1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Din Kardeşini Küçük Görmek
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Din Kardeşini Küçük Görmek

A+A-
Hz. Hadimi, toplumun ahengini kaçıracak şeylerin başında gelen, din kardeşini küçük görme gibi bir hataya düşmemek için aşağıdaki hadisi şerif ile bizleri uyarmaktadır. Ve haseb neseb’in kibirlenmeye vesile olmamasını, kendinden aşağılara bakmanın lüzumunu şöyle anlatmaktadır:
Rasülullah s.a.v. Efendimiz: “Kişiye şer olarak, Müslüman kardeşini hakir görmesi kâfidir” Buyurmuştur. Hakir, söz ve davranışlarla birini aşağı ve küçük görmektir, diye tefsir etmiştir. (Berika c.1s.655)
Sevgili okuyucu kardeşim! Hz. Hadimi aynı zamanda bir müfessirdir. Bunu da hatırlatmakta fayda vardır.

HASEB NESEB

Hiç kimse hasep ve nesep ile kibirlenemez, övünemez. Âdem (a.s.) ın oğlu Kabil, diğer oğlu Habil’in katilidir. Nuh (a.s.) mın oğlu Kenan mürted oldu yani dinden döndü. Onlar Peygamber çocukları olmasına rağmen. Sonra, sen bir bak! Nesebi hakikine. Senin yakın olan babandan bir nutfeden (meni denen sudan) meydana geldin. O nutfe elbiseye bulaşsa elbise mülevves, pis olur. Yıkanması icap eder.
Ve senin uzak olan baban Âdem aleyhi’s-selam da, zelil olan topraktan yaratıldı. Ona yani onun yaratıldığı toprağa ayaklar basılır. Senin aslın ayaklar altında çiğnenen bir topraktır. Hal böyle olunca, sen nasıl nesebinle kibirlenebilirsin? Sonra, şüphe yoktur ki, senin aba-i ecdadın tevazudan necat buldular, kurtuluşa erdiler, kibirlenmek ve nesep ile değil.
Caferi Sadık (r.a.) demiştir ki: Ben nefsimin büyüklenmesine teaccüp ettim. Hâlbuki ben, iki idrarın çıktığı yerden çıktım!
Başkalarını ziyaret etmemek de kibirdendir. Ahlakı mütekebbirindendir. Hâlbuki ziyaret eden ve edilen için hayır varıdır(zaruretler müstesna).(berika c.1.s.656)

KENDİNDEN AŞAĞILARA BAKMAK

Rasülullah s.a.v. hadisi şerif de: “Kendinizden aşağılara bakın, kendinizden yukarıdakilere bakmayın” buyuruyorlar.
Kendinden yukarıdakilere bakarsın, yetişmeye çalışırsın. Yetişemezsen hayal kırıklığına düşersin. Ve bir kısım sıkıntılara maruz kalırsın.. Ama kendinden aşağılara bakarsan, benden daha düşkün olan ve ya benim kadar imkânı olmayanlar da varmış der Ve böylece derli toplu yaşamasını bilirsin. Sıkıntıya düşmezsin diyerek, mübarek zat bize huzurlu yaşamanın inceliklerini öğretmektedirler (berika c.1s.665)

TEVAZU ZELİLLİK VE FAİDELERİ

Eşya zıddı ile inkişaf eder, Zaat zelillik, nereden nereye geldiğini düşünerek nefsini bilmektir. Yani topraktan nutfeden ala’ya düşmek, sonra et parçası ve daha sonra kuru bir cisim ve sonra kendisine ruh nefh olunduğunu bilmektir. Ömrünün sonuna kadar zaman zaman hastalıklar ve nihayet ölüm. Kabir ve ceset parça parça ayrılır. Kurtların gıdası ve haşeratın cesede üşüşmesi, İnsanın nereden nereye geldiğini ve geleceğini anlatmaktadır. Bu husus dikkatle incelemeli ve uzun uzun tefekkür etmeli!
Evet, ayıpların marifetinde (bilincinde) olmak, onu gidermek için çalışmak ve ayıpları bilmek de zelillik sebeplerindendir.
Tevazu’un fazilet ve faydası Enbiya’nın, Evliyanın ahlakı, Ulema-i amilin ve Ulema-i salihinin faziletlerindendir. Onlar halkın yanında melekler ve Allah Teâlâ indinde insanların en azizidirler. Onlar tevazu gösterdiklerinden Cenabı Hak onları yükseltti. Derecelerini artırdı.
Tevazu âlemi îlliyyin de derecelerin yükselme sebebidir. Bir sevgi hem sağır ve hem kör eder. Yani sevdiğinden gelen noksanlıklara kör ve sağır olur. (berika c.1.s.667) (Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 70 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.