1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Demokrasi Ve Türkiye
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Demokrasi Ve Türkiye

A+A-
Türkiye’de siyasetçiler, iş adamları, sanatçılar, gazeteciler, akademisyenler, işçiler, esnaflar, köylüler, memurlar, din adamları, ateistler, neleri konuşuyor neleri tartışıyor?
Demokrasilerde; ayrıcalıklı kişi, sınıf, zümre yoktur. Kanun önünde herkes eşittir.Bugün ülkemizde bunlar sağlanmaya çalışılmaktadır.
Demokrasilerde, hukuk devletinde; suç işleyen milletvekilinin dokunulmazlığı yoktur.Bizde ise dokunulmazlık zırhına güvenenlerin cenneti vardır. Dokunulmazlık kürsü dokunulmazlığıdır. Yani sadece meclis kürsüsündeki konuşmalarından dokunulmazdır.
Hırsızlık, terör örgüt üyeliği, kalpazanlık, rüşvet, zimmet, görevi kötüye kullanma gibi suçlardan yargılananlara dokunulmazlık, çağdaş demokratik sistemlerde söz konusu değildir. Biri hakkında suç isnadı, bir iddia varsa, aslanlar gibi gidip, tarafsız ve güvenilir yargı karşısına çıkmalı, kimliği, ünvanı ne olursa olsun hesabını vermeli, suçu varsa cezasını çekmeli, suçu yoksa aklanmalıdır.Siyasetçi, sandıkta halka hesap verir düşüncesi, sadece Türkiye’ye özgü yaklaşımdır. Kim olursa olsun, herkes her zaman hesap vermeye ve her platformda hazır olmalıdır.
Demokrasilerde; cumhurbaşkanı da, başbakan da, bakan da milletvekili de yargılanır.Dünya’da Demokrasi İndeksinde araştırmaya göre 167 ülke, yönetildikleri siyasi rejim dikkate alınarak dört gruba ayrılmış.
1) Tam demokrasiler...
2) Kusurlu demokrasiler...
3) Hibrit- Karma rejimler...
4) Otoriter rejimler...
Türkiye; Nikaragua, Tanzanya, Filistin, Uganda, Sierra Leone, Pakistan, Haiti gibi ülkelerle birlikte, Hibrit-Karma rejimler grubunda yer bulabilmiş! Hibrit-karma rejim yani Demokrasiyle yönetiliyormuş gibi görünen baskıcı rejim.Bugün bunlar kırılmaya, bu rejimin yanlışları düzeltilmelidir. Bunun için imkan vardır.
Gerçek demokrasi sınıflandırmada;
Bölünme özgürlükleri yok,Devletin kurumlarını altüst etmek yok.
Yürütme; yasamaya ve yargıya hiçbir şekilde müdahale etmez.
Yasal olan, Protesto hakkına, yaşama hakkı kadar önem verilir.
Halkın yönetime katılım durumuna,Kadın-erkek eşitliğine,
Basın ve ifade özgürlüğünün olup olmadığına,
Siyasi partiler arasındaki fırsat eşitliğine, ancak bu siyasi partilerin de ülkenin menfgaatlerini, milletin bölünmez bütünlüğünü, terör örgütü payandalığı yapmamalıdır. Yapıyorsa bunlara siyasi parti denmez, denilmemelidir.
Demokrasi kültürünün yerleşip yerleşmediğine,Sivil toplum örgütlerinin gücüne bakılır.Türkiye; Okuma kültürünün gelişmediği, seçilmişlerin, bürokratların, iş adamlarının yargısal bağışıklığa sahip olduğu bir ülkedir.Özgürlük, insan hakları gibi demokrasi de; yozlaştırılmaya, suistimal edilmeye uygun kavramdır.
Toplumun suç işleme özgürlüğü yok ama toplumu yönetenlerin ve milletvekillerinin suç işleme özgürlüğü var diyen bir rejimin, demokratik rejim olduğundan bahsedilemez.
Anayasayı yasaları kendi amaçları için kullanan siyasetçilerin ayrıcalıklı olduğu rejim Demokratik rejim değildir.Demokratik rejim; kuvvetler ayrılığına dayalı bağımsız yargının varlığı ile sağlıklı işler.
Herkesin eşit olmadığı, kişi sınıf ve zümrenin ayrıcalıklı olduğu bir rejim; sömürünün despotizmin egemen olduğu rejimdir.Türkiye; kurum ve kurallarıyla işleyen Demokratik bir rejime kavuşmalıdır.Bunun içinde uzunca zamandır ifade edilen sivil bir anayasa gereklidir.
Türkiye; hukuk devleti olmalıdır. Sözde olan bir hukuk devleti değil, gerçek bir hukuk devleti ve bunun kuralları olmalı, bu kuralları kimse kendi isteğine göre bozmamalıdır.






 
Bu yazı toplam 44 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum