1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Devletlerarası İlişkilerin Arka Plânı
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Devletlerarası İlişkilerin Arka Plânı

A+A-

Geçmişten günümüze devletlerarası anlaşmalara dayanan müspet manada ilişkiler hep olagelmiştir. Aslında böyle olmasının sağladığı faydalar sayılamaz. Meselâ taraflardan birinin bir davranışının yanlış anlaşılması veya yanlış yorumlanması hiç yoktan iki devlet arasında belki de önüne geçilemeyecek bir harbin çıkmasına sebep olabilir.

Böyle bir durumda sonunda sıkıntı çekmek veya en azından hayıflanmak yerine başta tedbir almak en uygun olanıdır.

Durum böyle olmasına rağmen çoğu zaman görülen şey, önceden yapılan böyle anlaşmalara uyma konusunda, zaman içinde taraflardan birinin sadakat göstermediğidir.

Bu da ister istemez karşılıklı ve eşitlik esasına dayanan anlaşmalar bulunmasına rağmen bir haksızlığa sebep olmaktadır.

Böyle bir durum ortaya çıktığında da milletlerarası hakemlik görevi verilen kurumların bile, uymaları gereken kurallara uygun hareket etmedikleri, görülen olaylardandır.

Bu tür davranışlar daha çok hakemlik yapması gereken kurumların/devletlerin, bazı devletlerin lehine hareket etmeleri şeklinde tezahür etmektedir. Fakat çoğu zaman işler bununla da bitmiyor.

Çünkü kişilerin mensubu bulundukları devlet lehine hareket etmeleri bir dereceye kadar hoş görülebilir, diye düşünülebilir. Ancak böyle davranış ne böyle davrananı ve ne de lehine böyle davranılmış olan devleti yine de her zaman hiç tatmin etmediği görülmektedir.

Zira devletler belli sınırlarla birbirinden ayrılsalar da devleti oluşturan insan unsurları bu ayrılıkların ötesinde birbirleriyle başka yönlerden de bağlı olabilmektedirler.

Bu bağlılık aralarında ortak bir maddi menfaatin bulunması sebebiyle olabildiği gibi, iki ayrı devleti oluşturan nüfusun aynı ırka mensup olmaları da olabilmektedir.

Fakat bunların ötesinde kişileri daha yakın olmaya ve sıkı bir bağlılığa iten başka bir sebep vardır. O da farklı devletleri oluşturan nüfusun aynı dine mensup olmalarıdır. En kuvvetli olan bağ da bu bağdır.

Kişileri birbirlerine yaklaştıran sebep, menfaat birliği olduğu gibi, aynı zamanda, aynı devletin ferleri olmak ve ayrı devlet tebaasından olmalarına rağmen aynı dine mensup olmaktır.

Bu sonuncu sebep ise diğerlerinden daha güçlüdür. Çünkü kişilerin ayrı devletlerin nüfusundan olması, onların aynı dine mensup olmaları sebebiyle birbirleriyle olan yakınlığını ortadan kaldırmaz.

Aksine iki ayrı devleti birbirine yaklaştırır. Bir de bakarsınız sanki bu iki ayrı devlet bazı noktalarda, tek devletmiş gibi hareket etmeye başlar. Bu durum, ileri sürülecek güçlü bir takım sebeplerle de kolaylıkla ortadan kalkmaz.

Bazen aralarında çıkan menfaat çatışması görülse bile çoğu zaman kısa sürede bu durum bertaraf edilir. Özellikle de böyle bir çatışmadan başka dine mensup devletlerin faydalanacağı bir durum söz konusu olursa.

Aralarındaki ihtilâf çatışmaya varsa bile, çatışma hemen birleşmeye dönüşür. Gerekirse arlarındaki bu çatışmayı küllemeyi ve rafa kaldırmayı çok iyi bilir ve becerirler.

İşte Almanya’nın iktidarda bulunan partimizin karşısına çıkmasının ardından, Hollanda ve diğer Hıristiyan devletlerin tavırlarının da altında yatan ve onları birleştiren aynı dine mensup olmaları ve Türkiye nüfusunun da kendi dinlerinden olmamalarıdır.

Bu yazı toplam 186 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.