1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. DİN İLE KENDİ FİKİRLERİNİ KARIŞTIRANLAR
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

DİN İLE KENDİ FİKİRLERİNİ KARIŞTIRANLAR

A+A-

Bazen duyarsınız.
Bazıları hala bu duyduklarını savunurlar.
Neymiş bu ?
“Atatürk hocaları idam ettirmiş.”

Geçin bakalım bir kalem.
Eğer bugün Atatürk olsaydı, yine  bir çoğunun kellesini koparttırırdı.
Onları siz görüyor ve duyuyorsunuz.
İşte bir örnek :
İlahiyatçı Nurettin Yıldız'ın 'Asansör de halvet olabilir' ve 'Yatağa, yatar yatmaz uyuyun, yoksa battaniye ve yorgan cinsel dürtülerinizi rahatsız edebilir' demişti...
Yine  bir başka sözde din adamı. İlahiyatcı . Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. Faruk Beşer 'Yoğun bakımda kadın ile erkek ayrı odalarda tutulmalı, kadına kadın, erkeğe erkek doktor bakmalı' demiş...

Bizde bir söz vardır:
Dervişin fikri neyse, zikri de o olurmuş.
Allah vermesin.
Rahatsızlıklarımızdan dolayı hastanelerde yattığımız, yoğun bakımda kaldığımız günler olmuştur. Yakınlarımız burada kalmıştır.
Yoğun bakımı bilen bir kişiyim. Zira 8-10 yıl önce ciddi bir ameliyat geçirmiş, orada 2 gün yatmıştım... Yoğun bakım da yatmak demek, ölümle burun buruna olmak demek. Ben yatarken de odada bulunan hastalardan 3'ü ölmüştü...
Onlarla ilgilenme,
Yukarıdaki zat-ı muhteremler gibi düşündüğümü hiç hatırlamıyorum.
Hani ne derler ?
Koyun can derdinde, kasap et derdinde…
Bu sözde ilahiyatçıya göre insanlar orada can derdinde iken, ağrıdan kıvranırken, acıdan inlerken, aklına cinsellik gelecek... Bunlar adamı dinden soğutur...
Bir başka düşündürücü olay…
İstanbul Bahçeşehir'de bulunan bir lise de temizlik görevlisinin kız öğrencilere cinsel istismarda bulunduğu ortaya çıkmış. Temizlik görevlisi kendisini 'Kız öğrenciler çok dar giyiniyor' diye savunmuş...
Peki okul müdürü ne yapmış? Yok yok, sizin düşündüğünüz gibi temizlik görevlisini kulağından tutup okuldan atmamış. Müdür de kız öğrencileri suçlamış. 'Sizler de o kadar dar pantolon giymeyin' demiş...
Geçen gün medyada  çıktı.
İstanbul adliyelerinde mahkemelerin baktığı davaların yüzde 25’i cinsel istismar davasıdır.
Çocuklarımızı teslim ettiğimiz zihniyete bak.. 
Allah'tan temizlik işçisi de, okul müdürü de görevden alınmış... Bunları okulun yüz metre yanına yaklaştırmayacaksın... 
Her tarafta cinsel taciz ve tecavüz olayları. Doğrusu bu iğrenç konuyu ele almaktan hicap duyuyorum. Ancak Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu bile canlı yayında 58 yaşındaki öğretmenin 8 yaşındaki öğrencisine tacizinden söz etmek zorunda kalabiliyor. Bu eğitimli sapığa "iyi hal indirimi" uygulanmasına feryat ediyor. Geldiğimiz noktayı anlamak için sanırım bu örnek yeterli. Geçtiğimiz yıl bu tip vakaların adliyeye intikal edenlerinin sayısı 16 bin 388. Saklananlar, üstü örtülenler en az bir bu kadardır. Geçenlerde öğrendiğim bir olayı buraya almaktan sıkılıyorum. Babası, 14 yaşındaki oğluna "Geç arabanın arkasına" diyor. Daha fazlasına yazacak gücüm yok.
Milattan Önce 1200'den beri bu tip ahlaksızlıkların kayıtlarının tutulduğunu biliyoruz. Hatta Roma İmparatoru Caligula'nın kız kardeşinden çocuk peydahlaması en rezil örneklerden biri. Hani, şimdi birileri kızacak olsa da, Osmanlı'da da bir takım sapkınlıklar vardı. Şehzadelere, cariye yerine -çocuk doğuruyorlar diye- birtakım erkek uşakların verilmesi gibi. İçoğlanları ve zülüflülerin bir kısmını sakıncalı listeye ekleyebiliriz. O zamanlarda da böylesi olaylar geçiştirilirdi. Bugünlerde de aynı bakışlarla bakıp duruyoruz.
Yine geçtiğimiz aylarda Karaman'daki Ensar yurdunda meydana gelen tacizlerle gözlerin açıldığına inanıyorum. 
Hukukçu değilim ama, aklımın erdiğince kişisel kanaatimi dile getireceğim. Türk Ceza Kanunu'nda -hadım edilme dışında- yeterli müeyyide mevcut. Eksik olan "iyi hal indirimleri"nin kaldırılıp atılması. Aslında burada da görev yargı mensuplarına düşüyor...
Son zamanlarda bir başka hastalık var.
Dinde reformcular !..
Bu aklı sivniler, yüce dinimizle de oynamaya başladılar ve dinimizde reform yapılmasından söz eder oldular.
Benim onlara bir tavsiyem. Belki çok daha farklı kitaplarda bulabilirler ama, İHLAS  vakfı  yayınlarından olan Hüseyin Hilmi IŞIK’ ın yazdığı 1978 yılında neşredilen “DİNDE REFORCULAR” kitabını okusunlar.  Fen ve din yobazlarına en güzel cevap o kitapta var.
 

Bu yazı toplam 273 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.