1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Devremülk Tuzaklarına Sadece Bir Örnek
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Devremülk Tuzaklarına Sadece Bir Örnek

A+A-
Değerli okurlarım, ramazan bayramı öncesi çıkan yazımda son zamanlarda artan devremülk satışı amacıyla kaplıca alanlarına taşıyarak veya yemek davetlerine çağırarak nerdeyse zorbalıkla diye tabir edilebilecek satışlara dair dikkatli davranılmasını ve bu tür davetlere asla tevessül edilmemesini ifade etmiştim. 
Bu konu çok ehemmiyetli olduğu için ısrarla üzerinde duruyorum. Lütfen ciddiye alın. Yola döşenen satış tuzaklarına dair bilinçli hareket edin. Eğer gerçekten niyetiniz varsa ilk görüşmenizde önünüze konulan hiçbir belgeye imza atmayın. Eğer cömertçe imza atmaya kalkışırsanız, devamında başınıza gelecek olan riskler karşısında da ağlayıp sızlamayın.
Ne kadar cazip tekliflerle gelirlerse gelsinler. “Ben bir düşüneceğim. Bir bilene danışıp size döneceğim” diyerek kurtulmaya bakın. Zaten o andan itibaren üzerinizde ki baskıları yoğunlaştırmaya başlayacaklardır. Hatta yumuşak ve samimi tavırların yerini daha sert ve baskıcı bir üslup alacaktır. Zaten o tutumlarını gördüğünüz takdirde sizin nasıl bir borcun içine sürüklendiğinizi anlamanız fazla zaman almayacaktır. Önceki yazımda da ifade etmiş olduğum gibi imzadan sonra vazgeçmek istediğiniz takdirde ortada hol yok yumurta yokken dahi o imza yüzünden imzaladığınız sözleşme ve senedin iade edilmesinin ana şartı olarak toplam bedelin % 20’sini ödemeniz talep edilecektir. Ödemediğiniz takdirde senet ellerinde kalacak.
O aşamadan sonra….
Allah kurtarsın…
Google’den biraz araştırma yapmanız yeterli olacaktır.
Bakın ben sizin için kısa bir araştırma yaptım. Karşıma neler çıktı neler!..
Gelin birlikte sadece birini okuyalım.
Haa! bu arada bu yaşananların sadece cüzi bir kısmıdır.
Ramazan ayıydı. Beypazarı'nı gezdireceğiz ve sonra iftar vereceğiz dediler. Öğlen 12:30'da Ankara Tren Garının önünde buluştuk. Lüks otobüslerle dedikleri gibi bizleri Beypazarı'na götürdüler. Yanımızda sürekli bize eşlik edecek bir bayan bulunuyordu. Nereye gidersek gidelim bizimle gelen, 1 dk bile bizi yalnız bırakmayan genç bir bayan. Bize devremülk satmak istediklerini belirttiler biz de "Keşke başka bir aileye denk gelseydiniz. Bizim alacak durumumuz yok. Emeğiniz boşa gidecek" dedik iyi niyetle.
Uzun bir konuşma sonrası teklif çok hoş gelmeye başladı.
İmzaladığım belgeler:
1. Peşinat karşılığında 8000 TL'lik senet
2. 9000 TL'lik bankadan adıma kredi başvurusu formları
3. Toplam 17.000 TL tutarında sözleşme.
Google'da devremülk diye aratıp çıkan sonuçları görünce korkuya kapıldık. Bu sektörde o kadar çok kandırılan varmış ki, devremülk yazınca Google "devremülk mağdurları" diye öneride dahi bulunuyor.
Zaman kaybetmeden bize satış yapan kişinin kartında yazan adrese gidelim ve caymak istediğimizi, imzaladığımız belgelerin iadesini isteyelim diye düşündük ve ertesi günü daha üzerinden 12 saat bile geçmeden yazılı adrese gittik.
Dün bize pazarlama yapan kişilerle görüştük. Satın alamayacağımızı, vazgeçmek istediğimizi söyledik. Bizi ikna etmeye çalıştılar. İkna olamayacağımızı anladıklarında sözleşmenin arkasında yazan maddeyi göstererek,
"Tamam peki sözleşmeyi iptal edebiliriz fakat %20 ceza tutarını ödersiniz. Gidin muhasebeye, o parayı ödeyin verelim senetlerinizi, sözleşmenizi." diyerek bir anda tavır değiştirdiler. O an tamamen kandırıldığımızı düşündük. Daha üzerinde satış temsilcisi, satış müdürü ve …………………’nin imza kısımları bile boş olan sözleşmenin iadesi için böyle bir şart koşulması bizde karşı tarafın iyi niyetli olmadığı izlenimini uyandırdı.
Tüketici Kanununu baştan sona okuduk ve bu gibi durumlarda 10 gün içerisinde ihtarname çekilmesi gerektiğini öğrendik ve vakit kaybetmeden noterden 2 farklı adrese birden ihtarname gönderdik.
Birkaç gün sonra bize satışı yapan kişiyle telefonda görüştük. Dosyayı avukatlarına verdiklerini, avukat aracılığıyla işi çözmemiz gerektiğini, kendilerinin bu işe bundan sonra karışmayacağını söyledi. Elimizde bulunan tüketiciyi koruma kanunlarını madde madde okuduktan sonra şirket olarak bu işten en az 4000 TL masraf göreceklerini, bizi sadece uğraştırmış olabileceklerini, bize hiçbir şekilde zarar veremeyeceklerini, ihtarnameden ötürü sözleşmenin geçersizliğini ve senetlerin işleme konulamayacağını bahsettikten sonra geri adım attılar ve bizi İncirli'deki adrese tekrar çağırdılar.
Gittiğimizde bize satışı yapan kişiyle görüştük ve söyledikleri gerçekten çok düşündürücüydü. Şirket yöneticilerinin "Sakın senetleri verme, birkaç ay uğraştır bunları." dediğini, kendisinin iyi niyetli olduğu için böyle bir şey yapmayıp bize senetleri hemen vermesinin onun iyi niyetinden kaynaklandığını ifade etti.
Şeklinde uzayıp gidiyor.
Lütfen bu konuda daha dikkatli olalım. Gaza gelmeyelim. Eğer kaplıcaya gitmek isterseniz. Cenab-ı Hak çok sayıda şifalı suyu ülkemize bahşetmiş. Paranız varsa bu sene şu kaplıcaya gelecek sene bu kaplıcaya giderek sefasını sürün.
Benden söylemesi…

 
Bu yazı toplam 2077 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum