1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. DEMOKRASİYE GEÇİŞ
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

DEMOKRASİYE GEÇİŞ

A+A-

Kısa anlatmak gerekirse Osmanlı Devleti’nin  yıkılmasıyla yaşanan kaos ve sıkıntılar  Atatürk ve silah arkadaşlarının  ortaklaşa yürüttüğü mücadele sonunda, Sevr antlaşmasının  reddi, Lozan Barışı ile  1923’de  Yeni Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş, o günden  1946 yılına kadar ülkeyi  tek parti yönetmişti.

1945 yılından itibaren Türkiye'de iç politika gelişmeleri gözle görülür bir şekilde hızlanmıştır. Halkın yıllardır süren tek parti idaresinden hoşnutsuzluğu II. Dünya Savaşı'nın ekonomik sıkıntılarıyla birleşince had safhaya ulaşmıştı.

Türkiye savaşa girmemişti ama savaşın tüm sıkıntılarını yaşamıştı. Ekmeğin karneye bağlanması, şeker yerine üzüm ve incir gibi tatlandırıcıların kullanılması ve karaborsanın alıp yürümesi karşısında halk,  bunların sorumlusu olarak Cumhuriyet Halk Partisi idaresini görmekteydi. Halk tek parti döneminde CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün çağdaşları Mussolini ve Hitler gibi "Diktatör bir yönetim" izlediğini düşünüyordu. Bu fikrin destekleyicilerinden Prof. Dr. Ali Fuat Başgil, "Köylerde jandarma dipçiğine, şehirlerde polisin copuna dayanan bir terör kurulmuştur." demektedir.

1945'lerde değişen dünya koşullarının, Türkiye'yi ön plana çıkaran değişimi sonucu Türk toplumunda belirli bir hareketlilik yaratmıştı. En önemlisi olarak Türkiye'de giderek daha da gelişen ticaret ve tarım burjuvazisinin artık tek partinin yönetiminden kurtulmak isteği görülüyordu. Gayrimüslim azınlıklar ise 1942'de uygulanan Varlık Vergisi'ni acısını unutmadılar. Bütün bunlar birleşince artık değişiklik zaruri bir hal almıştı.

İsmet İnönü'nün Türkiye'nin çok partili hayata girmesine etkisi olduğu konusunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Halk Partisi'nin önde gelen isimlerden Faik Ahmet Barutçu Siyasi Anılarında İnönü'nün her ne pahasına olursa olsun bir muhalefet partisi kurma ve onu koruma taraftarı olduğunu belirtmektedir.

İnönü'nün bir muhalefet partisi kurma isteğinde olduğunu Demokrat Partililer şiddetle reddetmektedirler. Demokrat Parti'nin kurmaylarından Samet Ağaoğlu "..İnönü hiçbir zaman demokrasi kavramına samimiyetle bağlı olmamıştır. İnönü'nün devlet adamı olarak şahsi yeterliliği büyüktür, ama yine devlet adamı olarak tarihin en büyük Makyavelist yöneticilerinden birisidir. Toplumu işine geldiği gibi tek parti rejimi ile, fakat gemler hem elinde olmak şartıyla yönetmeyi düşünmüş ve istemiştir."demektedir.
Bir diğer Demokrat Partili Prof. Rıfkı Salim Burçak'ta Türkiye'de Demokrasiye Geçiş adlı eserinde İnönü'nün çok partili hayata geçişteki rolünün ne olduğunu incelemiş ve bu rolün Halk Partililerin abarttığı kadar büyük olmadığını İnönü'nün konuşmalarını kullanarak açıklamaktadır.

Türkiye’de  çok partili  ve demokrasiye geçiş  ise DP’nin kuruluşu ve halkın  “Yeter söz milletindir” sloganıyla  kurulmuş ve DP seçimi kazanmıştır.

7 Ocak 1946'da kurulan ve dört yıl sonra yapılan seçimlerde (14 Mayıs 1950'de) 27 yıllık tek parti dönemini sona erdiren, Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk defa serbest seçimle iktidarı kazanan Türk siyasi partisidir.

Sırasıyla 1950, 1954 ve 1957 seçimlerini kazanmış ve on yıl boyunca (1950-1960) iktidar olmuştur. Demokrat Parti, 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile iktidardan düşürülmüş ve 29 Eylül 1960'ta kapatılmıştır. Demokrat Partinin kısa adı "DP"dir.

Demokrat Parti'nin kökenleri, 1902 yılında yapılan Jön Türkler kongresine kadar uzanır. Bu kongrede Jön Türkler, merkezi otoritenin güçlü olmasını savunanlar ile liberal bir yönetim biçimini savunanlar şeklinde ikiye ayrılmıştı. Birinci grup Ahmet Rıza liderliğinde İttihat ve Terakki adını aldı. İkinci grup Prens Sabahattin çevresinde toplandı ve Osmanlı Ahrar Fırkasını oluşturdu. İttihat ve Terakki anlayışı I. Dünya Savaşı ve ardından başlayan Kurtuluş Savaşı yıllarında TBMM'de Birinci Grup ve sonradan Halk Fırkası'nı en sonunda da Cumhuriyet Halk Partisi'ni ortaya çıkardı.

 İkinci Grup, Ahrar, Hürriyet ve İtilaf ile cumhuriyetin ilanı sonrası Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası adlarıyla partileşti. İşte 1946'da kurulan Demokrat Parti bu İkinci Gruptan nüvelenmiş ve sonunda doğmuştur. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası, henüz cumhuriyet devrimlerinin tam oturmadığı aşamalarda ortaya çıktığı için, demokratik hayatın birer parçası olamadılar ve tarih sayfalarındaki yerlerini aldılar.

Dün bu günün doğuş günüydü.

Türk halkı adına demokrasi geçiş gününü kutluyorum.

 Diriliş Ertuğrul   TV’deki yayınlan dizide Ertuğrul Gazinin dediği gibi, "Gök basmadıkça yer delinmedikçe Türk'ün dilini töresini kimse bozamaz."

Türk halkı  o düsturla yoluna devam edecek. Türk Milletinin birliğini, dirliğini kimse bozamayacaktır. Bunun için birlik olmak, inanmak gerekir. Fitnecilere, teröristlere ve hainlere geçmişte verilen dersi Türk halkı her zaman vermeye devam edecektir. Son örnek ise 15 Temmuzdur.

Bu yazı toplam 216 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.