1. YAZARLAR

  2. Kadir İYİANLAR

  3. DEVLETİ MİLLETİN EFENDİSİ DEĞİL, HİZMETKARI YAPACAKSINIZ
Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

DEVLETİ MİLLETİN EFENDİSİ DEĞİL, HİZMETKARI YAPACAKSINIZ

A+A-

Ne dediysek bir bir çıkıyor. Bürokratlar da baştan aşağı değişmeli dedik, görüyoruz ki, milletvekilleri de kendilerinden şikayetçi. Ulaşamıyoruz, telefonlarımıza bakmıyorlar diyor.

Metal yorgunluk, yıpranma bunların hepsi bahane… Amaç bir çıkış yolu bulmak.

Sayın Cumhurbaşkanımız biz Türkiye partisiyiz, toplumun tüm kesiminin oyuna talibiz derken, bu günler aklının ucundan bile geçmemiştir.

Kaybettiğimiz seçim bölgelerinde neyi eksik yaptık, neden vatandaşın teveccühünü kazanamadık, araştıralım derken, gerçekten tüm Türkiye’yi kucaklamaya and içmiş bir zihniyeti temsil ediyordu.

Sonra, dava, yol arkadaşlarıma anlatamadım, benim kadar mücadele etmediler. Yalnız bırakıldım’la başlayan serüven bu noktaya geldi.

Siz kamuoyu anketlerinde Adalet ve Kalkınma Partisinin Yüzde 50’lerde gezdiğine aman inanmayın.

Bugün seçim olsa alacağı oy yüzde 40’lardadır.

Sayın Cumhurbaşkanımız da büyük bir ihtimal bu tehlikenin farkında ki, teşkilatlara amacımız 50+1 demek zorunda kalıyor.

Sayın Cumhurbaşkanına hak vermeyelim de ne yapalım…

ELİ KOLU O KADAR UZUN DEĞİL Kİ, HER YERE MÜDAHALE ETSİN. Kendi gibi etrafında 10 cesur insan olsa inanın dünya, Türkiye’ye müstemleke gibi bakamaz, saygıyla önünde eğilirdi.

Cumhurbaşkanının mücadelesi ve çabası ne kadar teşkilatları değiştirse de, bürokrasiyi değiştirse de başarısızlığa mahkûmdur.

Neden mi?

Yeni Türkiye demekle olmuyor, sistemi ve hantallaşmış beyinleri değiştireceksin.

Sayın Cumhurbaşkanı bu vatandaşın bir ferdi olarak, geziyor, pat arabasını durdurup, taksici esnafın dertlerini dinliyor, vatandaşla sohbet ediyor, dertlerini dinliyor.  Yani tam bir halk adamı gibi davranıyor. Toplumun her kesimini Başkanlıkta ağırlıyor. Mevki ve makamı bir kenara bırakarak devlet milletin hizmetkarıdır sözünü tam da burada yerine oturtuyor.

Peki üstten alta indiğimizde durum nasıl dersiniz?

Mesela, Konya’da en büyük mülki amir Sayın Valimiz kaç kez arabasını durdurup, esnaf ziyareti yapmıştır, hangi pazara gidip, Pazar esnafının ve tüketicinin sorunlarını dinlemiştir? Kaç kez mesai saatleri başlamadan devletin kurumlarında çalışma saatlerine uyuluyor mu, vatandaşa gerçekten Devlet hizmetkar mı yoksa, acı bir kahve mi sunuyor, denetimi yapmıştır?

Kaç ilçe kaymakamı, masasından kalkıp, ilçe vatandaşlarının sorunlarını dinlemiş, bulunduğu bölgedeki kurumları denetlemiş, ilçe kaynaklarının atıl durumdan kurtarılıp ülke kalkınmasında kullanılması gerektiğini düşünceleriyle beraber bir üst makama bildirmiştir.

Kaç kez mülki amirin kaymakamlarla ayda bir toplantı yapıp, yerinde yönetimle vatandaşın dertlerini  ve çözüm yollarını, bölgenin gelişip kalkınması için yapılması gerekenleri bir rapor halinde ilgili Bakanlığa göndermiştir.

Bu makamlar açılışa katılma, kurdele kesme, sadece İl Genel Meclisi toplantılarıyla doldurulmamalıdır.

Kendimden bir misal vereyim.

Bir kamu kurumda işim vardı, biraz pimpirikliyim. İşimi halletmeden rahat edemem. Sabah yanılmıyorsam mesai 8.30’da başlıyordu, ben 8.20’de o binanın kapısındaydım. Bir çok işi olan vatandaş da benimle birlikte vatandaşın içeri alınacağı zamanı bekliyordu. Neyse mesai saati başlamadan kapılar açıldı, diğer vatandaşlar gibi şahsım da içeri girip, işimi halledeceğim birime ulaşıp, sıra aldıktan sonra bir koltuğa oturdum.

Mesai saati başladı, masalar daha dolmadı, o kadar rahatlar ki, gelen çayını simitini alıyor, masasına oturuyor, bir yandan atıştırırken diğer yandan da aralarında sohbet ediyor. Mesai başlayalı 15-20 dakika oldu, halen gelen var, ben beklemeye devam ediyorum. Sordum ne zaman alacaksınız, bilgisayarlar daha açılmadı, açılsın sonra. Bu arada vatandaşın hizmetkarı olması gereken yaklaşık 20 dakika sonra içeri girip, ceketini çıkarıp masasına oturan memur beyefendi, şahsıma ne dese beğenirsiniz?

Sabah sabah rüyanda mı gördün de bu saatte geldin, diye şahsıma çıkışmasın mı?  Mesai kaçta başlıyor, siz önce mesai saatleri içerisinde görev yerinizde bulunun, mesai başladığında da vatandaşa hizmet verin, benim rüyamda görmem veyahut sabah erken gelmem sizi ilgilendirmez, siz vazifenizi yapmakla görevlisiniz dedim. Memur bey neredeyse beni dövecek. Bu arada şahıstan sorumlu şef geldi. Memura görevini hatırlatması gerekirken, beyefendi sizin işinizi buyurun burada halledelim dedi.

Böyle bir Türkiye’de bir tek Cumhurbaşkanı ne yapsın, önce sistemi, sonra beyinleri değiştireceksiniz ve makamı dolduran bürokratların görev tanımını yeniden yazıp, devleti milletin efendisi değil, hizmetkarı yapacaksınız.

 

 

 

Bu yazı toplam 617 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.