık üçte ikisi ancak kiraya yetmektedir.
Dört kişilik ailenin yaşam maliyeti yılbaşına göre 303 lira artış göstermiştir. Gıda harcaması tutarına sekiz ayın sonunda gelen ek yük ise 93 lira olmuştur. TÜRK-İŞ’in verileri temel alındığında Ağustos 2014 ayı itibariyle “mutfak enflasyonu”ndaki değişim şöyle olmuştur: Dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 0,23 oranında gerilemiştir. Yılın ilk sekiz ayı itibariyle artış oranı yüzde 8,60 olarak gerçekleşmiştir. Gıda enflasyonunda oniki ay itibariyle artış oranı yüzde 15,19 olmuştur. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 12,73 olarak hesaplanmıştır.”dedi.
Şimdi ağzımdaki baklayı çıkarıyorum:
“ Yeni başbakanımız, hemşerimiz Ahmet Davutoğlu bence populizm yapmadan, kesenin ağzını açkamalı. Madem hazinemizde paramız da varmış. Bunu yeni cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan çoğu zaman öğünerek açıklıyordu. O halde Milleti yaşatalım ki, devlet yaşasın. Başbakan Ahmet Davutoğlu işciye, memura, emekliye bir defaya mahsus olmak üzere seyyanen rahatlatıcı bir rakam vermelidir. Bunu vatandaşın sesi olarak iletiyorum.
 
Bu yazı toplam 43 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.