1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Demirel ne mi yaptı? Diyenlere İşte Demirel'in "Büyük Türkiyesi"
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Demirel ne mi yaptı? Diyenlere İşte Demirel'in "Büyük Türkiyesi"

A+A-

Süleyman Demirel’in AP Dönemi İcraatları ve Ülkeye Kazanımları:

10 Ekim 1965 genel seçimleri ile AP % 53 oy ile tek başına iktidara gelince

Türkiye 1965 yılından sonra Planlı Kalkınma Dönemine girmiştir.

Beşer yıllık kalkınma planları yapılmış ve bunlar başarı ile uygulanmış, böylece devamlı bir kalkınma sağlanmıştır.

*Bu dönemde yıllık %5 enflasyon ve % 7 kalkınma hızı ile dünyada örnek bir ülke olmuştur.

*12 Haziran 1966 tarihinde Fırat Nehri üzerinde Keban Barajı’nın temeli atıldı.

*5 Ekim 1967 tarihinde Tokat Almus Barajı hizmete girdi.

*29 Aralık 1966 tarihinde Ambarlı Santralı hizmete açıldı.

*29 Mayıs 1967 tarihinde Kesikkaya Baraj ve Santralı hizmete girdi.

*5 Ağustos 1967 tarihinde Altınapa Barajı hizmet vermeye başladı.

*AP hükümetinin ilk dört yıllık dönemi ekonomik bakımdan ülkenin hızlı bir kalkınma içinde olduğu bir dönemdir.

* Bu dönemde pek çok yatırım yanında 20 Şubat 1970 yılında İstanbul Boğaz köprüsünün temeli atıldı.

*En önemlisi de 14 Mayıs 1969 tarihinde DP’nin iktidara geldiği gün DP’lilerin hakları geri verildi.

*1965 yılında Türkiye’nin 3 barajı vardı. 1980 yılına gelince 150 büyük baraj ve 200 küçük baraj (Gölet) yapılmıştır. Bunlar hem sulama, hem de elektrik üretimi sağlamışlardır.

*1965 yılında Türkiye’nin 508 köyünde elektrik varken bu sayı 1980 yılında 18.345’e çıkarak köylerin % 80’ine ulaşmıştır.

*Sadece Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde yapımı planlanan GAP PROJESİ dünyanın önemli projelerinden birisi olma özelliğini hala daha korumaktadır. Bu proje Cumhuriyet döneminin ihmal edilen Doğu ve Güneydoğu Anadolu kalkınmasında ilk ciddi projedir. Gaziantep, Adıyaman, Elazığ, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Siirt illerinin tamamını kapsamaktadır. 22 baraj, 19 hidroelektrik santral yapımı ile sulama ve enerji ihtiyacı yanında ulaşım, havaalanı, tarım, eğitim, sağlık ve inşaat sektörünün motorunu teşkil etmektedir. İlk olarak 18 Ekim 1976 yılında Keban barajı ile yapımına başlanmıştır. 3 Nisan 1977 yılında ise Urfa Harran Ovasına su götürecek Urfa Tünelleri’nin temeli atılmıştır. Burada 1.693.027 hektar arazi sulanacak ve 27 milyar 345 milyon kilovat/saat elektrik üretilecektir.

*Bu gün “Atatürk Barajı” adı verilen “Karababa Barajının” inşaatına 24 Şubat 1980 tarihinde başlama talimatı verilmiş ve 4 milyar liralık kredi bulunarak 23 Temmuz 1980 tarihli Resmi Gazete ile ilan edilmiştir. Ancak 12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra ihtilalcilerin “Biz borç ödeyemeyiz” demesi ile rafa kaldırılmıştı. 3 Kasım 1983’de aynı kararlara dayanılarak yeniden inşasına başlanmış ama aradan geçen 22 yıldır yapımı devam etmektedir.

*Bir ülkenin kalkınmasında altyapı asla inkâr edilemez. Altyapısı olmayan bir ülke önce bu altyapıyı oluşturması gerekir ki buna dayanarak kalkınma trendine geçsin. Altyapı yoldur, barajdır, elektriktir, üniversitedir. Almanya’nın, Japonya’nın, Fransa’nın altyapısı vardı. Bunun için 1945 yılında savaşla yerle bir olsa da kısa zamanda kalkındı. Çünkü yolu vardı, üniversitesi vardı ve mühendisi vardı. Bir insan en az 40 senede yetişir. Yol olmadan hiçbir şey yapılamaz, ticaret olmaz, madenler işlenmez, dolaşım olmaz, üretim olmaz.

*1965 yılına kadar Türkiye’de yol yoktu, okul yoktu ve üniversite yoktu.

*Sadece 3 üniversite ve 3 tane barajı vardı. Enerjisi yoktu ve yetişmiş mühendisi yoktu. Önce bunların oluşması gerekiyordu.

*1950 yılında her şeyi dışarıdan alan Türkiye 1980 yılına gelince 600 kalem mal üretip dışarıya ihraç edecek seviyeye çıkmıştır. Buna göre de ihracatta ilerleme kaydetmiştir. 1965 yılında I. Plan döneminde 2 milyar dolar ihracat öngörülmüştü. Bu rakam 1980 yılına gelince 20 milyar dolara çıkmıştır.

