1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Devlet adamlarımız hatırat yazıyorlar mı? 
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Devlet adamlarımız hatırat yazıyorlar mı? 

A+A-

Cumhuriyet  kurulalıdan beri Osmanlı İle T.Cumhuriyeti  halkın oluşturduğu değişik siyasi, sosyal sınıflar bu  iki devleti biteviye çarpıştırdılar.  Sürekli “O böyle şu şöyle,  bu iyi öbürü işe yaramaz, Koca Osmanlı nerde Anadolu’ya sıkışmış bugünkü devletimiz nerde? Her şeyini bitirmiş, hatta Anadolu’yu bile Sevr ile kaybetmiş, ölmüş bir İmparatorlukla genç modern cumhuriyet  kıyaslamak akla ziyan bir kıyas … “

Bu ve buna benzer  mukayeseler,  yıllardır ülkemizde siyasetin ve okumuş kesimin hep gündeminde olmuştur. Dünyadaki önemli devletlerin/ milletlerin tartıştığı konular arasında tarih vardır. Bu konuda bizim farkımız şu; Duygusal oluşumuz, bu alana da yansımış, aklımızın yerine duygularımızı, tarih biliminin yerine de sevgi, nefret ve siyasi düşüncelerimizi öne çıkarınca yıllardır süren bir hengâmenin içine sürüklenmişiz.

BAŞKANLIK SİSTEMİNİN BEREKETİ

Gerçi son birkaç yıldır bu konuda da ciddi bir olumlu mesafe kaydedildi. Sırf siyasi tarafgirliğimiz yüzünden yıllarca birbirine zıt gibi duran sosyal sınıflar, siyasi gruplar yan yana gelerek yıllardır süren ayrılıklarını bir tarafa koymayı başarmışlardır. Buna en güzel birkaç örnek vereyim; Bundan 10 sene önce Ülkücülerin bir kısmının MHP den ayrılarak bir parti kuracağı ve bu partinin Cumhur İttifakını yıkmak için CHP ile açıktan HDP ile gizliden amaç birliği içine gireceği söylenseydi hiç kimseler inanmazdı. CHP li bir adayın camiye gidip, namaz kılıp, camide Yasin okuyup, dua edeceği söylenseydi herkes "neuzu billah" derdi.

Bunun  tersine bir misal  ise şöyle;  bundan 10 yıl önce  muhafazakarların ve dindarların partisi Ak parti ile, 28 Şubat'ın mimarı, 27 Mayıs savunucusu, Çin sempatizanı Doğu  Perinçek ile Erdoğan'ın, Ak parti ile Vatan Partisinin yan yana geleceği söylenseydi eminim hiç kimse buna inanmazdı. İşte siyaset böyle bir şey. Bu durum aslında kötü bir şey değil. Birebirine çok zıt gibi duran partiler ve gruplar demek ki bir araya gelebiliyorlarmış. Bu tarihte nerdeyse ilk kez oluyor. Niye? Çünkü Erdoğan sayesinde darbelere geçit verilmeyince , Ak Parti de bu kadar uzun iktidarda kalınca, başkanlık sistemi de bu işi zorlayınca bu olumlu netice meydana geldi.

OSMANLI PAŞALARI YAZIYORDU….

Benim bu günkü konum ise aynı mevzuya bir başka açıdan yaklaşmak. Aynı mevzu derken Osmanlı Cumhuriyet kıyaslaması. Tabi aklı başında olan herkes böyle bir kıyasın zaten akli ve ilmi olamayacağını bilir. Bir yanda 600 Yıllık bir Cihan İmparatorluğu, Kuruluş, yükseliş dönemlerinde dünyaya nam salmış, son 50 yılında perişan olmuş bir devlet, öbür yanda 100 yıllık genç bir Cumhuriyet. İkisini tartmak mümkün değil. Ben de zaten böyle ilim dışı akıl dışı bir işe girişmeyeceğim. Ben, her iki devletin devlet adamlarının yazarlıklarına, şairliklerine ve hatıratlarına  dikkat çekeceğim.

Burada bilmemiz gereken ilk gerçek M. Kemal Paşa Olmak üzere, İsmet Paşanın , Kazım Karabekir’in,  Rauf Orbay, Adnan Menderes gibi önemli siyasi figürler Cumhuriyet eğittiği insanlar (paşalar) değil Osmanlının yıkılış dağılış döneminde o günlerin zor şartlarında yetiştirildiği devlet adamı ve  asker şahsiyetlerdir.  Osmanlı birçok konuda olduğu gibi yetiştirdiği askerlerin edebiyat, hitabet, hatırat  gibi konularda başarılı olduğu ortada. Çünkü Mustafa  Kemal bir taraftan cephelerde savaşırken bir taraftandı mektuplar yazmış, dergiler çıkarmış en sonunda da Nutuk’u okumuş. İsmet Paşa ve hele de Kazım Karabekir’in bu konudaki namı pek yüksektir. Buna karşılık Demirel’in,  Erbakan’ın, Çillerin,  Yılmazın ciddi hatıra kitapları yok .(Ecevit ve Özal’ın gazeteciler tarafından derlenen anı kitapları var)  Bu önemli farkın sebebi ne ola ki?

Bu yazı toplam 2165 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.