1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

  3. Devletin Başına Bir Kez Daha Millet Gelecek
Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

Devletin Başına Bir Kez Daha Millet Gelecek

A+A-
Bu güzel ve müstesna ülkemde on yıllarca nasıl düşüneceğimiz, neye inanacağımız, nasıl giyineceğimiz, kimi seveceğimiz, kimden nefret edeceğimiz, kime kahraman kime hain dememiz gerektiği, dini, devleti, milleti nasıl algılayacağımız; “devletin resmi ideolojisi” denen ve aslında müstevli ordularının ve yerli işbirlikçilerinin Müslüman Türk Milleti’ne layık görüp dayattığı sınırlarla belirlendi. “Devletin de vatanın da sahibi sadece bizleriz” diyen bu zihniyet, aslında bu yolla memleketin her bir köşesini işgal etmiş, zenginliklerini aralarında paylaşmış, dar alanda kısa paslaşmalar yapıp, topu ortada çevirirlerken memleketin gerçek sahiplerini oyuna dâhil etmeyi asla düşünmemişlerdi, Kökü belirsiz monşerlerin milletimize biçtiği bu elbise hep dar geldi. Allah’tan başkasına boyun eğmeyen ve bu özelliğiyle “ezelden beri hür yaşamış” ve “hiçbir çılgının zincir vurmasına” müsaade etmemiş asil insanımız bu zulümlere ve zorbalıklara sabretti, direndi ve özünü asla yitirmedi.

Başka milletlerin, güç odaklarının, devşirme ideolojilerin, ekalliyetlerin fantezi ve hezeyanlarının oyuncağı olmuş bir devlet anlayışı ve böylesine bir anlayışın sahipleri artık bu milletin sinesinde taşınamaz birer yük haline gelmişlerdi... Bu oyunu fark eden ve maçı kale arkasında uslu uslu seyretmekten bıkan milletimiz her fırsatta bu tezgâhı bozmaya çalışmış, askeri darbelere, muhtıralara, anayasa mahkemesinde oynanan trajikomik tiyatrolara rağmen düşe kalka da olsa yoluna devam etmiştir. Önüne çıkan her fırsatta, her seçimde, iradesini ipotek altına almaya kalkanlara inat, hem küresel baronlara hem de bunların tetikçisi kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirmiştir.

Bugün yine böyle bir seçimin, hepimizin kaderini ilgilendiren çok kritik bir tercihin arifesindeyiz. Bir yanda, küresel sermayenin emir erliklerine gönüllü hizmetkâr olup görevleri çok önceden taksim edilmiş ve emirnameleri ellerine tutuşturulmuş, siyasi lider yerine konulan, konuşlandırılan, milletin ve ülkenin geleceğine dair hiçbir iddia, ideal ve projesi bulunmayan tipler ve bunlara ilave olarak kökü dışarıda bu statükocu cephenin; iradesi dışarıya ipotekli, paralel devlet ve darbe heveslisi, takiyye ve tecessüs müptelası zavallı sefil şakşakçılarının her türlü silahını kullanarak ortaya düştüğü ve halkı ikna etmeye çalıştığı, eski, ceberrut, baskıcı, zorba ve yalnızca mutlu bir azınlığa hizmet eden devlet anlayışına davet var.

Diğer yanda ise milletin içinden gelen, milletin değerlerini önemseyen, bunun mücadelesine canlarını ve ömürlerini adamış, “devlet, ancak milletine hizmet için vardır ve var olmaya ancak böyle devam edebilir” diyen, yüzyıllık tabuları yerle bir etmiş, milletin iradesine ve emanetine ihanet etmemiş, ülkesini her alanda (ekonomik, siyasi, sosyal ve askeri) yukarılara taşırken halkının zalim iktidarlar eliyle acımasızca gasp edilen temel hak ve hürriyetlerine kavuşmasını sağlamış, devlet ve milleti barıştıran, yeniden kucaklaştıran, yeryüzünün her bir köşesindeki mazlum Müslümanların bil kuvve ümidi olan ve bil fiil de ümidi olmaya azmetmiş; bu milletin öz evlâtları ve onların vaat ettiği, küresel oyunu sadece seyretmeye mahkûm edilmiş değil, “benim olmadığım bir oyun kurulamaz ve bu yeni oyunda temel prensip hak ve adalet olmalı” diyen yepyeni bir Türkiye ideali var.

Özetle yapmamız gereken seçim şu dostlar; büyük küresel oyuncuların maşalığını tercih etmiş küçük akıllıların elinde küçük, öz güvensiz, örselenmeye mahkûm, istikrarsız ve iddiasız bir ülke olmayı mı tercih edeceğiz, yoksa kendine ve milletine güvenen liderlerin arkasında kenetlenmiş çelik gibi bir irade ve sınırlarımızı aşan hak ve adalet taleplerimizle âleme nizam vermeye namzet bir ülke mi olacağız. Ben ikincisini, milli ve manevi müktesebatıma uygun olanı, insan fıtratına, millet haysiyetine ve ümmet hassasiyetine daha yaraşır olanı tercih ediyor, artık “devletin başına bir kez daha millet gelmeli” diyorum, ya siz?
 
Bu yazı toplam 86 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.