1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Dış Stratejik Planlarımız Yenilenmelidir
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Dış Stratejik Planlarımız Yenilenmelidir

A+A-
Bölgemiz günden güne karışıyor. Doğusuyla, batısıyla tüm dünyanın gözü bizimde hemen hemen içinde bulunduğumuz Ortadoğu coğrafyasına kilitlenmiştir. Suriye zalimi Beşşar Esed, oynanan büyük oyunun baş piyonudur. Rusya ve Amerika ise, yaşanan olayların öznesidir. İran İslam Cumhuriyeti de öznelerin çıkarlarına hizmet eden bir nesne hükmündedir. Türkiye ve diğer İslam ülkeleri de birer tümleç vazifesi ifa etmektedir.
Yani işin özü bu olayda ABD ile Rusya kendi aralarında bölgeyi parselleme planları yaparak Müslümanlara vuracakları darbede işbirliği yapmaktalar ve dünyanın gözünün içine baka baka arsızca güç birliğine gitmektedirler.

Avrupa ülkelerinin konumunu mu merak ettiniz?
Henüz karar vermediler. Olayları şimdilik geriden izlemekteler. Bölgede yaşanacak denge değişimine göre şekil alacaklar. Yani günü geldiğinde gücünü gösterecek unsurlarla hareket ederek artık kemikleri sıyırmaya başlayacaklar. Avrupa’nın her zaman olduğu gibi bugünde yaptığı aynı şeydir.
Bildiğiniz gibi Türkiye’nin politikası olan komşular ile sıfır sınır problem çalışmalarında ileri adım attıkça dünyanın başına bela emperyalist güç odaklarının salyaları günden güne akmaya başlamıştır.
Hani sıkça duyduğumuz dünyanın jandarmalığına soyunan ülkeler ve aveneleri, tüm dünyayı uzun yıllar boyunca İran üzerine odaklayarak kendi çirkin ve süfli hedeflerine bir nebzede olsa kapı aralamaktan geri kalmadılar. İran’ın nükleer çalışmalarını bahane ederek yıllardır bu ülkeye çullanan emperyalist odaklar “İran Ortadoğu’da tehlike oluşturuyor” algısı yaratarak kendi hedeflerine ulaşmak ve yanlarında kalabalık bir taraftar kitlesi oluşturmak için çabaladılar Asıl mesele ne biliyor musunuz? Suriye üzerinden İran’a ve oradan da Türkiye’ye sırası ile saldırı planlanırken, Türkiye’nin Ortadoğu ve Arap ülkeleri üzerinde artan etkinliğini ve saygınlığını imha etme planlarını da devreye aldılar. En bariz örnek Türkiye’nin savunma sistemlerini kurmaya ve talep etmeye başlaması, bu çalışma sayesinde de Komşularla sıfırlanmaya çalışılan problemlerin devasa şekilde yeniden hortlatılmasıdır.
Çünkü bölgede beklenen yiğit ses Türkiye’den çıkmıştır. Bu sese kulak verenlerin günden güne çoğalması ve emperyalistlerin hiçte memnun kalmayacağı Güçlü Türkiye etrafında kümelenen İslam Dünyası planları gözlerini korkutmaya yetmiş ve işlemekte olan kirli planlarının çökmeye başlamasından duydukları ileri düzeyde ki endişeleri sebebiyle İslam ümmetinin uyanışını durdurmak için bugüne kadar uyguladıkları fitne ateşini tutuşturmaktan geri kalmamışlardır.
Mezhepsel ayrılıklar ya da ufak tefek incir çekirdeğini doldurmayacak bahanelerle yaydıkları fitne ateşinden kaynaklanan sebeplerle ümmetin ileriyi görme hedefine odaklanmalarından men etmişlerdir.
İşte bölgemizde cereyan eden tüm gelişmelerle birlikte, Suriye üzerinde çeyrek asırdır senaryo yürüten ABD ve yandaşlarının bu kadar basit oyunlarına alet olmak, açık ifade ile İslam ülkelerinin basiretsizliğinden öte bir şey değildir.
Attığımız adımlara kıs kıs gülen bu emperyalist ve uşaklarının oyunlarını bozmada en geçerli yol, ABD ile Rusya’ya mesafeli durmak ve İslam ümmetinin birlikteliğine giden yolda yapıcı adımlar atmanın elzem olmasıdır.
Yaptıkları barış girişimlerinden tutun da diğer tüm hümanizm yaftasıyla gölgeledikleri çabalarının temelinde Ortadoğu’yu köleleştirmek ve kontrollerini ele geçirmek bu yolla da bölgenin sahip oldukları değerli madenlerin işletilmesinde ve kullanılmasında tek söz sahibi olmaktır.
Daha başka nedenler olabilir mi?
Elbette olabilir.
Her ne kadar Rusya ile Amerika bugün çıkarları doğrultusunda İslam coğrafyasında ortak hareket etseler bile günü geldiğinde namluları birbirine çevirerek bölgesel gücünü ispat yolunda adım atabilirler. Rusya bile bugünkü anlamda bitmiş olan faaliyetlerini yeniden canlandırmakla kendinin yok oluş senaryolarını kabul etmediğini ve halen dimdik ayakta olduğunu göstermeye çalışmaktadır.
Amerika ise, onca mesafeleri aşarak geldiği bölgede yarattığı kaotik ortamın meyvelerini yemek için salyalarını akıtmaktadır.
Ülkemiz adına üzücü olan gerçek şudur.
Söz konusu planlar noktasında fikrimize bile tenezzül etmeyen bu sözde süper güçler karşısında ki ekonomik gücümüz nedir?
Bu emperyalistler karşısında yanımızda olan gerçek anlamda dürüst olduğuna inanabileceğimiz kaç devlet kalmıştır?
Son günlerde ülkemizi çalışma ofisine çeviren Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in asıl hedefi nedir?
Ülkemizin içinde beslediğimiz vatan hainlerinin leşleriyle birlikte ele geçirilen silahların hangi devletlere ait olduğu açık ve net ortada iken kime güveneceğiz?
Doğuda ele geçirilen terörist leşleri arasında farklı milletlerden çok sayıda yabancının varlığı da söz konusu iken kimsenin timsah gözyaşlarına itibar etmemeliyiz. Dost dostluğunu düşman düşmanlığını icra etmeye devam edecektir. Önemli olan etrafımızda yığılı bu çevrelerin şifrelerini çözmek ve yeniden ve yepyeni bir dış politika hedefi çizmemiz gereklidir.
 
Bu yazı toplam 85 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.