Murat KARAKOYUNLU

Murat KARAKOYUNLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Diş

A+A-
Güçlü olduğunu, kendine güvendiğini, saldırabileceğini belirtmek anlamına gelen diş göstermek deyimi son dönem Türk dış politikasının sıklıkla uygulayageldiği yeni bir tavır oldu. Suriye sınırında
konuşlanan pekçok farklı gücün “yoklama çekmek” niyetiyle yaptığı her hamleye Türkiye anında karşılık verdi. Son olarak iki gün önce DAEŞ’in, DAEŞ ile amansız(!) bir mücadele sergileyen Rusya’dan
aldığı katyuşa roketleri ile Kilis’e ateş açması; bu anlamda bir yoklama çekmeydi. Türkiye, angajman kuralları ölçeğinde bu saldırıya anında karşılık vererek yine diş gösterdi.

Uluslararası alanda, diplomatik ya da askeri anlamda yapılan bu taktiksel yoklamaların çoğunu yutmuş bir ülkeydi düne kadar Türkiye. AB ile ilişilerimiz bozulmasın, ticaretimiz engellenmesin ya da barışçıl
uslubumuz zarar görmesin kabilinden gerekçelerle pek çok ihlal, basit itirazlarla geçiştirildi. Kırmızı çizgilerin aşılması, terör örgütü üyelerine ikâmet izni verilmesi, soykırım ve sair gerçek dışı iddiaların
gündem edilmesi ve illegal yayınlara verilen müsaadeler Türkiye’nin sessiz kaldığı durumlara birer örnekti.

Elbette ki bu tür ihlaller hiçbir ülke için tam anlamıyla son bulur denemez. Ancak aslolan insan ilişkilerindeki gibi kaybedilebilir/vaz geçilebilir/ göz ardı edilebilir olmamaktır. Nota vermek, ilişki seviyesini
düşürmek, misillemede bulunmak, toplumsal boykot çağrılarına kapı aralamak ve savaş gibi gerekli karşı tedbirlerin etkinliğini arttırabilmek, bu anlamda önemlidir. Bugün artık, Türkiye’nin bu tür
durumlara karşı verdiği tepkiler, uluslararası camiada gerekli etkiyi görmektedir. Zira Türkiye, diplomatik anlamda sınıf atlamıştır.

Yapılan açıklamalar göstermiştir ki, 7 Mart’ta mülteciler konusunu görüşmek üzere bir araya gelen AB ülkeleri, Türkiye’nin, mülteciler konusunda yaşadığı sıkıntıları, yaptığı yardımları anlatarak AB’den
daha fazla maddi yardım isteyeceğini düşünüyorlardı. Bu umutla başlayan görüşmeler, beklenildiği gibi gerçekleşmedi ve Türkiye’nin proaktif bir politika ile dile getirilen öneriler, Avrupa’lıların bu sığ
beklentilerini, ters yüz etti.

Türkiye, AB’nin verdiği maddi destek rakamının tek beklentisi olmadığını dile getirdi. Mülteciler konusunda Türkiye ile birlikte Avrupa’nın da yük alması gerektiğini, Türkiye tarafından gönderilen
mültecilerin kabul edilmesini, verilen maddi desteğin arttırılmasının zaruretini muhataplarına iletti. İstemeye istemeye de olsa Türk tarafının bu önerilerinin AB tarafından kabul edileceğini önümüzdeki
hafta hep birlikte göreceğiz.

Bir geçiş ülkesi olarak her anlamda yaşanan gelişmelerden etkilenen Türkiye’nin; mülteciler, Suriye ve PKK/PYD konusunda takındığı tavır ile dünyaya verdiği mesaj, yakın zamanda Suriye’deki olaylarda
da kendini gösterecektir. Zira ABD ve Rusya’nın, PYD üzerinden kurgulamaya çalıştıkları yeni Suriye modeli, Türkiye’yi hesaba katmadan gerçekleşebilecek bir model değildir. Ve bugün artık Türkiye “Ben
yaptım oldu” tarzı bir tutuma razı olmayacağını hem AB’ye hem Rusya ve ABD’ye açık bir şekilde gösterebilmiştir.

Nitekim, 27 Ocakta yürürlüğe giren ve Türkiye’yi sınırlamaya yönelik olarak ilan edilen ateşkes anlaşması, Türkiye’nin kırmızı çizgileri söz konusu olduğu anda uygulanamaz hale gelecektir. Kilis saldırısına
karşı takınılan tavır, aslında bu durumun açık bir göstergesidir. Ateşkes anlaşmasından bu güne kadar Rusya, Esad güçleri ve ABD; DAEŞ’i bahane ederek Suriye’de, kendi çıkarları ölçeğindeki saldırılarını
devam ettirmiştir. Türkiye ise son Kilis hamlesi ile aynı taktiği kendisinin de uygulayacağını göstermiştir.

Bilinmelidir ki ne yaz aylarında artacağı düşünülen terör eylemleri ne de Suriye’li PYD için oluşturulmaya çalışılan kurtarılmış bölge planları, en azından bu dönemde gerçekleşmeyecek bir hayal olarak ileriye ötelenmek zorundadır. Zira görünen o ki Türkiye, uzun müddet daha bu toprakların kalıcı malikidir.
Bu yazı toplam 114 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.