1. YAZARLAR

  2. Ahmet Balcıoğlu

  3. Dindar Gençlik
Ahmet Balcıoğlu

Ahmet Balcıoğlu

Ahmet Balcıoğlu
Yazarın Tüm Yazıları >

Dindar Gençlik

A+A-
Dindar olmak ya da olmamak.
Dindar olan gençlik veya dindar olmayan gençlik
garip bir durum, garip bir kavram
Bir müslüman için ne kadar geçerli bir kavram?
Kişi müslüman olduktan sonra böyle bir ayrım mümkün mü?
Dindar olmayan bir müslüman nasıl olur? mümkün mü?
Yumurtasız omlet gibi bir şey olmaz mı?
Müslümanım diyen herkes aynı sorumlulukta değil mi? Öyleyse bu kavram farklılığı neden?
Eğitim sistemimiz mi böyle bir ayrılığı körüklüyor?
Böyle bir ayrılığı İmam-Hatip Liselerinin olması da mı artırıyor?
İmam-Hatip Liselerinde öğretilenler arapça hariç tüm gençlerimize gerekmiyor mu?
Dindarlığı kategorilere ayırabilir miyiz?
Dindar gençlik, dindar yetişkinlik, dindar ihtiyarlık veya dindar olmayan gençlik, yetişkinlik ve ihtiyarlık!
Garip bir kavramlaştırma.

DİNDAR GENÇLİK

Müslüman, dindar olmayan gençlik
Maalesef ucube bir durum
Dinin pratiklerini gerçekleştirmeyen bir kişi çocuklarını nasıl yetiştirir?
Çocuğunu dinin güzelliklerini yerine getirir şekilde yetiştirmesi mümkün olur mu?
Genç, böyle bir anne-babadan etkilenebilir mi?
O zaman nereden başlanacak?
Öncelikle toplumu birbirinden bağımsız katmanlara ayırmayı bırakmamız gerekiyor. Toplumumuzun tamamının imanının gereğini yerine getirir haline gelmesi için gayret etmemiz gerekiyor.Tabi ki müslüman olduğunu söyleyenleri kastediyorum.
Cehenneme gitmesini istediğimiz, gözden çıkaracağımız bir tek mü'min kardeşimiz yok ve olamaz.
Öyleyse tüm kardeşlerimizi kuşatacak şekilde projeler üretmemiz gerekiyor.
Çağımızın getirdiği imkanları insanlarımızın hayrına kullanacak şekilde bir çalışma ve çaba içine girmemiz gerekiyor. Teknoloji, ulaşım ve iletişim araçlarındaki gelişmeler iyiliği ve hayrı yaygınlaştırmada kullanmamız gerekiyor.
Güzel insan olma egzersizleri olan dinin pratiklerini uygulamayı toplumun tüm katmanlarında gerçekleştirebilmemiz gerekir. O zaman her kuşağı içine alan master bir plan hazırlamamız gerekir.
Belki ilk yapmamız gereken İslam'la insan arasındaki engelleri ortadan kaldırmalıyız. İnsanlarımız önyargısız bir şekilde dinleri hakkında bilgi sahibi olabilmelidir.
Bu anlamda öğretmenler ve din görevlilerinin eğitimi ve seçiciliğinin önemi bir daha ortaya çıkıyor. Devletin en önem vereceği hususun öğretmen ve din görevlilerini en kaliteli şekilde yetiştirmek olduğunu düşünüyorum.
Din, hayatın en temel gerçeğidir. İnsan mutluluğun olmazsa olmazıdır. Özellikle İslam, hayatla birebir örtüşen bir güzelliktir. Mutluluğun en önemli kaynağıdır. Hayatı daraltmayı bırakın hayatı daha anlamlı hale getiren bir değerdir.
İslam, dünya nimetlerini yasaklayan bir sistem değil başkalarına zarar vermeden insanca maksimum derecede kullanmayı sağlayan bir dindir. Bu hakikati insanlarımıza tüm gerçekliğiyle sunabilmemiz gerekiyor.
Her birimiz sorumluluğumuzu kuşanmalıyız. Medeniyet kuran bir milletin torunları olarak yeniden insanlığı kurtaracak bir modeli ortaya koymalıyız.Tarihte tatil yapmayı bırakıp tarih yapma sorumluluğumuzu üstlenmeliyiz.
Hz. Musa örneği bize ne söyler ya da Peygamberimizin Mekke ve Medine dönemi bizde neyi çağrıştırır. Ya da Hz. Yusuf'un hikayesi veya Hz. Nuh'un serüveni.
Tüm Peygamberler bize bir şeyler söylüyor olmasın.
Herkes sorumluluğunun bilincinde olmalı ve elinden geleni yapmalı.
Birileri maddi gücünü ortaya koyacak, birileri hukuki zeminini oluşturacak, birileri zihin terini ortaya koyacak birileri alın terini ortaya koyacak, birileri ilimlerini ortaya koyacak, birileri zamanının ortaya koyacak.
Hülasa Kitabımızın ifadesiyle "Toptan Allah'ın ipine sarılın" ayetine uyarak hepimiz taşın altına elimimizi koymalıyız.
Artık sözden daha çok dinimizin eylemlerini ortaya koymalıyız. Esas etkimiz bu noktada olacak. "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz." der atalarımız. Kal ile değil hal ile - sözle değil davranışlarımızla - daha etkili olacağız.Çocuklar da annelerin ayak izlerini takip ederler sözlerini değil.
Sözü Üstad Nuri PAKDİL'e bırakalım mı?:
- İtele! Dünyayı aydınlığa itele!
- Ben de iteleyeyim mi?
- Daha duruyor musun?
Muhabbetlerimle

FETHİ GEMUHLUOĞLU’NDAN GÜZEL SÖZLER (1922-1977

- Cebinizde kalan son parayla simit alıp da karnınızı doyurmayın, gidin onunla bir film yahut bir tiyatro seyredin.
- Büyük rüya görmek lazım.
- "Bütün dostluklar söylenmelidir"
- İnsana dost olmak, fikre dost olmak, coğrafyaya dost olmak, tarihe dost olmak, kendi vücuduna dost olmak, komşuya dost olmak gibi kademe kademe ama entegre bir bütün içinde tüm dostluklar söylenmeye mecburdur, bütün dostluklar söylenmelidir.
- Uykuya dost olmayalım. Her şeye dost olalım uykuya dost olmayalım. Her şeye dost olalım, politikaya dost olmayalım. Her şeye dost olalım, mal hırsına ve makam hırsına dost olmayalım. Her şeye dost olalım; paraya dost olmayalım.
- Kişi düştüğü yerden kalkar ayağa. Sanatla başladı yurdumuzda yabancılaşma; gene sanatla atılacak yurt dışına.
- Bunalım, Batı insanınındır.

 
Bu yazı toplam 141 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.