1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. DEZAVANTAJLI GRUPLAR KİMLERDİR?
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

DEZAVANTAJLI GRUPLAR KİMLERDİR?

A+A-

Dezavantajlı grup:Kadınlar, çocuklar, gençler, yaşlılar, engelliler, mülteciler, işsizler, Çingeneler, Romenler, yoksullar, başka ülkelerde yasal yollardan bile oturma hakkına sahip olan yabancı uyruklular vb.. 
Bunların sonlarına karşı nasıl bir etkin dinleme şekli geliştirmeliyiz? Resmi bir görevimiz olsa da resmi ve gönüllü davranmalıyız ve güvene dayalı bir ilişki kurarak, telepatik bir yardım ilişkisi ve iletişim sergilemenin yöntemlerini öğrenmeliyiz. 
Fiziksel dinleme metodu: Yüze bakma şeklinde olmalı ki, bu da asık bir surat olmadan, göz teması kurarak açık bir beden duruşu, hafif eğilme şekli ile ve rahat bir pozisyon alarak dinlenmeli. Yani vücut dili ile karşıdakini rahatlatmalıyız. 
Psikolojik dinleme metodu: danışmaya gelenin anlattıklarını ilgiyle takip etme, danışmanın burada veya şimdide olması ve olaydan(hadise dinlenirken) kopup gitmemesi.Fiziksel dinleme prensiplerine uyma şeklindeki prensiplere burada da aynen uyma. 
Fiziksel dinlemede: Tepeden bakar bir tavır takınılmamalı, danışanın ihtiyaç duyduğu psikolojik destek veren bir duruş ve oturuşu sağlamak. Bedensel olarak karşımızdaki kişiye yönümüzü tam dönmeliyiz. yandan veya ayaktan göz temasının üstünde bir karşılama yapmamalıyız. Yani danışmaya gelene açık bir beden dili ile güven veren bir şekilde duruş sergilemeliyiz. 
Danışman, psikolojik dinlemede, müracatçıyı, nasıl ve ne istediğini tespit edip anlaşılır bir şekilde dinleme metodunu iyi öğrenmeli. “Papagan türü bir dinleme” yani dinlemiş olmak için dinleme iyi bir dinleme metodu değildir. Fiziksel ve psikolojik olarak burada ve şimdide olmak gerekiyor. En iyi metotlardan biride budur. 
O halde, etkin dinleme avantajları nelerdir? Müracatçı ile güvene dayalı ve onu rahatlatıcı bir etkileşim kurmalıdır. Doğru ve empatik bir iletişim yolunu seçmeli. Koşulsuz saygı gösterilmeli. Koşulsuz bir kabul şekli ile anlatılanları kabul etmeli. İçtenlik olmalı yani burada ve şimdide olunmalı. Müracatçıya yardım edileceğine dair bir inanç aşılanmalı. 
Empatik iletişim şekli: karşı tarafın dertleriyle dertlenmek değildir empatik yaklaşım şekli. Onun duygusunu anlayıp, doğru çözüm üretmeliyiz. Bizim kendi duygusallığımız bir empatik şekil asla değildir. Oysa empatik şekil şekil müracatçının ihtiyaçlarına çözüm üretmeye çalışma şeklidir. 
Koşulsuz saygı: İnsanlar gerek yaratılıştan ve gerekse yöresel olarak birbirinden farklılıklar arz ederler. Kılık kıyafet, şekil ve giyim kuşamda farklıdırlar. Bu da yaratılışın getirdiği bir sünnetullahtır. Biz insanların doğuştan getirdiği özelliklerini değiştiremeyiz. Mesela onun siyah tenli olmasına müdahil olamayız. Cinsiyetine, diline ve dinine müdahale edemeyiz. Irkına, alt kültürüne, şehir ve seçtiği memleketine müdahil olamayız. Koşulsuz saygı, müracatçının sadece insan olduğu için saygıyı hak etmiş olmasıdır. Ona onun için saygılı olmalıyız. Merhaba, nasılsınız, size nasıl yardım edebilirim gibi yaklaşım tarzı ile yaklaşmalıyız. Koşulsuz saygıda insanlar kendi dış görünüşlerine göre yargılanmamalı. Yani o insan koşulsuz kabul görmeli. Ne yapabilirim? Ona nasıl yardım edebilirim? şeklinde bir yaklaşım tarzı ile yaklaşılmalı ve müracatçı sizden bu ışığı almalıdır. 
