1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Debbağ da Bayılmıştı Ömer de(ra)
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Debbağ da Bayılmıştı Ömer de(ra)

A+A-

Çevremize baktığımızda gözümüz,  çok farklı insanlar,  olaylar, varlıklar görmekte.  Binlerce renk, binlerce çiçek , binlerce  koku ,  milyonlarca ayrı huy, milyarlarca farklı bakış ve duruş... Kainata şöyle bir nazar kılın; göklerdeki galaksiler, galaksilerdeki Saman yolları, Saman yollarındaki yıldızlar, gezegenler ve uydular... Yeryüzündeki derin okyanuslar, yüce dağlar, geniş ovalar, yaylalar, ormanlar... Karıncadan file kadar değişik büyüklüklerde hayvanlar...ve bütün bunları algılayan insanoğlu. Huydan huya, mevsimden mevsime, iklimden iklime geçen karmaşık bir gönüle sahip insanoğlu!

Doğuştan temiz ve duru olan Ademoğullarının bir bölümü aldığı eğitim, yaşadığı çevre ve sürdürdüğü hayat tarzı ile, doğuştan getirdiği safiyeti ve duruluğu korur; hatta korumakla kalmayıp daha da yükselterek ömürlerini tamamlarlar. Bunlar, ‘Sonsuz Mutluluk Yurdu’ olan Cennetlere giderlerken; bir kısım insanda  tam zıttı bir ortamda günah kirleri ve kötü ahlak suları ile kararttıkları ruhlarının tesiri altında bir hayat sürerler. Bu hayatın sonu da ‘Mutlak Azap Yurdu’ olan Cehennem oluyor tabi olarak.

İşin garibi dünya da iken bu iki zıt kutuptaki insanlar birbirlerini beğenmezler ve kendilerinin Sırat-ı müstakimde, karşıdakilerin ise yanlış yolda olduğunu iddia ederler. Yalnız bir farkla; Sıratı müstakim yolcuları dalalet yolunda ilerleyenlere kızmaktan ziyade acırlar. Çünkü onlar imanlarının gereği, ‘bütün yaratılmışları yaratandan ötürü hoş görürler’ ve tüm insanları (toprağın çocuğu oldukları için) kendilerine kardeş bilirler. İnsan hiç kardeşinin kötülüğünü ister mi? Fakat insan öyle bir vasıfta yaratılmış ki gün gelir yediği haramlardan, gördüğü günah manzaralardan, duyduğu çirkin sözlerden dolayı akıl ve ruh sağlığı bozulur ve artık uyuşturucuya alışmış bir beden, nasıl çok kötü olduğunu bile bile, o zararlı maddeyi içerse, bu tip ruhlarda göz göre göre günah gıdalarını içerler ve yerler. Öyle ki bu zararlı yiyecekler artık onların vazgeçilmezleri arasında yer alır.

Bununla ilgili Mesnevi de çok güzel bir hikaye var:

‘ Bir debbağın yolu bir gün attarlar çarşısına (güzel koku satılan çarşı) düştü. Yıllardır kötü kokuya alışmış bu kişinin burnu bu çarşıda hepten unuttuğu güzel kokuları alınca bayılıp düştü. Koşanlar, bağıranlar, ayıltmağa çalışanlar... Bunlardan hiç birinin gayreti o adama bir fayda getirmedi. Oradan bu kişinin kardeşi geçiyordu. Ağabeyinin yerde baygın yattığını görünce durumu anladı ve oradakilere, ‘onu serbest bırakmalarını ve kendisinin onu iyi edeceğini, onun derdinin dermanını bildiğini’ söyledi. Şöyle bir kenara yürüdü orada yerde duran köpek derisinden bir parça alarak ağabeyine koklattı. Bunun üzerine o debbağ hemen ayılıp ayağa kalktı...’ İşte o kötü kokuya alışan debbağ nasıl ki onsuz yapamıyorsa günaha alışmış bir bedende günahsız yaşayamaz.

Bunun tam zıttı bir hikayede Hz. Ömer için anlatılır. O büyük sahabe , İslam’ın ikinci halifesi Kur’an okunurken eğer Cehennemle ilgili, azapla ilgili bir ayet duyarsa mutlaka bayılırmış, hatta devenin üstünde olsa bile. Yine bir gün böyle bir durum olmuş ve Ömer yine bayılmış. Fakat bu sefer bir türlü ayılmıyor. En son sahabalerden biri ; ‘ kenara çekilin ben şimdi onu ayıltırım ‘ demiş ve Ömer’in kulağına eğilerek; ‘Ömer namaz geçiyor’ diye seslenmiş . Bu sözü işiten FARUK ok yemiş ceylan gibi fırlamış ve abdest almaya koşmuş...

İşte iki değişik hayat tarzı ve o hallerin  insanlar üzerindeki tezahürü. Debbağlar ve Ömerler her zaman olmuştur ve olmaya devam edecektir. Günümüzde de Debbağlar var,  Ömerler var. Fakat Debbağlar çok güçlü. Attarlar çarşısını ve orada yaşayanları çok rahatsız ediyorlar. Onların gönüllerini kırıyorlar, dükkanlarını yağmalıyorlar. Çoğumuz debbağlaşmışız ama bundan haberimiz yok. Ben başta kendime bakıyorum da rahatsız olmam gereken manzaralar gözümü, çirkin sesler kulağımı, zulme varan davranışlar benliğimi fazla rahatsız etmiyor. Demek ki ruhumuz debbağlaşmış. ‘Debbağlıktan’ kurtulup ‘Ömerleşmek’ dilek ve temennisi ile Hayırlı Ramazanlar.

Bu yazı toplam 345 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.