1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Dokunun, Diyoruz Ama
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Dokunun, Diyoruz Ama

A+A-
Türkiye’de ne zaman bir yolsuzluk yada vekillerle ilgili iddia ortaya atılsa hemen “dokunulmazlıklar” gündeme gelir.

Ancak bir bakarsınız ilk günkü ateş bir süre sonra söner.
Gerek iktidar, gerekse muhalefet partileri bu konuyu adeta  dokunmadan zırh olarak kullanır. Hoydi Meydalar okunur ama, gidilen yol arpa boyunu geçmez.
Şimdi de böyle olacak gibi görünüyor. Bakıyorum da çok ciddi bir ses seda kalmadı.
Son olarak HDP, infiale devam edince, “dokunmak”  ben ce zorunlu hale geldi.
Herhangi;Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılma gerekçelerinden biri de, isnat edilen suçun kamuoyunda infial yaratıp yaratmadığı.Öyle olduğuna kesinlikle inanmıyoruz ama.

Diyelim ki;
Bir süre önce Ankara ve İstanbul’da terör saldırıları sonrasında çok kişinin ölümüne neden olan olaylarda  törer örgütü üyelerinin de ölmelerine  yol açan canlı bombanın taziyesine giden HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer’in bu davranışı kişisel diye savunuldu.

Ancak HDP eş başkanları Selahattin Demirtaş başta olmak üzere terör örgütünü hep savundu. Bir partinin sorumlu kişisinin böyle savunma yapması kişisel sayılamaz.
Ne olmuştu sonrasında?
Kamuoyundan büyük bir tepki daha almıştı HDP.
Dahası, infiale yol açmıştı.Eğer ki;
HDP Genel Merkezi, kimseye bağımlı olmayan bir siyasi parti olsaydı, tüm Türkiye’den gelen bu tepkiler karşısında kayıtsız kalmaz ve parti içi disiplin mekanizmasını işletirdi.
Ama yapmadı.HDP;
Hem PKK’nın siyasi sözcüsü olduğunu, hem de pek çok dış güce bağlı olduğunu bir kez daha gösterdi.
Nitekim;Daha  yaklaşık bir ay önce  yaşananlardan ders alınmış ve güya kamuoyunun gözü boyanmaya çalışılmış olsaydı, bu kez de önceki gün Sur’da öldürülen teröristin Batman’daki cenazesine HDP milletvekilleri Mehmet Ali Aslan ve Besime Konca gidip taziyelerini iletmezlerdi.
 
Dikkat edin; Bu yeni skandal sonrasında da, HDP Genel Merkezi’nden yapılan tek bir açıklama, kendi vekillerine yönelik tek bir kınama yok.
Dahası CHP içinde de benzer durumlar söz konusu. Bir genel başkan yardımcısı tererle mücadeleden vaz geçilmesini ve sürecin yeniden başlatılmasını isterken, bir diğer genel başkan ise mücadelenin devamından yana açıklamalarda bulunuyordu.

Bu nedenle diyeceğimiz şu.
Kamuoyunda infial yaratan söz konusu bu davranışlar, kesinlikle masum bir tesadüf değil.
Aralarında HDP eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da bulunduğu 14 HDP milletvekilinin fezlekelerinin TBMM’ye ulaştığı süreçte.Dokunulmazlıklarının kaldırılmasını ve hatta yargılanıp ceza almayı istiyor HDP’liler.

Sonrasında da;Bu tablo ile, Türkiye’nin “insan hakları” ve “demokratikleşme” konusunda dışarıya karşı köşeye sıkıştırılması planlanıyor belki de. Ancak ne olursa olsun, bu hainler, hain bozuntularına hadlerini bildirmek gerektir. Yani dokunulmaları artık hem farz, hem de sünnet oldu.
Dokunulmazlıkların (kürsü konuşmaları haricinde) kaldırılması konusunda AK Parti, CHP ve MHP’nin  itibariyle uzlaşması önemli bir adım.

Özellikle;
1 Kasım’dan beri, o “popüler sol siyasi parti” görünümünden hızla çıkıp, terör örgütünün propagandasını artık açıkça yapar hale gelen HDP, belli ki kararını verdi. Türkiye’yi bölmek, Kürt devleti kurmak istiyorlar.Ancak son olaylar göstermektedir ki, Doğuda Kürt halktı HDP’den nefret etmekte ve oy verdikleri insanlardan gelinen noktanın hesabını  istemektedirler.
Bundan sonra, hele hele 3 partinin uzlaşmasından sonra HDP’nin meşruluğu da artık tartışılır hale geldi.Öyle görünüyor ki;Bu uzlaşma, HDP’yi tamamen bitirecek. 
Bu yazı toplam 54 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.