1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Demokrasi Sınavı
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Demokrasi Sınavı

A+A-
Ve seçimler yapıldı.
Halkımız tercihini yapıp kendisini yönetecek kimseleri parlamentoya gönderdi. Yaklaşık 54 milyon insan yine yaklaşık 174 bin sandıkta oy kullandı. Sandık yanılmaz. Ancak Başbakan’ın memleketi Konyalı, kendi öz evladına sahip çıkmada diğer seçimlere göre cılız kaldı. Milletin iradesine kim olursa olsun saygı duyulmalıdır. Benim dediğim, “Benim partim kazandı değil.” Milletin iradesi kazandı.
Bence bu seçimin galibi her ne kadar AK Parti gibi görünse de, hiçbir parti değildir. Çünkü AK Parti’deki erimeye karşılık, CHP’de büyük kayıp var. MHP istediğini bulamadı. HDP ise seçimin en karlı siyasi kadrosu olarak parlementoya girecek. Diğer partiler ise küçük ama, dikkat çekici oy aldılar.
Bundan dolayı diyorum ki, bu seçimin galibi milletimizdir. Kimse şu kazandı, bu kaybetti hesabı içinde olmamalıdır. Herkes seçim öncesi yaptıkları propaganda döneminde eteklerinde taşı döktüler. Şimdi hizmet dönemi. Şimdi Türkiye için, millet için çalışma dönemi başlamalı , tek parti iktidar olamayacağına göre milli bir mutabakat hükümeti kurulmalıdır. Muhalefette kalan birlik olmalı, Milli bir mutabakat yapılmalı ve ülkenin kalkınması, milletin huzur ve refahı için çalışmalıdır.
Demokrasinin evrensel tarifi, sandıktan çıkanın ülkenin yönetimine sahiplenmesidir. Bunun dışındakiler ise muhalefet yapmasıdır. Bizde ise Demokrasi “Ben kazanırsam iyidir, ben kaybedersem kötüdür” mantığı var. Muhalefet yapıcı olmaktan çok, eleştiri oklarını kullanmakta ve yıkıcı taşeron rolünü almaktadır.
Halkın tercihi ne ise, sandıktan kim çıkmış ise hepimiz, ama, hepimiz buna uymalı. Yanlışlar usul ve üslubuna göre söylenmeli, iktidar da bunları değerlendirmelidir.
Türkiye’de tüm kesimlerin ‘tarihi ve kritik’ olduğu konusunda anlaştığı 7 Haziran genel seçimleri, ülkede tırmanışı hiç bitmeyen gerilimli bir ortamda yapıldı.Bunun en son örneğini Diyarbakır patlamasında gördük.
Kimse, ama hiç kimse ve ülkesini, vatanını, bayrağını seven dış ve iç mihrakların kışkırtmalarına alet olmamalıdır. Seçimden iki gün önce HDP’nin Diyarbakır mitinginde patlayan bombalar sonucu 4 kişinin hayatını kaybetmesi 7 Haziran’la ilgili sorulara yenilerini ekledi. Seçimin iki en güçlü rakibi olarak gösterilen iktidardaki AK Parti ile Kürt siyasetinden yola çıkıp tüm Türkiye’yi kucaklayacak bir parti iddiasını ortaya koyan HDP arasındaki seçim rekabeti sandığa nasıl yandığını gördük? Seçime ilk kez bağımsız bir parti olarak girmeyi kararlaştıran HDP, yüzde 10 barajını aştı? Seçimi “Kurtuluş Savaşı” olarak ilan eden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu iddiası pek tutmuş görünmüyor. Diğer partiler CHP ve MHP bunu tam tersine çevirmeye, seçimi AK partiye karşı kazanılmış bir zafer gibi göstermek isteyecektir. Bence bu doğru değildir.
Bugün Türkiye’de yeni bir dönem, yeni bir bekleyiş başlayacak. Piyasalar beklenti içinde. Ekonomi hangi yolu takip edecek. Halk tabloya nasıl bakacak. Bunlar hep soru işareti olarak önümüzdedir. En önemlisi de hükümet nasıl oluşacak?
Kanaatim ve tecrübelerim göstermektedir ki, AK parti ve özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başkanlık hayali şimdilik rafa kalkacak ve daha önce dillendirildiği gibi ve tüm partilerin de istediği gibi yeni bir anayasa hazırlanacak ve yakın gelecekte bir seçime daha halkımızın hazır olması gerekir.
 
Bu yazı toplam 105 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.