1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Dinde Reformcular
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Dinde Reformcular

A+A-
Geçmişte kadınlarımızın hemen hepsi evinde oturur, ev işlerini görür ve çoğuna bakar, kocasını beklerdi.
Hatta öyle ki, kızlarımız cahiliye devrinde diri diri toprağa gömülürdü. Hz. Muhammed ve İslamiyet bu tür hareketleri yasakladı. Dinimiz haram saydı.
Kadın, erkeğe emanettir.

Kadınlarımızın her türlü ihtiyaçlarını, israfa kaçmadan karşılamalıyız. Kadınlarımızda erkeğine sevgi, saygı, hürmet ve hizmet etmelidir.
Kadınını korumak, hayat standardına göre yaşatmak erkeğin görevidir.

Ne var ki, bizim toplumda kadınlarımız hep ötelenmiş, hep kapatılmıştır. Eğitim ve öğretimden geride kalmıştır. Halbuki eğitimli, terbiyeli bir kadın ailesinin huzuru için gereklidir ve sigortasıdır.
Kadın evin ihtiyacı kadar eşinden istemeli ve israfa kaçmamalıdır. Har vurup- harman savurmamalıdır.

Kadın Türk ve İslam’da değerli bir varlıktır. Onu eşi her konuda korumalıdır. Ne var ki, sözde günümüz modern dünyasında kadınlar bir meta gibi alınıp  satılmakta ve ihtiyaç giderici olarak görülmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun da kadına değer verilmiş, daha sonra seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Ancak bütün bunları yanlış, amacından uzaklaştırılmış şekilde kullanan kadınlarımız ve erkeklerimiz vardır.

Şimdi size bana ulaşan bilgiler ışığında, bize çok yakın bir il olan Kütahya Belediye Başkanlığı tarafından evlenen eşlere tavsiye niteliğinde nikahta verilen bir kitaptan pasajlar sunmak istiyorum.

İşte bu kitaptan pasajlar :

Çalışma hayatında kadın iş yerinde kocasından daha yakışıklı erkeği görürse gönlü ona kayabilir, kırsın dizini evde otursun...

-Kadının çalışması faydasızdır.

Ailede krize neden olur. Çalışan her iki kadından biri tacize uğrar, çalışma hayatı kadının kocasına karşı olan cinsel görevini olumsuz etkiler...
 
'Çalışma hayatı kadının ahlakını bozar, onu or.spu yapar. Sonra tacize uğrar. Akşam da kocasına 'Başım ağrıyor' der.
Kitaptan başka pasajlar :

-Çok eşlilik yararlıdır, hatta huysuz karısı olan erkek kadını boşayıp başka bir erkeğe bela etmek yerine, ikinci eşi alıp ilk eşin rekabet duygularını harekete geçirip onu dize getirse daha iyi olmaz mı? Evin erkeği öfkelendiğinde evin hanımı hemen susmalı, özür ve af dilemeli, kocasını kızdırmamalı..

Kadın ev işinde ve kocasının hizmetini görmede maharetli olmalıdır.
Sevişirken konuşursan çocuğun kekeme olur..
Ne diyelim, bu devir de bu kafa.. Harem özentisi...

Bu sözleri ve sözde kitaptan alıntıları görünce 1978 yılında  Emekli Albay  H. Hilmi Işık’ın  yazdığı “DİNDE REFORMCULAR”  adlı kitap aklıma geldi. Bu kitabı dün akşam bir kez daha gönden geçirdim. Bugünkü sözde ulama, sözde dini lider olan ve böylesi kitap yazan, yazdıran okuyanlara tavsiye ederim. Dinimizi nasıl hurafelerle doldurmuşlar görün ve günümüzdeki sözde dindar geçinenlere bu ve benzer kitapları tavsiye etmek lazım geldiğini düşünüyorum.
Aklıma  Arap şair Ömer Hayyam’ın  bir dörtlüğü geldi. Yazımı bu dörtlükle bitireyim.
Bir elde kadeh, bir elde Kuran;
 Bir helaldir işimiz, bir haram.
Şu yarım yamalak dünyada,
 Ne tam kafiriz, ne tam Müslüman !
Allah hepimize akıl, izan versin. 
Bu yazı toplam 164 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.