1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ali ACAR

  3. Doğrunun yerini yanlış alırsa
Prof. Dr. Ali ACAR

Prof. Dr. Ali ACAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Doğrunun yerini yanlış alırsa

A+A-
Medya mensubu olanlar olayları gerçek boyutları ile kavrayıp, gidişatı olumlu yöne yönlendirebilecek, kritik ve analitik düşünme yeteneğini edinmiş kişiler olarak yetişmesine katkıda bulunarak, böyle fertlerin oluşturduğu mutlu ve huzurlu bir toplum oluşmasının sağlanması amacına hizmet etmektedirler.
Ama maalesef kritik ve analitik düşünme sistemiyle çelişen iftira etme haddine varacak kadar yanlış ve dayanaksız mesnetlerle kendilerine bazı pay çıkarmak isteyenler bu gün varolduğu gibi her zamanda var olmuştur.
Medya, her tür bilgiyi bireylere ve topluma aktaran, bilgilendiren, yönlendiren, eğlendiren, eğiten sorumluluk sahibi yazılı, görsel ve işitsel kitle iletişim araçlarının tümüne verilen
adlandırmayı ifade ettiğine göre bunun “a”sından bile anlamayan çapsız, vasıfsız sözde köşe yazarlığı yapan bazıları menfaatlerini siyasi arenada sürdürmek isteme amaçları maalesef görülmektedir.
Gazete, dergi, radyo, televizyon ve internet gibi kitle iletişim aracılığıyla kamuoyuna aktarılan her türlü bilgiyi kaynağını araştırmadan, sorgulamadan, kritik ve analitik düşünme süzgecinden geçirmeden kabul etmek doğru bir davranış/yaklaşım olmayacaktır.

Bilgiyi doğru ya da yanlış olarak mı ayıklayacağız, yoksa fikrimize uyuyorsa doğru, değilse yanlış diye mi?
Buradaki bilgi “enformasyon” anlamında kullanılmıştır ve enformasyon tanımı gereği “objektif” olmak zorundadır. Objektif enformasyon(lar) kullanılarak üretilen bilgi ise kişiden kişiye değişebilir. Ana akım medya ve basın kuruluşları kamu yararına bir hizmet verdiğinden objektif olmak zorundadır ancak sosyal medya bireylerden oluştuğu için bireylerin yayınladığı sosyal medya içeriği objektif olmaktan ziyade kişiden kişiye değişecek cinsten sübjektif olabilir.
Bazı menfaatlerin uğruna gerçek objektifliği bir kenara bırakmış medya her türlü yayını yaparken bu kadar titiz olmanın ne gereği var? Peki bu kural kimin için geçerli olacak? Zeten herkes bu soruya “bizim için” dediği için ana akım medya, sosyal medya, internet “bilgi çöplüğü”ne dönüşmüyor mu?
İnternet yanlış bilgi ile dolu, insanları yanlış yönlendiriyor derken, aslında doğru bilgi ile yanlış bilgiyi ayırt edemiyoruz demek istiyoruz biraz da.
Ama yanlış ve taraflı haber ve yazı yazan basın mensuplarını nasıl farkedeceğiz.

Öncelikle bireyin doğru bilgiyi yanlış bilgiden ayırt etme becerilerinin gelişmiş olmasına bağlıdır. İkincisi ise bu haberlere inanmamak ve yanlış ve müfterilik yapan basın mensuplarının yazılarını okumamaktır. O basının desteklenmemesidir. Ya basın sahibinin bundan haberi yoksa o zaman bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp düsturuna göre işlem yapılması gerekir.
O halde önce kendimizi değiştirelim ve bu becerileri elde etmeye bakalım
Bu becerilere sahip olan bir birey de “bilgi kirliliği var” diyerek yakınılması yerine o kirlilik içinde temiz olanı ayırt edebilir, onlar içinde gereksinim duyduklarının neler olduğunu belirleyebilir ve bunun sonucunda elde ettiklerini kullanarak doğru ve gerçek bilgilerin kamuoyu ile paylaşılmasına yardımcı olabilir.
 
Bu yazı toplam 81 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.