İçtenlik,bakıştan duruştan, beden dilinden anlaşılan bir hal dilidir. yardım edileceğine dair inanç ise müracatçı senin davranış ve beden dilinden doğal olarak ben doğru yere gelmişim ve yardım alabileceğim hissini kendinde hissetmelidir ve buna inanmalıdır. Konuşmaya gelenler açık uçlu sorular sormalıyız. Mesela, seni buraya getiren nedenler nelerdir? Neler düşünüyorsun? Bugün neler hakkında konuşalım? gibi. Müracatçıyı asgari düzeyde gerek tavırlarımızla ve gerekse hal ve beden dilimizle teşvik etmeliyiz. Anahtar kelimelerin tekrar edilmesi ile tek kelimelik pekiştiricilerden yararlanmalıyız. Kısa cümleler kurmalıyız ve karşımızdakinin anlamasına yardımcı olmalıyız. Danışma: Mesela eşimin konuşmaları beni çok rahatsız ediyor. Burada, “eşimin konuşmaları” diyerek anahtar kelimeyi belirleyebiliriz. Rahatsız ediyor deseydik, konuşma içeriği başka bir boyuta kayar ve temel problemlerden uzaklaşabilirdik. 
Duygu yansıtılması: Danışmanın duygularının açıklığa kavuşturulmasıdır. Danışan birey hangi duyguyu yaşamaktadır? Yaşadığı bu duyguyu en doğru bir şekilde nasıl yansıtabiliriz? Deyimler, mecazlar, menfaatler burada işimize yarayabilir ve bunları kullanmalıyız. İçerik olarak ise; Müracaatçı ne yaşadıysa onu yansıtmalıdır. İşte bu metot şekli doğru bir empati kurmanın temelidir. İçerik yansıtması da; Danışmanın düşüncelerinin doğru bir biçimde anlaşılıp anlaşılmadığının kontrol edilmesi amacıyla kullanılır. Anlamlar kişiselleştirilir. Problemler kişiselleştirilir. Amaçlar kişiselleştirilir. Bağlam; Süreci iyi takip ederek, olayı iyi bir netice ile bağlamayız. Bunun için çok iyi takip ve iyi bir dinleyici olmalıyız. Sessizlik; Danışma ortamında, danışanlar, düşünce akışları içerisin de yoğunlaşıp sesiz kalabilirler. Bu hali bozmak için acele etmemeli ve sessiziliği bitiren kişi başlatan kişi olmalıdır. Burada paniklememelidir. Söylediklerinden söylemediklerini çıkarmak ileri düzeyde empatik 
Somutluk; genelleme yerine belirgin, kendine öz duygu, düşünceye dayalı ve somut bir şekilde olmalıyız. Kendini açmalıyız; başkalarınında yaşayabileceği benzer durumların olabileceğini onlara net bir şekilde anlatabilmeliyiz. Yaşadıklarının sadece kendinin değil, başkalarınında yaşayabileceği bir durum olduğuna ilişkin farkındalık kazanması gibi işlevsel sonuçları vardır. Psikolojik danışma işte bu beceriyi kullanabilen kişilerdir. Çocuklara duygularını ifadede esnek davranmak gerekmektedir. Dezavantajlı ergenlerin oyun oynamalarına izin verilmeli, merak ettiklerini açıklamalı ve duygularını yakalamaya çalışılmalıdır. Fazla çalışıp, çok başarılı olmalarını beklememelidir. Ergenlerde aile ve arkadaşları ile duygularını paylaşmalarının önünü açmak gerekmektedir. Koşulsuz kabul ile, hoşgörülü bir davranış şekli ile yaklaşmalıyız. Yumuşak bir ses tonu, sakin, açık ve diksiyona dikkat ederek acele etmeden, müracatçıya iyi bir imaj sunmalıyız. Sabırlı olmalıyız ve karşımızdakini renjide etmeden sorunları çözmeye çalışmalıyız. 
Selam ve Dua! 

Bu yazı toplam 3937 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.