1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. DOĞRU TEKTİR
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

DOĞRU TEKTİR

A+A-

Türkiye yaklaşık 40 yıldır terör ile mücadele etmektedir. Zaman zaman bu mücadele sekteye uğramış, zaman zaman yapılan mücadelede başarılı olunmuştur. Bundan yaklaşık önce bazı yetkililerin 3-5 çapulcu dediği PKK terör örgütü, eli kanlı hainler  köşeye sıkışırken,  bazen de   siyasilerin destekleri ile  rahat hareket etmişlerdir.
Haber bültenlerine bakıyorsunuz, her gün, ay  onlarca etkisiz hale gelen teröristten bahsedilmesine rağmen bir türlü bitirilemiyor. Bunun nedeni de yine  bir kısım insan bozuntulularının bunlara kucak açması, destek vermeleridir. İşte son örnek Diyarbakır, Mardin, Van Belediye başkanlarının yaptıkları ve sonuçları.
İçişleri Bakanlığı tarafından bugün Mardin, Van ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkanları terör örgütleri ile irtibat ve iltisakları nedeniyle görevden alınmış yerlerine kayyumlar atanmıştır. 
Öncelikle ve samimiyetle şunu belirtmek gerekir ki eli kanlı terör örgütleri ile bağ kuran, onlara destek veren, teşvik eden, yol açan, imkan sağlayan herkes hukuk önünde en ağır şekilde cezasını çekmeli, terörle mücadele zaafa uğramadan devam etmelidir. Hiçbir çağdaş demokratik ülkede terör örgütü sempatizanları, mensupları aktif bir görev üstlenemez. Ülkemizde de bu hassasiyet muhafaza edilmelidir. Buna iktidarı, muhalefeti “Hayır” dememeli…
Görevden alınan yerine kayyumlar atanan belediye başkanları terör örgütleriyle bağı önceden beri bilinen, bu konuda tereddüt olmayan kişilerdir. Özellikle Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk cezaevinde hükümlü iken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısı üzerine serbest bırakılmış ve YSK'nın da onay vermesi ile Belediye Başkan adayı olmuş ve seçilmiştir. Dolayısıyla süreç sağlıklı işletilememiştir. İşte sıkıntı buradadır.
Şimdi seçildi idi,  “Seçimle gelen, seçimle gider”  laf salatası yapılmazdı. TBMM’de  temsil edilen AK Parti, CHP, MHP ve İYİ PARTİ  ve diğerleri bu karara destek vermesi gerekir.Anladığım kadarı ile de böyle olacaktır.
Seçilen bu belediye başkanları seçimden sonraki yaklaşımları ile de terör örgütünü destekler mahiyette çalışmalar yapmış, devlet ve millet varlığına aykırı hareketlerde bulunarak hem şehitlerimizin ruhunu incitmiş hem de ülkemizi karıştırmak isteyen terör örgütlerinin güç kazanmasına ortam sağlamışlardır. Hal böyle iken devletimiz de tedbirlerini bu mihval üzerine almış ve uygulamıştır. 
İş bununla da kalmamalıdır.
Bu çerçevede devletimize düşen bir diğer sorumluluk da 24 Haziran seçimleri öncesinde terörist başı Öcalan'ın kırmızı bültenle aranan kardeşi terörist Osman Öcalan'ı TRT'ye çıkararak örgüt propagandası yaptıranların  her kim olursa olsun, unvanına, siyasi yapısına, görevine bakılmaksızın tespiti ve cezalandırılması ile 24 Haziran öncesi terörist başı Öcalan ile görüşerek onu "yerli ve milli" ilan etme gafletine düşen sözde akademisyen Kemal Özcan ve ona bu yolu açanlar hakkında da gerekli adli işlemleri yapmaktır. 
Toplumdaki genel kaygı İçişleri Bakanlığının belediyelere kayyum atama yetkisini aşırı şekilde kullanarak İstanbul başta olmak üzere birçok ilde kayyum tedbirine başvurulacağı  şeklindedir. Benim kanaatim ise teröre bulaşmayan, propaganda yapmayan ve yolsuzluk yapmayan başkanlara dokunulmayacağı, daha önce bunu yapan belediye başkanları varsa bunlarında tespiti ile yasal süreç başlatılmalıdır. Elbette ki hiçbir kamu görevlisinin suç işleme ayrıcalığı yoktur. Terör örgütlerine destek verme imtiyazı da bulunmamaktadır. Ancak seçim kazanılamayan yerlerde kayyum tedbirine başvurulduğu görüntüsü vermek ülkemizin demokratik kültürü ve hukuk devleti niteliği açısından çok zararlı sonuçlar da doğurabilecektir. Terörle mücadele sonuna kadar ve etkili şekilde devam etmeli ve gereken tedbirler alınmalı ancak terörle mücadelenin sınırları aşılarak farklı görüş ve değerlendirmelere yönelik baskı ortamları oluşturulmamalıdır. 
Hassasiyetimiz Aziz milletimizin varlığı ve geleceği, devletimizin güçlü şekilde iradesini koruması, demokrasimizin etkili şekilde çalıştırılması, hukuk devleti ilkesinin tabana yayılması ve ülkemizin çağdaş demokratik devletler gibi tavır ve refleks göstermesidir.

Bu yazı toplam 371 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.