1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. DEĞİŞİM/DEĞİŞMEK
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

DEĞİŞİM/DEĞİŞMEK

A+A-

    “Değişmek veya değişim...” Yoğun manalı yada yoğunlaştırılmış bir çok anlam içermekte olan bir kelime...Bir halden bir başka hale geçme....Suyun buza dönüşmesi ya da buzun eriyip yeniden suya dönmesi gibi bir şey...Ağacın güz mevsiminde yaprağını döküp ölmesi, baharın yeniden dirilmesi gibi bir hal... Yani halden hale geçiş...”İnna lillah ve inna ileyhi racıun’nun tam ifadesi...”

   İnsanların huyları değişir... Halleri değişir... Bedenleri değişir... Fikir ve düşünceleri de değişir... İnsanların giyim- kuşamları değişir... İnsanların zaman içerisinde değişen fikirleri  olgunlaşır.. Bu olgunlaşma evresinde değişiklikler görülür... Şehirler, evler ve hayat tarzları değişir...İnsanları bilgileri, yaşları ilerledikçe seçimleri ve görüşleri de değişir....

   “Değişmeyen tek şey ise insan için değişim...” diyordu bir mütefekkir. Biz de diyoruz ki hakikatler, bir ve Ehad olan değişmez. O, ne sonludur ve ne de değişkendir... Sonlu olan da değişen de O’nun yarattıklarıdır...

   Değişmek veya değişim iyiye doğruya ya da “birr”e yani Ehad olanın isteklerine göre olabilir. öyleyse neye göre iyi var(birr)? Neye göre kötü var(şerr)?...

    Değişim ise bir kelebek misalidir. Tırtıl iken kelebek olur özgürleşir. Yani varda yokluğun habercisidir. Birincisi madde odaklıdır. Diğeri ise mana odaklı. Çayda şeker neyse değişim işte odur. Çorbada da tuz aynı şey yani değişim... İkisinin de rengi beyazdır. Ama buna rağmen tadı ve kullanım alanı farklıdır. Değişimin tam adıdır..Mana yüklüdür... Anlamasını bilene bir çok manalar içerir...

   Bizim anladığımız ve bildiğimiz iyi, Ehad olanın gönderdiği ve bildirdiğine göre iyi. İşte bu iyilik  de hakikatin, hikmetin, bilginin ve ahlakın ta kendisidir.

   Bizim istediğimiz değişim hakikate göre olan değişim olmalıdır. Değişmeyen tek ölçü vardır oda insandan önce de var olan ve yaratıkları var eden gerçeklik ve hakikattir.

   Mesela bir insan seneler ilerledikçe merhametinin artması böylece insanlarla ilişkilerinin değişmesi, on yıl öncesine göre on yıl sonrası ilişkilerinin gelişmesi ve “hakikaten” çok iyi bir şeydir ve o bir olan değişmeyen, halden hale dönmeyen gerçeğin de yegane parçasıdır.

    Eğer insanın yeterince aklı başında ise yani aklı selim ise veyahut aklını iyiye doğru yönüne yani hakikate kullanabiliyorsa, işte tam o nokta da kendindeki değişimin, bir tırtılın değişimi kadar olduğunu anlar ve hep iyi yönde bir değişimin içerisinde olmayı ister..

   Pek ala bunu gerçekleştirme imkanı bulabilir mi? dersiniz...

   Bu istek ve arzusunun gerçekleyebilir mi? Bu gerçekleme bir çok şarta ve yere bağlıdır.

   Mesela ruhsal hastalıklar, sosyal çevre, aile, kişinin bizzat kendisi ve beyin biyo kimyası ile ilgili bir durumdur demek pek de yanlış olmaz sanırım...Deşim buradadır ve anlamı veya anlamları da yine buradadır...

   İyileşme ise şu dört faktörün gelişmesi, iyileşmesi, herhangi bir biçim de uyumlanması ile ilgilidir.

   İyileşmenin olabilmesi için önce iyiliği istemek, değişime hazır olmak bunların yanı sıra iyileşmek için çalışmaya hazır olmak gerekir...

   Çökkünlük  -başarısızlık-  çökkünlük kısır döngüsünden kurtulabilmek için bize önce gerçekten samimi, iyi bir arkadaşımız olmalı, arkadaşlığı sürdürebilecek yeterliliğimiz ve sevgimiz olmalı...

  Ne ilginçtir ki; “sevgi” en güzel ilaçtır canlılara... İnsanları sevmek, diğer yaratılanları sevmek ve sevdiği kadar da sevilmek bizleri kısır döngülerden kurtarabilir.

   Sevginin de bir olgunluk hali yani kemali derecesi vardır ki; İslam Tasavvuf İlminin ana temeli  işet buraya dayandırılır.

   Adımlar arkadaşını sevmekle, onda fani olabilmekle, onun sevgisin de yanabilmekle başlar...Hani bir söz var: “Bir insanı sevmekle başlar her şey.”

    İşte o zaman ufkumuz, geniş görüşümüz,  derin düşüncemiz açılır, yelken açar uzaktaki sevgi diyarlarına...Tam burada kendimizi değişime hazır olarak bulur ve hislerimiz de yanılmadığımızı görürüz. Bir şeyleri keşfederek yavaş yavaş değişir insan.. Yada değiştiğini zanneder...

    Hem de bu değişim de yönümüzün, pusulamızın göstergesi hep iyi yöndedir yani birr tarafındadır. Her defasında iyi yönde değişim gösterebilmek ise çok güçlü bir inancı zorunlu kılar. En azından biz böyle düşünmek mecburiyetindeyizdir.

    Allah bu inancı ve gücü, çalışma azmini ve aşkı nasip ettimi değişim kendiliğinden gelir...

    Yüce Yaratan! bizlere bu inancı ve güveni, bu çalışma azmini ve samimiyeti nasip eylesin...

    Selam ve Dua ile...

  

Bu yazı toplam 386 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.