1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Demokrasilerde Muhalefetin Rolü
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Demokrasilerde Muhalefetin Rolü

A+A-
Bilindiği gibi demokratik ülkelerde, yapılan seçimleri kazanarak, ülkeyi yönetmeye talip çeşitli partiler olur. Çünkü tek partiden fazla partinin bulunması aynı zamanda demokrasinin olmazsa olmazıdır.
Bizim ülkemizde de sayısını ancak, ilgili kimselerin bilebileceğini zannettiğim kadar çok parti mevcuttur. Nitekim son seçimde yirmi civarında parti seçime katılmış bulunmaktadır.
Partilerin ülkeyi yönetmeye talip, ortak düşünceye sahip insanlardan oluştuğunu düşünen bir insan bugün Türkiye’deki parti sayısına bakarak, bir memleket ne kadar da çok farklı düşüncelerle yönetilebilirmiş diye düşünmekten kendisini alamaz.
Zira farklı yönetim temelde farklı düşüncelerin oluşmasından kaynaklanır ve bunu icra edecek bir topluluğa da ihtiyaç vardır.
Fakat her seçimden sonra gördüğümüz, genellikle, bir partinin iktidar olduğu ve birkaç partinin de muhalefette kaldığı olgusudur. Bu gidişle bundan sonraki seçimlerde de daha farklı bir durum görmeyeceğimizdir.

Çünkü seçimlerde iktidarda olan parti dışında, vatandaşın oylarını bir noktada toplayacak ve ‘seçmenlere çok haklı’ dedirtecek fikir üreten veya yapacağı icraat programını ortaya koyarak seçmenin karşısına çıkan bir parti yoktur.
İktidar olan partinin yaptığı her işe karşı çıkmak muhalefet partisi olmak demek değildir. Muhalefet partisi veya partileri yanlış olan bir şeyi gerekçeleri ile ortaya koyarken, aynı zamanda, nasıl yapılırsa doğru olur noktasında da bir fikir belirtmeli ki, seçmen vatandaşlar onun daha iyi olduğunu anlayabilsin ve tercih sebebi bulabilsin.
1950 yılında yapılan seçimlerde büyük bir çoğunlukla iktidara gelen parti yeni kurulan bir parti idi. O yılda muhalefete düşen CHP aradan bu kadar yıl geçtikten sonra dahi tek parti olarak iktidara gelemedi.

1960 ihtilâlinden sonra CHP nin Genel Başkanı İnönü her ne kadar kurulan bazı hükümetlerin Başbakanı yapılsa da o yıllarda yapılan hiçbir seçimi kazanamadı.
Ondan sonra lider olan Ecevit de en popüler olduğu 1973-77 yılları arasında dahi, diğer partilerden gerçekleştirdiği transferler dışında kurduğu hükümet hariç, tek parti olarak iktidara gelemedi.
Buna mukabil, görebildiğimiz kadarıyla, hep yeni kurulan partiler iktidar oldular. Menderes, Demirel ve Özal ile Erdoğan partilerini kurdukları yıllarda iktidar olan liderlerdir.
İnsan şöyle düşünür: Yıllar önce kurulmuş ve hatta zaman zaman iktidar ortağı da olmuş bir parti geçirdiği tecrübelere dayanarak, hatalarını da tespit edip onları da düzelterek seçmenin karşısına çıkması ve iktidar olması daha kolaydır. Fakat maalesef bu CHP için hiç mümkün olmamıştır.
Çünkü hep muhalefette kalmış ve muhalefet olarak da tek yaptığı iş, iktidarın yaptığına karşı çıkmaktan ibaret kalmıştır.
Diğer muhalefet partilerinin durumu da bundan farklı değildir. Kuruldukları günlerde ne iseler bugün de aynıdır. Ne uzadılar ne de kısaldılar. Kendi iç çekişmelerinden dik durmaya pek fırsat bulamadılar. Tesadüfen önlerine çıkan fırsatları da değerlendiremediler.
Aksine şunu söyleyebiliriz: İktidardaki partiyi yıpratabilmek uğruna Memleketin aleyhine olacak davranışta bulunmak ve bu yolda fikir üretmekten de geri durmadılar.
Bu durum aynı zamanda şunu da göstermektedir: Milletimizin sağduyusu her düşünce ve davranışın önünde ve üzerindedir. Bir parti iktidar olmak istiyorsa milletinin sağduyusunun farkında olmalı ve bunu bilmelidir.



 
Bu yazı toplam 108 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.