1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Doğu Akdeniz'de arabın derdi ne?
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Doğu Akdeniz'de arabın derdi ne?

A+A-

Çocukluğumuzda Rahmetli Dorla Köyünde bilinen adıyla Ezzali Aziz Ali Kaplan Amcamız Osmanlı Devleti zamanın Yemen’de, Arabistanda, Mısırda askerlik yapmış Arapların Türklere ihaneti uzun uzun anlatırdı. Dünya devletlerinde esir olduğu İngilizleri hiç sevmezdi. Allah rahmet eylesin Ezzali Dedemize, Arapları ve ingilizleri sevmediğinde haklı olduğunu şimdi daha anlıyor muyuz?

Gelelim günümüze Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşmasını ardından DOĞU AKDENİZ’DE Mısır ve Yunanistan’dan karşı hamle geldi. İki ülke bölgede TÜRKİYE’Yİ saf dışı bırakmak için deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşması imzanlığını görüyoruz. Mısır ve yunanitan’ın skandal hamlesine ilk destek de Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelmesi manidardır.

Azerbaycan Devlet Başkanı Yunanistan elçisine Türkiye’nin her türli hareketini muhakkak destekliyoruz. Demesi de manidardır. Ki, TÜRKÜN TÜRKTEN BAŞKA DOSTU YOKTUR! Dediğimizin doğruluğunu gösteriyor. 

Evet, Mısır ve Yunanistan arasında anlaşmaya Türkiye Cumhuriyeti Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan; iki ülke arasındaki anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "Yunanistan-Mısır arasındaki anlaşmanın hiçbir kıymeti harbiyesi yok" ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli ise; Türkiye ile Almanya’da müzakere masasına oturan Yunanistan’ın Mısır’la geçersiz ve yok hükmünde bir anlaşma imzalaması ahlaksız bir tertiptir. Kıvırmadan ifade etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün dünyaya hakkını hukukunu çiğnetmeden savunacaktır. Karadeniz’de doğal gaz bulunmasıyla moral bulurken Doğu Akdeniz’de sondaj çalışmalarına devam edecektir.

Amerika ve AB istemiyor diye haklı olan davamızdan vazgeçecek değiliz. Onlar dün de aynı idi, bugün de aynı tutum davranış içindedirler. Yunanistan’ı dün şımarttılar biz de onları Akdeniz’e döktük. Ne olacak evvel Allah bir daha dökmeden çekinmeyiz. 

İktidarıyla muhalefetiyle muhakkak birlik ve beraberlik içinde olmak durumundayız. Bizim muhalefetin kulakları çınlasın. Ki, burada tarihi arabın derdi kırmızı papuç diye deyim vardır. 

Arabın Derdi Kırmızı Papuç deyimi işin aslını savsaklayıp, önemsiz ayrıntılar üzerinde duranlar, gereksiz ve fantezi isteklerde bulunan kimseler için kullanılan bir deyim olarak aktarılmaktadır.

18. yüzyılda II. Osman ve III. Mustafa devirlerinin Sadrazamı olan ve Şair Fitnat Hanımla aralarında âşk hikâyeleri bulunan Şair Koca Ragıp Paşa, bir gece konağının kütüphanesinde devlet işleri üzerinde çalışırken çok yorulmuş. Bir aralık kapı açılmış, içeriye Arap Dadı girmiş:

– Bâşâ afandi hazretleri, demiş. Biz yarın kuşuk hanım afandi ile Göksu’ya gideceğiz. Acaba bendeniz pembe meşlahı mı giysem, yoksa filiziyi mi? Hanim afandilerle bahse tutuştuk; acaba bana hangisi daha çok yakışır? Paşa lâ havle çekerek pembeleri önermiş. Dadı:

– Öyle ise yarın sabah bir çift kırmızı pabuç isterim, demez mi?

Arap çıkınca Paşa ellerini kaldırıp Allah’a yalvarmış:

– Yarabbi, şu arabın aklını bana bir gecelik emanet ver de rahat bir uyku uyuyayım. Benim derdim devleti ayakta tutmak, arabın derdi kırmızı pabuç.

Bu yazı toplam 1398 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.