1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. DEMOKRASİ VE SEÇİM
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

DEMOKRASİ VE SEÇİM

A+A-

İnsanları yönetme biçimleri içinde insan ruhuna et yakın, adaletli yönetim biçimi demokrasidir. Demokrasinin vaz geçilmezleri arasında ise seçme ve seçilme vardır.

Şunu herkes kabul etmek zorundadır. Demokrasilerde halkın kendi kendisini yönetme  biçimi demokrasi olduğuna göre, halkta kendisini yönetecek kimseleri kendisi hür vicdanı ve iradesi ile seçer.

Kimse “ Ben kazanırsam demokrasi iyi, ben kaybedersem demokrasi kötü” deme hakkına sahip değildir.

Geçen süre içinde Türkiye’de hep böyle oldu. Hata olduydu, yanlış olduydu, çalma- çırpma olduydu lafları artık geride kaldı ve kalmalıdır.

Dün ne diyorduk ?
“Atı alan Üsküdar’ı geçti”

Çünkü gerçekten öyle olmuştu. Bugün Atı başkası aldı ama, bir türlü Üsküdar’ı geçti demek için kendimizi kabullendirmiyoruz.

Yine Hz. Mevlana ne diyor ?

“Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım “

Evet, artık dün dünde kalmalı ve yeni şeylere bakmak lazım.

Elbette hukuki yollardan insanlar veya kurumlar hakkını aramalı ama, baskı olmadan, şantaj olmadan ve insanları psikolojik baskı altına sokmadan bunlar yapılabilmelidir. Yoksa bunun adı ne demokrasi olur, ne hak aramak olur.

Bunun adına dense dense, baskı, despotizm denir.

Türkiye’nin çok önemli alanlarda sorunları vardır.

İşsizlik başlı başına bir sorundur.

Terör başlı başına bir beladır.

Ekonomi tam anlamıyla sıkıntıdır.

İşçi, emekli, çalışanların , çiftçinin sorunları var.

Pahalılık, enflasyon almış başını gidiyor.

İnsanlar geçinmekte  zorlanıyorlar.

Akaryakıt, elektrik ve diğer ihtiyaçlar adeta dev adımlarla yükseliyor.

Ne yazık ki, bunları 3-4 aydır bir kenara bıraktık hala bir yerel seçime, hala bir yerel seçim sonuçlarına takılı kaldık.Eğer kaybeden varsa, eğer kazanan varsa bunu kendi içinde değerlendirmelidir. Nedenleri de ortaya koymalıdır.

AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı  R. Tayyip Erdoğan  geçtiğimiz günlerde  “Yerel seçimlerde kim ne derse desin, daha 4,5 yıl iktidar bizde. Bundan sonra 4,5 yıl içinde Türkiye’nin sorunlarına odaklanacağız.”  Dedi.

Çok  doğru ve yerinde bir karar.

Ancak yine son günlerde yapılan konuşmalarda toplum gerilmekte,  adeta halk ne yapacağını şaşırmaktadır. Artık halk kavga, gürültü ve gerilme yerine kendisinin sorunlarının çözülmesini, işsizliğin azaltılmasını, hayatın normale dönmesini, pahalılığın önlenmesini ve kucaklaşmayı beklemektedir.

Cumhurbaşkanı  R. Tayyip Erdoğan  geçtiğimiz günlerde bir sendikanın toplantısında  :
“Kimse memurun işine son veremez,.Biz varız” dedi.

Bu söze şaşırdım.Ortada fol yok, yumukta yok bu lafta neyin nesi ?
Elbette haklı ve hakkıyla işini yapan memur- işçinin ekmeğiyle kimse oynamasın. Hangi siyasi görüşte olursa olsun, eğer görevini yaparken, siyaset yapmıyorsa bırakın çalışsın. Yalnız ideolojik şekilde, sadece bankamatik memuru- işçisi olanlar ve asalakları temizlemekte yöneticilerimizin görevi olmalıdır. Bırakalım şu veya bu partili olmalarını. İşini düzgün yapan kimselerin hiç kuşkusu ve korkusu olmamalıdır. Türkiye’nin birlik ve beraberliğe, kucaklaşmaya dünden bugün daha çok ihtiyacı vardır.

Konya’mız Türkiye’ye örnektir. Bakınız  yeni seçilen belediye Başkanları kol kola ve kimsenin başını ağrıtmadan işlerini yapmak için birlik- beraberlik içinde görevini yapmaktadırlar. Bu örneği Türkiye almalıdır. Yöneticilerimiz almalıdır. Halk almalıdır.

Dış güçlere fırsat verilmemeli ve lafı eğip- bükmeden herkes görevini yapmalıdır.Halkın verdiği oya herkes saygı göstermelidir. Bundan sonrası ise laf-ı güzaftır.

Bu yazı toplam 588 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.