1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Değiştirin!
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Değiştirin!

A+A-
Yaklaşık bir aydır Türkiye’nin ana gündemi, yolsuzluk, hırsızlık ve cemaat, hükümet, paralel devlet yapısıdır.
En sıradan vatandaştan tutun, en kültürlü kişilere kadar bir şekilde bu konular, ahbap, dost sohbetlerinde dile getiriliyor.
Siyasette ise bütün bunlara karşın, bir taraftan kendisini aklama çabasın içinde olanlar var, bir şey yokmuş gibi davrananlar, bir taraftan yeni yolsuzluk iddiaları, bir taraftan paralel devlet var mı, yok mu tartışmaları sürmektedir. Bütün izler bir birine karıştı.
Kim haklı, kim doğru, kim yanlış bunu en iyi şekilde zaman cevaplandıracaktır.
Hatırlarsanız bir ateist yazar bir tarihte demişti ki:

“ Bu milletin yüzde 60’ı aptal !”
Türkiye’de yer yerinden oynamıştı.
Şimdi kimse aptallığı kabul etmez ama, bu kimse hepsini söylememiş, yüzde 60’dan bahsetmişti. Bende önce çok kızmıştım.
Sonra düşündüm ki, ben yüzde 40’ın içindeyim diye kendimi teselli ettim. Kim aptal ise, kim yüzde 60’ın içinde kendini görüyorsa onlar düşünsün.
Bütün bunlara karşın Yunus Emre’nin sözünü hatırladım:
“Yaratılanı yaratandan dolayı sev !”
Geçtiğimiz günlerde bir dost toplantısında sohbet ederken :
Galiba bu kişi haklıymış dedim. Yine o toplantıda bazı kişiler kızılca kıyameti kopardı.
“Sen nasıl dinsiz, imansız adamı haklı görürsün ?”
Hakkın, doğrunun dinle imanla ne alakası vardır? dedim. Sonrası ise bazı kişiler “evet” dediler.
Ben daha ileriye gidersem, ölmüş bir kişi hakkında kötü söylenmemesi gerektiğini düşünüyor ve Yunus Emre’nin dediği gibi “Yaratılanı yaratandan dolayı seviyorum.” Onun inancını değil, O kişiyi Allah yarattığı için… İnanmayanlara Allah ihsan, din iman versin !
Yazımı bir hikâye ile devam ettiriyorum.
Bu hikayeyi de bana sevgili dostum, arkadaşım Op. Dr. Mete Duruk anlatmıştı.
Geçmiş zamanda bir ülkede bir kral varmış. Kral bir köprü yaptırır ve geçişlerde bir miktar para alır. Sonra ülkenin gelirleri yetmez, köprü geliri az gelir, der ki, köprünün çıkışından da para alalım. Görevliler köprünün giriş ve çıkışından para almaya başlarlar.
Kral yanındakilere sorar :
“ Halk ne diyor ?”
Kralın yanındakiler şöyle bir araştırırlar, durum sakin. Kral ne alsa, ne satsa, vatandaşından hangi vergiyi, öşürü alsa pek sıkıntı yok.
Giderler çok, gelirler yine kralın özel harcamaları, savaş ve diğer işler için az gelmeye başlar. Bu kez beyin takımını kral tekrar toplar ve bir çare aramaya başlarlar. Kral der ki :
“ Köprünün başındakiler hem ücret alacaklar, hem de gelip geçeni öpecekler. Öpülenler yine para ödeyecek “
Uygulama buna dönüşür yine ama yine halktan bir ses yok. Yine gelir yetmiyor. Savaşlar, zevk-ü sefalar…
Bu kez kral yanındakilere yeni bir emir verir:
“Köprü’nün ortasına da bir görevli koyun, vatandaşlar köprünün ortasına gelince aynı uygulama yapılsın.”
İçlerinden kralın yanındakilerden bazıları itiraz edecek olur ama, koltuğu kaybetme korkusu nedeniyle sesini keserler…
Aradan bir müddet daha geçince kral halkı” toplayın bir nabız yoklayalım” der. Halk toplanır ve kral topluluğun önünde sorar :
“Uygulamalardan memnunmusunuz ey halkım ?”
Halk ise :
Alkışlar, bağırış, çağırışlar!
“Yaşa kralımız, sen çok yaşa. Seninle gurur duyuyoruz”
Halkın içinden bir kişi bu uygulamadan şikâyetçi olduğunu söyler ve anlatır:
“Hepsi iyi. Köprü uygulamanız da çok güzel. Köprünün her iki başındaki görevliler görevini iyi yapıyor ama, ortadaki pek becerikli değil. Parayı alıyor ama, öpmesini iyi beceremiyor !”
Kral’da bunun üzerine köprünün ortasındakileri azleder. Onlar ise kendisine bağlılıklarını açıklarlar…
Kıssa’dan hisse…

 
Bu yazı toplam 49 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.