1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Demokrasimiz Ve Cumhuriyetimiz
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Demokrasimiz Ve Cumhuriyetimiz

A+A-
Bizde yanlış bir algılama vardır.
Demokrasi ile Cumhuriyet eş anlamlı olarak algılanır ve bu nedenle birçok kavramları da karıştırırız.
Demokrasi ile Cumhuriyet 1923 yılından bu yana eş anlamlı olarak kabul edildi. Hâlbuki siyasi ilimler terminolojisinde Demokrasi ve Cumhuriyet, farklı anlamda kelimelerdir. Cumhuriyet Devlet Başkanının irsi olmadığını gösteren bir kelimedir. Demokrasi ile ne Cumhuriyet, ne monarşinin hiçbir alakası yoktur. Bir Cumhuriyet’te monarşi de, demokrasi de olabilir. İşte İran Cumhuriyeti,
İşte Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve bazı ülkelerdeki uygulanan ya da kaldırılan rejimler bunlardandır. Yine bir Cumhuriyet’te, bir monarşi’de totaliter bir yönetim olabilir. İşte Suriye, işte Suudi Arabistan, İşte geçmişte Libya…
İngiltere ve Hollanda devletlerindeki yönetimlerde krallık ama, hiç yukarıdaki bahsettiğim yönetimlere benzer mi?
Diğer bir yanlışımız 1923 te yönetimin Osmanlı hanedanından alınıp halka verildiği yanlışıdır. Bu iddia iki bakımdan yanlıştır. Bir defa 1923 ilan edilen cumhuriyet bir demokrasi yönetim biçimi değildir, halk yönetimi olsun. Türk halkı bu tecrübeyi çok partili döneme geçiliş tarihi olan 1946 dan bu yana yapıyoruz.
Son dönemde Osmanlı İmparatorluğunun yönetim biçimi meşrutiyet idi ki, buna “Taçlı demokrasi” demek gerekir. Bugünkü Belçika, İsveç, Norveç, Danimarka, İspanya ve benzeri ülkelerde ki rejim bu rejimdir. Hükümetlere güvenoyu veren veya gensoru, yani güvensizlik oyu ile hükümetleri görevden uzaklaştıran Meclisi ayan oluşturuldu.
Meşrutiyet Anayasasında halkın padişah dediği hakan- halifeye verilen payeler, sadece sembolik idi. Bütün taçlı demokrasilerde, bir hassa birçok etnik kökenli insanları aynı çatı ve aynı yönetim altında bulundurup yöneten imparatorluklarda mevcuttur.
Osmanlı’da 1908 den sonraki üç padişahın mesela 1909-1918 yılları arasında 5. Sultan Mehmet Han’ın fiili yetkilerinin bugünkü en demokratik Avrupa hükümdarlarından fazla olduğu söylenemez. 1923’ten sonra da layıkıyla kullanılmamıştır. Halen eksikleri vardır. 1923 te irsi olan devlet başkanlığının seçimle olacağı kabul edilmiştir. Bunun adı cumhuriyettir. Atatürk ve yakın arkadaşları böyle istedi. Bunun için halk arasında bir referandum filan yapılmadı. Zaten Cumhuriyet, milletvekillerinin ancak yarısı kadarının gece meclis oturumuna katılıp müzakeresiz biçimde oylanıp kabul edilmiştir. Diğer milletvekillerine oturuma katılmamaları için haber gönderilmiş, ayrıca gelmemeleri içinde evlerinin önüne polis dikilmiştir.
Türkiye’de 1923 te Milletvekili sayısının, cumhuriyet için oy verenlerin iki misli olduğu açık olarak bellidir. Şunun açıkça belirtmek isterim ki, Cumhuriyet’e karşı olan, ya da Osmanlı yönetimini istemeyen birisi değilim. Osmanlı’yı inkar ederek, o günkü rejimi yetersiz saymak, Cumhuriyeti de gereksiz gören birisi asla olamam. Cumhuriyet ve Demokrasi ne kadar gelişmiş olursa, insanlık için o kadar yaşam kolaylaşır. Devlet Başkanının seçimle gelmesi 1950 yılına kadar sembolik mahiyette idi. Çünkü 1946 yılına kadar ülkede tek parti rejimi vardı. Demokrasi hür seçime dayanan bir rejim şeklidir. Cumhuriyet kurulduğundan bu yana bu anlamda günümüzde de demokrasi yeterli düzeyde değildir.
Teşkilatlanmış her fikir ve propaganda, bir birinin zıttı da olabilen partilerin serbestçe seçime girip, hilesizce kazanıp, kaybettiği rejimdir. Demokrasi asker ve yargıcın asla politikaya karışmayıp çok saygın durumda bulunduğu bir rejimdir. Tarihi gerçekleri saptırıp halkı kandırmaya uğraşmak yerine, milli irade üzerindeki yaşat ve kısıtlamaları kaldırıp yeni bir düzen kurulmalıdır. Bu düzen layıkıyla işletilmeli ve benlik duygularından arınılmalıdır. Ancak bu ne zaman yapılabilir, bunu zaman içinde yaşarsak görebileceğiz. Ancak günümüzde demokrasi iktidarda olan partilerin liderlerinin istediği şekilde gitmektedir.
 
Bu yazı toplam 28 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.