1950 yılında 400 bin ton çimento üreten Türkiye 1980 yılına gelince 20 milyon ton çimento üretmeye başlamıştır. 1950 yılında 100 bin ton olan demir üretimi 1980 yılına gelindiğinde 3 milyon 100 bin tona çıkmıştır. (S. Demirel, Türkiye’nin Siyasi ve İktisadi Panoraması, 30, 45, 57 vd. (1978 yılı Meclis Bütçe Görüşmeleri.) Bunun sebebi yapılmış olan yeni 50 çimento fabrikasıdır.

*Eğer 12 Eylül 1980 ihtilali yapılarak yatırımlar durdurulmamış olmasaydı GAP, DAP (Doğu Anadolu Sulama Projesi) Büyük Konya Ovası Sulama Projesi, Iğdır, Çarşamba, Bursa, Manisa, Antalya, Aksaray, Aras Ovası, Menderes Havzası ve Ceyhan Ovası Sulama Projeleri hayata geçecekti.

*1923 yılında Türkiye’de bir Üniversite mevcut. 1950 de 3 üniversite varken 1980 yılına gelince bu sayı 57 ye çıkıyor. Daha bunlar gibi yapılan yatırımlar ile büyük bir imar ve inşa hareketine başlanmış ve bitirilmiştir.

*Türkiye’nin her yeri yol ağları ile örülmüştür. Türkiye’de gidilemeyen yer kalmamıştır. Bu döneme Türkiye’nin kalkınma dönemi denebilir. 1980 sonrası elle tutulur bir yatırım hamlesi yapılamamış yapılanların gelirleri bölüşülmüştür.

*Dini Hizmetler olarak bu dönemde diyanete bütçeden büyük paylar ayrılmış ve yüzlerce Kur’an kursu açılmasına müsaade edilmiştir. Yine binlerce Cami yapılmış ve yapılan her camiye kadro tahsis edilerek 60.000 camiye kadro verilmiştir. Bu dönem içinde cami sayısı okul sayısını aşmıştır. İmam-Hatipler kadrolarına kavuşturulmuştur.

*İmam-Hatip Liselerinin sayısı 450’ye çıkarılmıştır.

*10 adet “İslam Enstitüsü” açılmış İmam-Hatip Lisesi öğrenci mezunlarına ihtisas yapma ve yüksekokul mezunu olma imkânı sağlanmıştır. 12 Eylül sonrasında bunların ikisi Yozgat İslam Enstitüsü ve Erzurum İslami İlimler Akademisi kapatılmıştır.

AP’nin dine yaptığı hizmetlerin en büyüğü 1979 Ramazan ayında Ayasofya’nın “Hünkâr Mahfili”ni ibadete açarak minarelerinden Ezan okutması ve “Hırka-i Şerif”te 24 saat Kur’an okutma geleneğini yeniden başlatmış olmasıdır. 12 Eylül ihtilali ilk olarak bunu kapatmıştır.

*DP lideri Menderes “Bu millet Müslüman’dır, Müslüman kalacak” diyordu. Süleyman Demirel ise “Herkes göğsünü gere gere, ‘Ben Müslümanım!’ diyecektir” diyerek Laiklik politikasını bu sloganlar üzerine bina etmiştir. Bunda da başarılı olmuşlardır.

*Sosyal güvenlik bakımından “Bağ Kur” müessesesi ile esnafların emekli olmaları sağlanmıştır.

*Yine kimsesiz dul ve garipleri korumak amaçlı olarak “65 Yaş Maaşı” bağlanmıştır. Bu hizmetlerle milyonlarca insana devletin şefkat eli uzatılarak sosyal devlet anlayışı yaşatılmıştır.

*Dış politikada AP İslam Ülkelerine dostane münasebetleri geliştirmeye yönelik bir politika izlemiştir. 1969 Arap-İsrail savaşında Müslüman Arapları açıktan destekleyerek Müslüman devletlerin sempatisini kazanmış, 22–25 Eylül 1969 tarihinde ilk olarak Fas’ın başkenti Rabat’ta toplanan İslam Devletleri Zirvesinde ülkemizi Dış İşleri Bakanımız İhsan Sabri Çağlayangil temsil etmiştir. (Prof. Fahir ARMAOĞLU, 20. Yüzyıl Tarihi, (1983-Ankara) s. 629 ve 845) Bu da bizi İslam dünyasına yaklaştırmıştır.

BAŞBAKANLIK DÖNEMLERİ

27 Ekim 1965 - 16 Mart 1971

31 Mart 1975 - 21 Haziran 1977

21 Temmuz 1977 - 5 Ocak 1978

12 Kasım 1979 - 12 Eylül 1980

20 Kasım 1991 - 16 Mayıs 1993

CUMHURBAŞKANLIĞI

16 Mayıs 1993 - 16 Mayıs 2000

Secattin Büyükdavraz-Hedef tv-gazete32

Yukarıdaki yazıda katkım yoktur. Şunu ilave edeyim.İsanları seversiniz, sevmezsiniz.Bu tercih sizin ama, yine bir söz vardır :

Yiğidi öldür hakkını kem etme

Ama,Neyzen Teyfik’in bir sözü ile yazımı bitireyim.

Mutluluğu çorba yapıp,

Elimize çatal verdiler.

Bizi çıkmaz sokağa bırakıp,

Yolun açıkolsun dedi   İ……. Ler.

Bu yazı toplam 506 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.