1. YAZARLAR

  2. Yaman ADAM

  3. Din sadece bir folklordür!
Yaman ADAM

Yaman ADAM

Yazarın Tüm Yazıları >

Din sadece bir folklordür!

A+A-
Mütefekkir Yazar Atasoy Müftüoğlu’nun düşünür-yazar-çizerlere yönelik 16 Haziran’da TYB Konya Şubesinde yapmış olduğu anlamlı, eleştirel konuşmasının satır aralarına bu yazımızda da devam ediyoruz:
“…..
Dinî hayatın yapısal problemleri var.
Dinî hayat bir yığın meczubun baskısı altındadır. Bunun binlerce örneği vardır. Bu dinî hayatı tahakküm eden isimlerin çoğunun hemen bu saatte bir kliniğe kaldırılmaları gerektiğine ilişkin somut verilere sahibim. Halbuki bu kliniklere kaldırılmalarını söylediğim insanlar şu anda din alıp satarak saltanat sürüyorlar. Onun için biz yazarların sorumlulukları ağırdır. Tarihsel bir tanıklık yapmak ve sorumluluk almak gibi bir yükümlülüğümüz var.
İslâmî camia içinde muhalif entelektüel bir akım yok. Yani bu insanlar bu kadar rahat hareket edememeliydiler. Bu sayılarla bizi baskı altına alanlar, bu kadar rahat saltanat sürmemeliydiler.
Bize diyorlar ki; ‘siz kaç kişisiniz?’
Yani ‘Siz kaç paralık adamsınız?’
Yazarların bir nitelik savaşı vermeleri gerekiyor. Fakat görüyoruz ki yazarlar da sayılara karşı ezik/mağlup durumda kalıyorlar. Sayıları dikkate alıyorlar. Politikacılar zaten korkuyorlar. Politikacılar sayıları kaybetmemek için yeni yeni atraksiyon içindeler. Tek endişeleri; ‘aman sayıları kaybetmeyelim!...’
Politikacılar sayıları kaybetmek istemeyebilirler. Ama bilim adamları, fikir adamları, sayıları dikkate almadan gerçeklik üzerine üretmelidirler.
‘Kamuoyu ne der?’ diye yola çıkıyorsanız yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Düşünen ve yazan insanlar, ‘Kamuoyu ne der?’ diye yola çıkamazlar.
Böylesine hastalıklı, marazî bir cümle kurulabilir mi?!
‘Türklüğün tarihteki üçüncü büyük yürüyüşü!...’
Hasbünallahi ve niğmelvekil!
Yahu nasıl bir yürüyüş, bu yürüyüş acaba?!
ABD ile birlikte ABD’nin himayesinde, onun beklentileri, çıkarları, öngörüleri doğrultusunda bir hareket gerçekleştiriyorsunuz; sonra da bunu ‘Türklüğün tarihteki üçüncü büyük yürüyüşü!...’ olarak adlandırıyorsunuz…
Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi’nin Ahmet Davutoğlu’nu buraya davet ederek bu cümlesi üzerinde bir konuşma yapmasını istemesini öneriyorum.
Bu cümleyi açar mısınız?
Bu ne demek?
Dinden bağımsızlaşan Avrupa aklının; seküler ve rasyonalist akılın, burada da akıldan bağımsızlaşmış dinî hayatın nasıl bir zihinsel fecaat, felâket ortaya çıkardığını düşünebiliyor muyuz?!
Hepimiz o akıldan bağımsızlaştırılmış dinî hayatın baskısı altındayız.
Geleneğin, göreneğin, tarihin, coğrafyanın, vatanın, bayrağın, sancağın, marşın, hepsinin baskısı altındayız. Çünkü gelenekçilik, görenekçilik, muhafazakârlık, vatancılık, bayrakçılık, milliyetçilik… ilâ âhir hepsi bir dine dönüşmüştür ve din gibi kutsal algılanmaya başlanmıştır. Din de bunlardan sadece birisine dönüşmüştür. Yani din artık sadece bir ‘folklor’dur…
Hiç kimse dinin tarihe müdahalesinden, tarihi şekillendirmesinden söz etmiyor. Artık din, böylesi bir iddiadan bağımsızlaştırılmıştır. Din, böylesi bir iddiada bulunamaz.
Dine yeni bir marjinal alan ayrılmıştır ve o kamusal alana asla ve kat’a müdahale edemeyecektir.
Yahudi Mistiği Kabala’ya girdiği gün temel bir ilke öğrenir.
Yahudi Mistiği Kabala’ya girdiği gün, Yahudi değerlerini hayatının tam ortasında temsil etmek zorundadır ve gerçekten de hayatının tam orta yerinde temsil eder.
Bizde ise durum farklıdır. Bizde kapalı kapılar ardında temsil etmek gibi bir alışkanlık vardır.
Yahudi değerleri, hayatın tam ortasında temsil edilmek üzere vardır; İslâmî değerler ise ne yazık ki, hayatın tamamen dışında temsil edilmek üzere vardır... Bu hâle getirilmiştir din…
Böylesi bir çelişki kabul edilebilir mi?!...”
Satır aralarına daha sonra da devam edeceğiz inşallah.
Bu yazı toplam 194 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.