1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Dini Ögeli Korku Filmleri Revaçta
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Dini Ögeli Korku Filmleri Revaçta

A+A-
Şahsen sinemaya meraklıyımdır. Hemen her hafta sonu gider film izlerim. Geçtiğimiz hafta yine bir film izlemeye gittiğimde izleyeceğim film başlamadan yakında gösterime girecek olanların fragmanları yayınlandı. Birçoğu Türk filmi ama Amerikan sinemasında yer alan korku ve gerilim tarzı filmlerde işlenen ana tema genellikle yüce dinimiz İslam üzerinden ela alınarak yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’den okunan ayet-i kerimelerle akıllarınca filme gizem katma çabası göstermişler.
Bu filmlerden bir kısmını size örnek olarak vermek istiyorum : Dabbe – Cin çarpması, Dabbe – Bir cin vakası, Musallat, Üç Harfliler Marid, Araf, Semum, El-cin, Muska, Şeytan-ı Racim, Azem-Cin karası, Azazil, Dabbe-Zehri cin, Siccin vs.
Korku sinemacılığında ülkemizde ismi ön plana çıkan Hasan Karacadağ tarzı bu filmlerin içeriğiyle alakalı macera arayan ve zaten adrenalin peşinde koşan gençlerimizin birçoğunun sinemalara akın ettiğini biliyorum. Elbette gençlerimizin sinema kültürüne müdahil olmak gibi bir derdim yok. Ama filmin senaryo yazarlarının dini öğeleri ön plana çıkararak sanki din; sadece cehennem, azap, cinle alakalı olan ve daha çok korku unsurunu bünyesinde taşıyan bir gerçekmiş gibi algı yaratabilir. Bu da gençlerimizin dini bakış açılarını negatif yöne kaydırabilir. Zaten yeterince ehemmiyet vermediğimiz gençlerimizin dini alanda ki zayıf noktaları bu filmleri izlediklerinde depreşebilir ve büsbütün zihinlerinde din fobisi oluşabilir. İşin bu kısmına itiraz ediyorum. Çünkü din korkmak veya korkutma değildir. Bunu esas alarak korku ve gerilim türü senaryo yazarlarımızın dini öğeler taşımayan konularda çalışma yapmalarının daha isabetli olacağını bu satırlardan ifade etmeliyim. Çünkü günden güne böylesi filmlere özellikle genç kesimin ilgisi oldukça yüksek düzeydedir. Bunu fırsat bilerek ve fragmanlarından da gördüğüm kadarıyla Kur’an-ı Kerim ayetlerinin bolca okunduğu sahneler, gençlerimizin dimağlarında yüce dinimize karşı olumsuz algı yaratabilir. Gün geçtikçe çok etkilendikleri filmin içeriğinde kendisini bulması şeklinde algı yaratmak suretiyle her an hayatında bir cin vakası, azab, işkence vb. olguların kökleşmesine sebebiyet verilmiş olur.
Eğer izleyicileri korkutarak ve gererek izlenme rekorlarına imza atma derdiniz varsa, bunu dini unsurlara hiç dokunmaksızın pekala yapabilirsiniz.
Bu, sadece Türk sinemasında geçerli değildir. Yabancı menşeli filmlerde de her zaman klise ve İncil öne çıkarılarak ilginç tabirlerin kullanılarak başa gelen musibetlerin izalesi için gayret sarf eden birkaç zavallının çaresizliği ve o durumun içinden silkinip çıkması için yapması gereken ve insan gücünün sınırlarını zorlayan beklentilerin peşinde koşması işlenir. Ağustos ayının ortalarında yabancı menşeli “Karabasan” isimli bir filme gitmiştim. Yine dini öğelerin çokça kullanıldığı filmde ki klasik ve hiç değişmeyen sahneler ile izleyicinin karşısına çıkan Hollywood’un konu sıkıntısı çektiği açık ve net ortaya çıkıyor. Günden güne de korku menşeli filmler revaçtan düşerek yerini komediye terk ediyor.
Konumuza dönelim. Bizim dinimiz İslam, insanları korkutmaya değil, müjdelemeye gelmiştir. İslam huzur dinidir. Sadece kendi mensuplarının değil, tüm insanlığın hayrını ister. Buna ayet-i kerimeden bir örnek vermek isterim :
“İman edenler, Yahudiler, sabiler ve Hıristiyanlardan Allah’a ve ahiret gününe inanıp iyi işler yapanlar için korku ve üzüntü yoktur” diye tüm dünyaya anons ediyor. (Maide 5/ 69) Şu halde onlar boşuna emek harcıyorlar; bu yoku var, varı da yok olarak göstermeye çalışan zavallılar, bu gerçeğe ters düştükleri için eninde sonunda kaybetmeye mahkûm olacaklardır.
Film yapımcılarının kötü niyetli olmadıklarından oldukça eminim. Ama başarı adına yapılan işlerin sonuç itibariyle olumsuza dönme ihtimalinin de göz ardı edilmemesini tavsiye ediyorum.
Korku ve gerilim sinemasında, konunun illa ki dini bir temele dayandırılması gibi bir mecburiyet yoktur. Ülkemizde çok sayıda orman var. Çok sayıda da şato olarak nitelendirebileceğimiz eskiden kalma evler var. O halde sahne dekoru hazır olan bu sektörde, dinimizin emirlerini içeren ayet-i kerimelerin kullanılması yerine, size konu itibariyle yardımcı olabilecek bir çok konu ve içerik takdim edebilirim. Yeter ki Yüce dinimiz İslamdan ellerinizi çekin. Dinimizin sevgi esasına dayalı yönlerini kullanın. Cini, büyüyü ana tema olarak kullanarak alemlerin yaratıcısının kelamını gençlerin zihnini bulandıracak bir hüviyete büründürmeyin.
Anlaştık mı? 
Bu yazı toplam 139 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.